Hatice Tek

Puan vermedi·152 syf.··
2025 71. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2025 00:18
Ben Han Kang’ı Çocuk Geliyor kitabıyla tanımıştım, çoğu kişinin aksine Vejetaryen’i hâlâ okumadım. Beyaz Kitap, yazarın hayatında iz bırakmış şeyler üzerine yazdığı kısa metinlerden oluşuyor. Ama sadece “beyaz şeyler”den bahsetmiyor. Beyaz köpek, kesme şeker, anne sütü, pirinç gibi başlıkların her birinde bir duygu, bir anı, bir kayıp var. Hafıza, geçmiş, yeniden doğma ve acı… Hepsi bu beyaz imgelerin içine gizlenmiş gibi. Ben kitabı bir oturuşta bitirdim ama etkisi çok uzun sürdü. Başlıklar arasında geçerken, aslında bir aile hikayesini, hatta yazarın kendi hikayesini parça parça okuyor gibiydim. Çok sade görünüyor ama her cümlenin altında büyük bir sessizlik var. O sessizliği hissetmek için dikkatli okumak gerekiyor. Beyaz, tüm renkleri içinde barındıran bir renk ya hani… İşte Han Kang da o beyazın içindeki tüm duyguları bize çok sade ama vurucu bir dille hissettiriyor. Ben çok sevdim.
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,039 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·251 syf.··
2025 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 00:21
Marlo Morgan’ın bu kitabı, Amerikalı bir kadının Avustralya’da yaşadığı ruhsal bir yolculuğu anlatıyor. Bir Aborjin kabilesiyle birlikte çölü yürüyerek geçiyor. Kitabın gerçek olup olmadığı çok tartışılıyor kimine göre tamamen kurgu, kimine göre birebir yaşanmış bir hikaye. Ama ben bunu bir kenara bırakıp, bana hissettirdikleriyle bakmak istedim. Kitap, insanın bastırdığı duygularla yüzleşmesini, doğadan aldığı ilhamla kendini yeniden bulmasını çok güzel anlatıyor. ‘Yürüme felsefesi’ dediğimiz şey burada aslında bir içsel keşif ( bu temayı çok severim). Biz bu hayatta hep bir şey biriktirmek, hep bir yerlere yetişmek için çabalıyoruz. Ama bu hikaye, bize anı yaşamanın, doğayla bir olmanın önemini hatırlatıyor. Aborjinlerin bakışına göre biz, şehir insanları, ‘mutant’ız. Çünkü insanları diline, ırkına, sınıfına göre ayırıyoruz. Oysa insan tektir. Acılarımız, sevinçlerimiz ortaktır. Güneş her gün yeniden doğuyorsa, doğa bize rızkımızı veriyorsa, bizim de yeni bir güne şükürle, sevgiyle ve öğrenmeye açık olarak başlamamız gerekiyor. Bu kitabı kulübümüzle birlikte okuduk, hatta öneren bendim. Herkes çok sevdi. Ben de çok hızlı bitirdim. Ruhsal olarak gerçekten iyi gelen, hayatı farklı bir yerden görmemi sağlayan bir kitap oldu. Bazı yıllar yeniden okumak istediğim türden bir hikaye. Kesinlikle favorilerime girdi.
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Klan Yayınları · 201927,5bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
“Haşhaş Savaşı’na başlamaktan gerçekten korkuyordum. Çünkü o kadar çok övülmüştü ki, beklentim yüksekti. Ama başladıktan sonra elimden bırakamadım. Benim epik fantastik türünde en sevdiğim seri Rüzgarın Adı’dır. (Yıllardır 3. kitabı bekliyorum.) Bu kitabı okurken yıllar önce o kitabı ilk kez elime aldığım zamanki duyguyu yeniden yaşadım. Hikaye bir akademide geçiyor. Ana karakterimiz Rin, güney vilayetlerinden gelen koyu tenli, fakir bir köylü kızı. Üvey ailesi kaçak haşhaş ticareti yapıyor ve onun için kötü bir gelecek planlıyorlar. Rin’in tek çıkış yolu, imparatorluğun en prestijli okuluna kabul edilmek. Bunun için gecesini gündüzüne katıyor, çalışıyor, kazanıyor… ama orada da işler kolay olmuyor. Çünkü okul seçkin ailelerin çocuklarıyla dolu. Dışlanıyor, hor görülüyor, ama sonra… şamanizme olan doğal yatkınlığı keşfediliyor. Ve o noktadan sonra kitap bambaşka bir boyuta geçiyor. Bu, öyle tatlı bir akademi hikayesi değil. Gerçek bir mücadele, kan, savaş ve dönüşüm hikayesi. Şamanizmin büyü sistemine entegre edilmesi, haşhaş tohumlarının anlamı, Çin kültüründen ilham alınan dünyası — hepsi o kadar özgün ki… R. F. Kuang’ın hayal gücüne gerçekten hayran kaldım. Rin ise güçlü, inatçı ve savaşın ortasında bile kendine sadık kalan bir karakter. Fantastik türü sevenler için kesinlikle okunması gereken bir seri. Ben çok sevdim. Hatta yazarın tüm kitaplarını aldım; yavaş yavaş hepsini okuyacağım.”
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,072 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 00:28
Yas nasıl tutulur? Herkesin yas tutması aynı mıdır? Ne çok, ne az, ne fazla… herkesin kendi yoludur aslında. Gezgin Ruhlar, Vietnam Savaşı’nın bitiminde ailesinden kopan üç kardeşin hikayesi. İngiltere’ye göç ediyorlar ve orada yeni bir hayat kurmaya çalışıyorlar. Ama hayatta kaldıkları için içlerinde taşıdıkları suçluluk, kardeşlik bağları kadar güçlü. Kitabın ismi de Vietnam kültüründeki bir inançtan geliyor: Eğer ölüler kendi topraklarına gömülmezse, ruhları yeryüzünde amaçsızca gezinmeye mahkummuş. Biz bu kitabı kulüple birlikte okuduk. Güçlü bir hikayeydi ama çok hype’landığı için beklentimi biraz aştı diyemem. Yine de göçmenlik, kardeşlik ya da farklı yas biçimleri üzerine okumayı seven herkese tavsiye ederim. Benim puanım: 5 üzerinden 4,5.
Gezgin RuhlarCecile Pin · Domingo Yayınevi · 2025684 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 66. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 22:32
Kitap şu cümleyle açılıyor: ‘Masanın çekmecesinden tabancayı aldım ve ateş ettim. Alnının ortasına ateş ettim.’ Daha ilk satırda o sessiz öfkeyi, yılların birikmişliğini hissediyorsunuz zaten. Konu olarak, yalnız yaşayan bir kadının kendisinden yaşça büyük bir adamla tanışması, ona kapılması ve sonra bu evliliğin yavaş yavaş bir sadakatsizliğe, bir boşluğa dönüşmesi anlatılıyor. Yazar, toplumun sessizliğe terk ettiği bir kadının, çekmecedeki tabancaya uzanış hikayesini anlatıyor aslında. Ana karakterin ismi yoktu sanırım ama ben zihnimde ona Natalie dedim... Saplantı, ilgisizlik, sadakat ve tutku gibi kavramlar üzerine düşündüren bir kitap. Kısa ama etkileyici. Kitap kulübüyle birlikte okuduk ve hepimizde iz bıraktı.
İşte Böyle OlduNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 20222,664 okunma