Şebnem

Şebnem
@okudukcaokur
İg: kendimeaitbirodada
9/10
·133 syf.··
2021 20. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2021 15:06
OKU, OKUT, OKUTTUR! Grigory Petrov'un kaleme aldığı Beyaz Zambaklar Ülkesinde; bir devletin gelişimi için nelere ihtiyacı olduğunu ayrı ayrı inceleyen bir kitap esasında. İtiraf etmeliyim ki, kitabı ilk elime aldığımda bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim; lakin konusu ve konuyu çizgiden hiç sapmadan işlemesi itibariyle kitaba bayıldım. Tarihin farklı dönemlerini kah Rusların kah İsveçlilerin egemenliği altında geçirmiş; hatta askeri yönetimde dahi başçavuşların İsveçlilerden, askerlerin Finlerden oluştuğu Finlandiya'nın, Snelman tarafından kararlılıkla geliştirilişini okuyoruz. Bu azmin, öyle yüksek bir seviyede olduğu muhakkak ki; halkın her kesiminden insanla gerek yüz yüze gerekse konferanslarla iletişime geçiyor. Mutlu aile hayatından çocuk terbiyesine, Futboldan roman okumaya, eğitimden küfüre ve batı özentiliğine kadar halkının eleştirdiği tüm yönlerini ifade ediyor. Burada eleştirdiği kısım futbol oynamak veyahut roman okumak değil. Salt futbol oynamak ve yalnızca roman okumak. Halkın, kendi gelişimi adına çaba sarf etmemesi... Kitabı okurken vaktimin boşa geçtiği gibi bir düşünceye asla kapılmadım, bilakis Snelman'ın tavsiyelerini kulağıma küpe diye taktım. Kesinlikle öneririm, keyifli okumalar.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Hayat Yayınları · 1998124,7bin okunma
Reklam
8/10
·300 syf.··
2021 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 23:25
1Kda şu ana kadar yalnızca 43 okunma alan fakat bence çok daha fazlasını hak eden bir kitap olduğunu düşünüyorum Mucizeler Atölyesi’nin. Kitap, üçü de ayrı ayrı mucizelere ihtiyacı olan, sonrasında yolları kesişen üç farklı karakterin ağzından anlatılarak ilerliyor. Karakterler, gayet realist bir şekilde oluşturulmuş ve bu da aşırı derecede hoşuma gitti açıkçası. Kitaplardaki iyi karakterlerin dibine kadar iyi ve saf kalpli olması, kötü karakterlerin vicdansızlıkta zirve yapmasından gına gelmişti diyebilirim. Bu kitapta ise karakterler, sanki içimizden birer insan gibi; hem iyi yönleriyle hem kötü yönleriyle işlenmiş. En iyi sandığımız karakter bir anda öfke kontrolünü kaybedebiliyor yahut başarı için hırsla her türlü hileyi göze alan karakterimizin vicdanı sızlayabiliyor. Kitabı okurken kendime sık sık şu cümleyi kurdum “Keşke bütün çerezlik kitaplar böyle yazılsa.” Çünkü çerezlik dediğime bakmayın, bu kitap kesinlikle okuyana bir şeyler katabilecek türden. Nitekim içinde bol bol mesaj taşıyor. Kitabı sevmeme sebep olan bir diğer nokta ise; olay örgüsünün tek düze işlememesiydi, bir anda öyle bir şey yaşanıyordu ki, gözlerimi kocaman açmama engel olamayacak kadar şaşkınlık içinde kalıyordum. Bir anda yangının içinde uyanarak kendini alevler arasında bulan ve kardeşlerini kaybeden Millie’nin, kendisini sürekli suçlayıp aşağılayan, hor gören ve toplum tarafından saygın bir itibar elde etmiş kocasının gazabından kurtulmak isteyen Mariette’nin ve haksızlığa boyun eğmediği için askeriyeyi terk eden ve bu yüzden karışı tarafından terk edilip sokaklara düşen hatta asker kaçağı olduğu iddiasıyla kendisine iş dahi verilmeyen Mösyö Mike’nin mucizeye olan ihtiyacını okuyoruz
1000Kitap
