Elini önüne uzattı ve beyaz kıvrımların elini sarışını izledi.
Beyaz.Tertemiz bir kâğıt parçası gibi, yontulmamış fildişi bir tuş gibi.Hikâye başladığında her şey bembeyazdı.
Tasvirin gücünü bu denli hissettiğim bir kitap uzun zamandır okumamıştım.
Edgar Drake, hayatının merkezine piyanoyu koymuş (ama kendi çalabildiğine inanmıyor herkesin aksine)zarif adam,içsel dünyasının sesinden dış dünyasını sıradan bulduğumuz bu adama bir gün ilginç bir mektup gelir Karargahtan. Binbaşı Doktor Caroll'ın Hindistan'da savaşın seyrini değiştireceğini düşündüğü için Erard piyano istetmiştir çok büyük masraf ve zorluk olmasını göze alarak. Ardından piyanonun akort edilmesi için bir akortçu.Teklifi sunduklarında Bay Drake tereddüt etse dahi müziğin bir savaşın seyrini değiştirecek olma ihtimalinin heyecanı ve sıradan hayatına bir renk olması bakımından kabul eder . Yolculuk boyunca yazarımızın tasvirleri görsel ihtiyacımızı karşılıyor ve bilgi düzeyi de okumanın zevkini katlar durumda .Dr. Caroll'a tanıştıklarındaki o anlar da çok güzeldi birbirlerine duydukları karşılıklı saygı ve ilgi. Kitabı kurgusu çok iyiydi asla sıkılmadım .Ancak sonunu hızlı okumaktan kaynaklı olabilir anlamış sayılmam.