"Dünyada değil Türkler ermenilerden veyahut ermeniler Türklerden, herhangi bir millet diğerinden gadir görmüş ise o işte adaletin ve hakkın yerine gelmesi için hâkimlik vazifesini yapamayacak bir millet varsa onun da İngilizler olduğunu, zannedersem izaha hacet yoktur."
"Dünya İçişleri Bakanları Şampiyonası'nda, hedef, ormana salınan tilkiyi yakalamaktır. Almanlar kızıl ötesi ışınlarla 6 saatte, Amerikalılar uydu fotoğraflarıyla 5 saatte, Çinliler keskin burunlu köpekleriyle 4 saatte bitirir yarışı. Ellerinde sopalarla ormana giren Süleyman Soylu ve ekibi, 10 dakika sonra kaşı gözü patlamış, yara bere içindeki kelepçeli ayıyla geri döner. Zavallı hayvancık hakemi iknaya çalışır: Yemin ederim ki ben tilkiyim!"
"Devletin yerini mafyanın, dayanışmanın yerini cemaatleşmenin, yurttaşlık haklarının yerini ayrıcalıklı sınıfların alması kaçınılmazdı. Bunun kitlelere kabul ettirilmesi ya rızayla ya zorla olmalıydı. Din referansıyla sunulan biat, sözde milliyetçilik sosuna batırılmış içi boş gurur, tarihsel sembollerle süslenmiş devlet övgüsü rızayı üretti."
“Bu sırada ileride hayalini kurduğu toplum için yapılması gerekenler yazıyordu:
1. Egemen ve güçlü analar yetiştirmek.
2. Kadınlara özgürce yaşama hakkı sağlamak.
3. Karşılıklı sevginin gereği olarak, kadınlarla bir arada, ortak yaşamak…”
Mustafa Kemal Paşa’nın 1918’de Suriye cephesindeyken tuttuğu defterinden.