İsmail Hakkı Eröz

Puan vermedi·360 syf.··
2026 77. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 11:16
Kitapta, erken kalmanın önemi, bunun nasıl sağlanabileceği, erken kalkıp planlı yaşamanın hayatımıza katacağı değerler ve devam ettirmeye dair tavsiyeler anlatılıyor. Ayrıca bu hususta formüller de (66 gün – 20/20/20: 20 dakika egzersiz, 20 dakika kişisel gelişim, 20 dakika planlama) veriliyor. Elbette ki modern hayatta bizi bağlayan tv, telefon, bilgisayar, sosyal medya ve alışkanlıklardan kurtulup erken yatıp erken kalmak kolay değil. İşin sırrı da burada gizli zaten. Zor olan ve başkalarının yapamadığını yapabilirsen başarıya ulaşırsın. Kitap biraz fazla idealist ya da hayali gelebilir. Yine de sabah erken kalmak için ilham verici ve okumaya değer bir eser. Kitaptaki öneriler uygulanabildiği takdirde insanın hayatında çok önemli değişiklikler meydana gelebilir. Bence konu biraz daha kısa anlatılabilirdi. - Gününüzün başlangıcına özen gösterin, gününüzün geri kalanı başının çaresine bakacaktır. - Sabahlarınızı kucaklayın. Hayatınızı güzelleştirin. - En iyi halini bulmak için en zayıf halini yok etmelisin. - Bahanelerden dâhi çıkmaz. - Zor duygulardan kurtulmanın en kolay yolu onlarla yüzleşecek bilgeliğe ve cesarete sahip olmaktır. İyileşmek için önce hissetmeniz gerekir. - Çaba harcamayanlar için hiçbir şey yolunda gitmez. - Yarın bir gerçek değil, bir vaattir. Her sabahın tadını çıkar ve yeryüzündeki her gününün kıymetini bil.
Sabah 5 KulübüRobin Sharma · Pegasus Yayınları · 2023409 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·496 syf.··
2026 76. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 23:09
Yazar ülkelerin geri kalmışlığını/ilerlemesini; coğrafi konum(coğrafya kaderdir!), kültürel yapı ya da doğal kaynaklara değil kapsayıcı veya sömürgeci kurumların(kararların) varlığına bağlıyor. Bu görüşünü destekleyici mahiyette bilgilerle birçok ülkeden örnekler vererek konuyu ayrıntısı ile ele alıyor. Ekonominin sadece piyasa dengeleri ile açıklanamayacağını tarih, siyaset ve toplumsal yapının da ekonomiyi yakından etkilediğini ifade ediyor. Kapsayıcı kurumlar çoğulcu olup/ bireylere ekonomik ve siyasi süreçlere katılım hakkı tanırken, sömürücü kurumlar ise gücü dar bir elitin elinde toplar. Okumaya değer bir eser. Ciddi bir araştırma ürünü. Bana göre biraz uzun olmuş. Ancak konuya ilgi duyanlar için sorun olmayabilir. - Uluslar sömürücü kurumlar yüzünden ekonomik başarısızlığa uğrar bu kurumlar yoksul ülkelerin yoksul kalmasına neden olur ekonomik büyüme yoluna girmelerini engeller. - Otoriter rejimler özgür medyanın öneminin farkındadırlar ve onunla mücadele etmek için ellerinden geleni yaparlar. - İnsanları fabrikaya götürebilirsiniz ancak onları vurmakla tehdit ederek buluşlar yapmalarını sağlayamazsınız.
Ulusların DüşüşüJames A. Robinson · Doğan Kitap Yayınları · 20133,585 okunma
Yarım bıraktığım istisnai kitaplardan birisi. Yazar önemli bir çok konudan bahsediyor. Kendine görede derinlemesine anlatmaya çalışıyor. Ancak anlaması biraz zor. (bazı yerleri birden fazla okumama rağmen) Maalesef bu kitabı gönül rahatlığı ile herkese tavsiye edemeyeceğim. Felsefe sevenler ve bu tarz kitap sevenler bahsimizin dışında.
