Bu kitabı sıkıcı bulanlar olmuş. Ben çok beğendim. İçinde kayboldum,beni dünyasına hemen çekti. Kısaca inandırdı her şeye. Ve 1001 kitap uygulamasını şu an siliyorum.Oyle içimden geldi
Masumiyet Müzesi
Matt abim yine tamamen formül bir kitap yazmış.Bu adamın okuduğum bütün kitapları birbirine benziyor. Tıpkı Semicenk'in şarkıları gibi.
Kitap kolay okunuyor,eğlenceli falan da sanki bir formülle yazılmış.Yani süslenmiş gibi.Ama insana iyi hissettiriyor diğer kitapları gibi yazar.
Kısacası okuması zevkli ama bu kadar fazlası yok.
Ama sevdim ya,diyorum ya adam formülü bulmuş okutuyor abi.
Gece Yarısı Kütüphanesi
Bu kitap umudu hiç bitmeyenlere gelsin, hiçbir şey yapmadan bekleyerek umudunu yitirmeyenlere gelsin!
Bu kitap ölüm döşeğinde olsak da umudun ve hayallere ulaşma ihtimalinin,azalsa da aklımızın bir köşesinde hep olacağını bağıra bağıra haykırıyor.
Konfor alanını terk edemeyen insanoğluna gelsin bu kitap!
Hayatının bir gün muhteşem olacağına inanan ve o muhteşem günü bekleyen insanoğluna gelsin!
Bir gün kahraman ya da önemli bir kişi olacağına inanıp bunun için hiçbir şey yapmayan insanoğluna gelsin bu kitap!
Hayata meydan okumayan yani kendine meydan okumayan insanoğluna gelsin bu kitap!
Tatar Çölü
Çok beğendiğim bir kitap oldu. Roman budur aga işte.
Bir an bile sonrasını bilememek zaten hayatı değerli kılan şeylerin başında gelmiyor mu? Bu hayatın biricikliği bizi o hayata daha çok bağlamıyor mu? Önemli olan ben olmak değil midir hayatta? Diğer herkes hayatımızın parçasıdır ama hayatımızı kontrol eden ben olmaktır.
Kitabın son sayfaları yukarıdaki cümleleri kurdurttu bana ama kitabın konusuyla sonda verilen ana fikri pek bağdaştıramadım.Çok da önemli değil,bu hayatta ne mantıklı ya da ne tutarlı ki?
İşin özü iyi bir okuma deneyimi sunuyor. Bu fazlasıyla yetti bana.
Fotolar kitabın son sayfalarından spoiler olabilir dikkat!
Sil Baştan