Modern Latin Amerika edebiyatının öncülerinden Roberto Arlt’ın başyapıtı kabul edilen Yedi Deli Adam, gerçekten hayran kaldığım, muazzam bir eser. Kitabın adında Yedi dense de, sayı konusunda netliğin pek olmadığını söyleyebileceğimiz, bir grup ‘deli’ adamın hikayesi. Deliden kasıt, toplumun dışına itilmiş, ötekileşmiş, yüzyılın ve düzenin aksaklıklarının kurbanı olmuş, öfkeli insanlar. Hepsi birer antikahraman aslında. Sefalet ve düzenin aksaklıkları karşısında adeta bir savunma ve var olma mekanizması olarak çeşitli şeylere sığınmışlar. Toplumun dışına itilmiş bir grup diyoruz ama esasında bu düzen içinde toplumda kim kalmış, bu noktada toplumdaki çözülmeyi ve sistemi çok iyi ele almış Arlt. Baş karakterin çalıştığı fabrikadan para çaldığının anlaşılması üzerine çaldığı parayı toparlamaya çalışmasıyla başlayan kurgu, karakterimizin kendisi gibi ‘deli’ birkaç adamın örgüt kurma planına dahil olmasıyla devam ediyor. Kitabı muazzam bir metin yapan ise hem insanın kendi içindeki kavgaları ve varoluşsal sancıları muazzam zenginlikte bir edebi dille anlatması, hem de aynı başarıyla harika bir sistem eleştirisi ortaya koyması. Yazarın din, kitle yönetimi, bilim ve sanayileşme başta olmak üzere dünya düzeniyle ilgili birçok konuda gerçekten zihin açıcı fikirleri var. Kitapta antikahramanların dahil olduğu fantastik bir devrim planı var ki, bilimden sanayiye her kol, komünizmden liberalizme her sistem eleştiriden nasibini okuru hayran bırakan ironik bir üslupla almış. 20.yy başlarında Arjantin toplumunun ve siyasetinin muhteşem bir panoramasını çizerken, inanılmaz öngörüleriyle de şaşırtıyor Arlt. Latin Amerika edebiyatına ilgi duyanlara ya da hem siyasi arka planı olan hem de edebi açıdan zengin bir roman okumak isteyenlere tavsiye ederim. Bu arada kitabın devamı olan Los