Moby Dick ile Merville'ye saygım ve hayranlığım zirvede oldu.Ama yazarı tanımak isterseniz şayet bu kitabıyla değil de Billy Budd veya Katip Bartlebey ile başlamanızı öneririm.
Uçsuz bucaksız masmavi bir okyanusun ortasında aranan aslında kocaman fakat tabiri caizse samanlıkta iğne aramak gibi olan "Beyaz Balina"dan intikam uğruna çıkılan büyük yolculuk.
Yolculuğumuzun anlatıcısı olan İsmael karakteri,Queequeg ile karşılaşmaları ve gemiye çıkana kadar ki o ilginç sohbetleri..Misal;
" Bence manevi şeylere bakışımız denizin içinden güneşe bakan ve üzerlerindeki kalın su tabakasının yalnızca ince bir hava tabakası olduğunu düşünen istiridyeler gibi."
Ardından Pequod Gemi'miz, Kaptan Ahab ve onlarca balina avcıları...
Kaptan Ahab kimdir peki?Kendisiyle eş değer bir varlık bile olmayan İspermeçet(Beyaz Balina)'dan kin,nefret ve hırs uğruna intikam mücadelesi yapan baş rolümüz.İnsanoğlu böyle bir varlık işte dostlarım ister kendinden güçlü olsun,isterse zayıf eğer kinini doruklarda yaşıyorsa onu kimseler tutamıyor.Hatta "ölüm duygusu" bile.
Kaptan Ahab kini için bu balinanın peşinde peki ya diğer avcılar niye böylesi efsanevi yolculuktalar?
İspermeçet balinası dünyadaki en büyük balina türü ve bu balinanın yağı 19.yy'da çok "Para" demek.Çünkü aydınlatmada yağından faydalanılırken dişleri de kadınların moda sektörü için paha biçilemez.Yani bir bakıma Pequod ticari de bir gemi.Ayrıca gemide sadece Amerikalılar yok farklı ırklardan insanlar da var,ve yolculuk esnasında gene birçok milletin balina avcısı gemileriyle de karşılaşıyorlar.Bir yandan kapitalizme giriş,diğer yandan emperyalizm,başka taraftan da ırkçılık.
Ayrıca Merville gene Kutsal Kitaplar'dan bir sürü alıntılar almış.Hatta Yunus Peygamber'in kıssasından detaylıca bahsediyor bu kısımları ilgiyle okudum.İtiraf
Moby DickHerman Melville · Can Yayınları · 20227,3bin okunma
Bu hayatta önceden kestirilemeyen kükürt ve zift yağmuru en neşeli anlardan sonra yağar ve biz hemen ardından,bu beladan bir ders çıkarma cesaretini bulamayarak,felaketten başka şey üretemeyecek olan kraterin eteğinde,hayatımızı baştan kurarız.
Kıskançlık nice insanla, şehirle, yolla tanışmak için bir açlık uyandırır içimizde!Kıskançlık öyle bir öğrenme hırsıdır ki,onun sayesinde, birbirinden bağımsız tek tek noktalarda,bilmek istediğimiz şeyin dışında mümkün olan her şeyi öğreniriz sonunda.