Bazı insanlar daha baştan “el”dir hayata…
Ne kadar çabalarsa çabalasın, ne kadar susarsa sussun hep biraz dışarıda kalır. El Kızı, tam da bunları anlatan bir roman.
Orhan Kemal, bu kitapta bir kadının aile içinde, evlilikte ve toplumda adım adım nasıl yalnızlaştığını; söylenmeyen sözlerin, bakışların ve sessiz kabullerin insanı nasıl yorduğunu anlatıyor. Büyük olaylardan çok, gündelik hayatın küçük ama incitici anlarıyla kalbinize dokunuyor.
Başkahramanımız Nazan, duygularını açıkça ifade edemeyen, ilk adımın daima erkekten gelmesini bekleyen bir kadındır. Eşi Mazhar, oğlu Haldun ve kaynanası Hacer Hanım ile bir konakta yaşarlar. Hacer’in geçmişi kirlidir ve oğlu Mazhar’ı kimseyle paylaşamaz. Bunun için Nazan’a her türlü fenalığı yapar. Okurken Hacer ‘in Nazan’a söyledikleri karşısında çok sinirim bozuldu ama neyse ki Hacer’i de dize getirecek biri çıkacak. Bundan sonrasını heyecanı kaçmaması için detaylı anlatmak istemiyorum.
Orhan Kemal’in anlatım dili yalın ve akıcı. Bu da kitabı elinden bırakamamanızı sağlıyor. Ben çok beğendim Orhan Kemal ‘in diğer kitaplarını da okumak istiyorum çünkü dili çok akıcı.