Oktay Bilget

Adam gibi adamlar…
Puan vermedi·512 syf.··
2024 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 19:19
Köşe yazılarını biriktirip biriktirip kitaba dönüştürmesi konusunda eleştirenleri olsa da Yılmaz ÖZDİL bu kitabında birçok kişi hakkında bilmediğimiz birçok bilgiye ulaşma fırsatı sunarken, aynı zamanda araştırmayı sevenler için okudukça şevke gelip farklı kaynaklarda daha derin bilgiye ulaşma hevesi isteği uyandırıyor. Kitap ilk olarak Ekim 2016’da basılmış, dolayısıyla bu dönem öncesi yazılardan oluşuyor. Dolayısıyla 2024 yılına gelene kadar geçen süreçte söylemlerinde, yaptıklarında tamamen farklı bir yola girip, aslında bu kitapta mevcut durumda hiç yeri olmaması gerekenler de var kanımca. Yılmaz Özdil “İsmail Hakkı OKDAY, saltanat mensupları arasında sürgün edilmeyen tek insandı. Mili mücadele başladığında yurtseverler Anadolu’ya akıyordu. Vahdettin’in kızı Ulviye Sultan’ın eşi, padişahın damadı İsmail Hakkı Bey de onlardan biriydi, Mustafa Kemal’e katılmak için gizli gizli hazırlık yapıyordu. Sarayın damadı Kuva-yi Milliye’ye katılacak, olacak şey değildi tabi.” Syf. 18 “Ve, kurban olduğum, Can Yücel. Yurtdışında eğitim için devlet bursunu bileğinin hakkıyla kazandığı halde “torpil yaptı dedirtmem, seni gönderemem” diyen Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in oğlu…” Syf.24 1951’de 21 milyon nüfuslu Türkiye’de sadece 320 bin evde radyo varken, İstanbul Radyosu’nda söylemeye başlamış. Cihaz satışları patlamış. Teknolojiye o kadar uzağız ki, radyo almak için dükkana gelenler, yanlış cihaz almamak için soruyorlarmış: “Bu radyo Zeki Müren çalıyor mu?” – Mirasını tamamıyla Mehmetçik Vakfı’na bırakan Zeki Müren. Syf. 34-35 Eminönü Nohutçu Han’daki küçücük atölyesinde, bi yandan bisküvi üretiyor, bi yandan harıl harıl Safiye EROL’un (Edirne’de dünyaya gelmiş, İstanbul’da, önce Alman mektebini, sonra Fransız mürebbiye mektebini bitirmiş, henüz 13 yaşındayken, lise için
AdamYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20162,882 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sanatçılarımız gidiyor…
Bankaların satılır, limanların satılır, yarın öbür gün, geri alırsın. Fabrikaların, telefonların, madenlerin elden çıkar, devran döner, yerine koyarsın. Toprak bile kaybedebilirsin, gün gelir, geri kazanırsın. Ancak… Giden sanatçının yeri dolmuyorsa, o millet ilelebet kazanacağı ne varsa, kaybetmiş demektir. Başımıza gelen maalesef budur. Bir dönem kapanıyor. “Sanatçı”larımız gidiyor. “Ünlü”ler kalıyor geriye!
Sayfa 50 - KIRMIZIKEDİ·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Eş anlamlı bilinir ama… Zengin olmak başka şeydir. Varlıklı olmak başka şey. Her zengin, varlıklı değildir. Zengin… Para, mal, mülk istifler. Hayatı ıskalar. Varlıklı… Bilim, kültür, sanat biriktirir. Hayatın tadını çıkarır. Zengin, ömrü boyunca kaç paraysa öder, çiçek satın alır. Varlıklı, hayatı kırmızı karanfil gibi yakaya takabilmektir. Zengin, kabarık cüzdandır. Varlıklı, yüklü hobidir. Zengin, sahip olduğunun esiridir. Varlıklı, edindikçe özgürleşir.
Sayfa 20 - KIRMIZIKEDİ·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı

Oktay Bilget

, bir kitap okudu
10/10
·335 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2024 14:00
·
2024 7. kitabı
Marcos Eduardo Neves
8.8/10 · 1.108 okunma