tam şurada, kaburgamda bıçak yarası
duruyor kan akmadan saplanmış zehir
zerk edildi damarlarımdan infilak etmiş
içimde kül birikti.
dünyaya boyun eğdiğim gecenin
hafsalamda kalmadı tesiri
saatleri yıllara ekledim hafızamda kalmadı
ne bir anı, ne gülen yüz, ne de elleri.
biriktirdiğim herşeyi kağıttan bir uçakla
fırlatıp attım bir uçurumdan
kirlenmiş dünyanın içinde
bir inanmışlığım vardı
etrafında döndüğünü zannetti.
bir kalp bir insanın içinde
hep atar zannettik.
gün sonu telaşına sevilmemişlik düşerse
ne için savaştın yergisini kendime
bir pusula bilip,
peydah olunan kirli ellerin aksine
yüklediğim anlamın bozukluğundan bilirim
insanın hatalarıyla insan olduğunu.
manen huzuru bulduğum kalbin ortasından
ismimi bıçakla kazıyıp gönüllerden
haketmiş bir kalbin ortasına
tekrar yazacağım.
umutların yükseldiği an’da.