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
9/10
·721 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
·
99 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 12:54
Kitap, 1923 ten itibaren (12 Eylül de dahil) Türkiye’nin siyasi atmosferini ve o dönemde yaşananları ayrıntıları ve belgeleri ile anlatıyor. Çok partili hayata geçiş, tek parti iktidarından DP ye, DP iktidarının adım adım diktatörlüğe doğru savrulması. Muhalefete baskı, yargı mensuplarının emekli edilmesi, Basın özgürlüğünün rafa kaldırılması, Tahkikat Komisyonu… En nihayetine askeri darbenin gelmesi. Yassıada yargılamaları. (Ya da yargı tiyatrosu/mizahı). Hukuksuz idam kararları. 1971 muhtırası ve yine ülkenin askerin yönetimine ve gölgesine girmesi. Ülkedeki kaos, anarşi ve siyasi istikrarsızlık bitmeyince yine askerin 12 Eylül 1980 de yönetime el koyması. Darbenin sağ ve sol kesim üzerinden bir silindir gibi geçmesi. Binlerce insanın tutuklanması ve işlerinden atılması, işkenceler, siyasi yargılamalar ve yeni anayasa yapılması ve sonucunda demokrasinin ciddi yara alması. Maalesef tarih tekerrür ediyor. Gücü ele geçirenler bir süre sonra güç zehirlenmesine uğruyorlar. Gücün ellerinden hiç gitmeyeceklerini vehmediyorlar. Ve bunun sonucu olarak hukuk dışı yollara sapıyorlar. Tek amaç her ne olursa olsun iktidarda kalmak. Bu uğurda yapılan herşeyi meşru görme hastalığı. Hukukun siyasallaşması ya da otoritenin/askerin emrine girmesi, sanki yargılama yapıyormuş gibi yapılması. Yazar, Türkiye’de adil ve ideal hukuk devleti için yapılması gerekenleri de şöyle sıralamış; 1. Yargı bağımsızlığı 2. Hukukun üstünlüğü 3. Şeffaflık ve hesap verilebilirlik 4. Eğitim ve kültür 5. Geçmişle yüzleşme SERİNİN İKİNCİ KİTABI. CİDDİ BİR ARAŞTIRMA ÜRÜNÜ. KAYNAK ESER VE BİR BAŞUCU KİTABI. HERKESE ÖZELLİKLEDE İLGİLİSİNE TAVSİYE EDERİM. Yazar #avmustafademirbag ıda tebrik ederim, eline ve emeğine sağlık.
Türk Siyasal Yargılamalar Tarihi - Türkiye'nin (O) HaliMustafa Demirbağ · Legem Yayınevi · 20251 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 74. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 13:10
Üç üniversite okuyan yazarın çok yönlü bir kişiliği ve yetenekleri var. Doktor, yazar, yönetmen ve oyuncu. Bu kitaba yazar’ın kısa bir hayat hikâyesi/otobiyografi diyebiliriz. Çocukluğundan başlayarak yaşadıklarını, hedeflerini, başarılarını, sinema ve öğrenme tutkusunu anlatıyor. Hayata ve başarıya dair önerileri ile kitap, film müzik vs önerileri de var. Yararlanabileceğiniz bir eser. Ancak söyleşi ’den kitaba dönüştürüldüğü için bazen cümle düşüklükleri olabiliyor. Herkese özelliklede öğrencilere- gençlere tavsiye ederim. - Yöneticilerin isimlerini kullanmam. Benim için mazlumlar vardır. Zalimler vardır, muktedirler vardır. Nasip vardır. Hak vardır. - Söylediklerimiz kadar söyleyemediklerimizden de sorumluyuz. - İşin sırrı değişime olan inançtır. Dünyanın seni değiştirmesinden korkmamaktır, kendinin de onu değiştirme gücüne inanmaktır. - Sıkışınca ve sıkılınca okuyorum. Hayatın tuhaflıkları giderek üztüme geldiğinde hemen kitaplara sığınıyorum
Cebimdeki Ekmek KırıntılarıErcan Kesal · Kronik Kitap · 2022614 okunma