Kitapla ilgili kısa bilgi vermeden önce Ahmet Bican Ercilasun’un eserin başında yazmış olduğu metinden birkaç satırı bırakmak istiyorum buraya.
“Ülkelerin ilk ve orta öğreniminin bir amacı da bireyde, içinde bulunduğu topluma mensubiyet duygusu uyandırmaktır. Bunu Türkiye için söylersek, ülkemizdeki ilk ve orta öğrenimin bir amacı da çocuklarımızı ve gençlerimizi Türk olduklarının bilincine vardırmaktır, diyebiliriz. Bu da en çok yurttaşlık bilgisi, Türkçe, tarih ve edebiyat dersleriyle sağlanır. Bazılarının sandığı gibi bu bilinç, derslerde sık sık ