Ağaçların dalları yılda bir defa gonca verir evlat,oysa insanların alnı Sonsuzluğun Sahibi'ni noksan sıfatlardan tenzih için yere kapandığında açan secde çiçekleri,bütün çiçeklerin ṣahıdır...
Ölüm yok oluş değildi evlat. Sınanmak için gönderildiğimiz şu fani alemden sonsuzluk diyarına geçerken,ruhun boyut değiştirmesidir ölüm dediğimiz şey. Ruhun sınavı tamamlandığında,topraktan ödünç aldığı beden elbisesini toprağa iade eder beden. Bu yurt yaşadığın mekânlar fanidir. Ruhun, topraktan aldığı beden elbisesini toprağa geri verdiği zaman,sonsuzluk diyarında cennet muṣtusuyla yüzleşmek istiyorsan,Allah'ın emrettikelerine yakın,yasakladıklarına uzak durmalısın.
Eşekli kütüphaneci merak ettigim bir kitaptı ve bu sabah herkes oyurken okudum. Katilmadigim yönlerle birlikte kitabin akışkan bir şekilde okunmasıni,kahraman Mustafa Güzelgöz'ün kitap sevdirme ve barış adına mücadelesini beğendim. Katilmadigim kısımlar ise üzümden şarapla kısımlarını bir imamin agzindan helallestirerek anlattirmasi bu hoş değildi burada katılmıyorum. Yani burada yazar kime kendini sevdirmeye çalışmışsa doğru bulmadim. Genel anlamda bazen gülerek bazen keyifle bazen dediğim bölümlerde katilamayarak pazar sabahı okudum bitti.
Alıntı
"Az söz er yükü, çok söz eşek yüküdür."