Aile dinamiklerinde empatinin, işbirliğine açık olmanın, vakit ayırmanın, kişisel sınırlara saygının, kafamızdaki etiketlerin ötesinde gerçeklikler olduğunun ve sıkı iletişimin önemine değiniyor yazar. "Aile" kavramına keskin, bağnaz, sert çizgilerin yerine yumuşak geçişlerin ve uyumun katkı sunabileceğine inanıyor. Çocuklar açısından özgüvenin oluşmasında, kendi hayatına yön verebilme konusunda, hayata katılma konusunda ve yetişkinlik aşamasında topluma katkılarının ne şekilde olacağı konusunda ailenin belirleyici önemine değiniyor. Aile içinde temel anlayışın "bunu nasıl çözebiliriz, herkesin ortak yararına en iyi nasıl olur" çerçevesinde olması gerektiğine inanıyor. Ve bu anlayışın daha sağlıklı bireyler, daha sağlıklı aileler dolayısıyla da daha sağlıklı toplumlar oluşturmada etkili olabileceğine dikkat çekiyor...