Mucizeler AtölyesiValerie Tong Cuong · Koridor Yayıncılık · 201463 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2021 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2021 21:46
OKU, OKUT, OKUTTUR! Yakın geleceğimizde, 20. Yüzyılda gerçekleşen Srebnitsa Katliamı’ndan akıcı ve yormayan bir dille bahsetmiş yazar Sinan Akyüz. Sırf Müslüman oldukları ve Türk soyundan geldikleri için Boşnaklara yapılan işkenceleri okudum, zulme uğrayan binlerce insanın çığlık seslerini bütün dünyaya gaddarca dinletişlerini okudum... Genç kızların, kadınların tecavüze uğrayışlarını; zorla alıkonuluşlarını, ailelerinden koparılmalarını, açlıklarını okuduğumda kanım dondu. Soykırımın, zulmün, pozitif ve negatif ayrımcılığın ne demek olduğunu bilmeyen insanlara OKU, OKUT, OKUTTUR! Birçoğumuz susuyoruz ama bunlar hâlâ yaşanıyor; yaşamak için farklı ilgi alanlarına sahip olduğu halde savaşmayı öğrenmeye çalışanlar, yaşamak için bakireliği zorla elinden alınan kadınlar, yaşamak için sevdiklerinden vazgeçenler, kanı dökülenler... Görmezden gelinen feryatlar, yenilir yutulur şeyler uğruna ortaya çıkmıyor... Bu ızdıraba maruz kalan o insanların suçu neydi? Müslüman olmak, Boşnak olmak, yaşamaya çalıştıkları -çünkü buna yaşam denemez- coğrafyada doğup büyümek. Birleşmiş Milletler, sizce bütün bunların farkında değil miydi? Pek âlâ farkındaydılar, ama; bilirsiniz ya işte... Eğer zorbalık denen kelime, bir Türk’ün soyuna veyahut bir Müslüman’a yapılıyorsa; üç maymunu oynamak her zaman kolaydır. Hele de ikisi bir aradaysa; o zaman kan, tadından yenmez... SESSİZ KALMA! GÖRMEZDEN GELME! SUSMA! UNUTMA!
Edebiyat
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2020 5. kitabı
Spoiler içerir. Okuma alışkanlığını çoktan kazanmış olan ve çerezlik değil de, okuduğu kitapların kendisine bir şeyler katmasını isteyen okuyuculara önermeyeceğim kitaptır. Yazar, kitabı yazarken oldukça yalın bir dil kullanarak; anlam karmaşasını önlemiş olabilir, lâkin betimlemelerin ve duyguların iyi işlenmediği kitaplarda, kendimi karakterlerin yerine koyamadığım da bir gerçek. Bu yüzden olacak ki, şahsım adına; yalın dil ile oluşturulan kitaplar pek tercihim değil. Bu kitabı, Anna Karenina’yı almaya gittiğim kitapçıda, üzülerek itiraf ediyorum ki kapağına aldanarak almıştım lakin, kullanılan dilin yanında klişe kurgusu da beni hayal kırıklığına uğratan bir etkendi. Zengin oğlanımız Mark, yoksul olan Abbi’ye aşık olur, aileler duruma karşı çıkar; ikisi aşkları için çabalar vs. Yazar, arka kapakta “Bu aşk hikayesi, size sevginin yüceliğini ve sonsuz aşkın büyüsünü yaşatacak...” gibi bir cümle kullanmış fakat bırakın sonsuz aşkı, karakterlerin birbirlerine hemen aşık olması, aşklarına olan inancımı dahi zedeledi. Başladığım kitabı bitirmek gibi bir alışkanlığım olmasından mütevellit, kitabı sonuna kadar okuduğumda ise, finalin de aşkları gibi aceleye geldiğine şahit oldum. -Bu kısım, final hakkında spoiler içerir. Uzun bir zaman Abbi’den ayrı kalan Mark, Abbi’yle tekrar vakit geçirdikten sonra geri dönmek üzere bindiği trende kaza geçirir ve ölür... Her şeyin böyle bir anda ve birbiriyle bağlantısız oluşu, yazarın kitabını çok ciddiye almadan yazdığı hissiyatını oluşturdu bende. Kendini, geliştirici kitaplara adamış olan okuyucular için zaman kaybı olacak bir kitap; lakin, yine de okuma alışkanlığı kazanmak için okunabilir.
1000Kitap
Savrulan HayatlarElizabeth Simpson · Kalipso Yayınları · 2013248 okunma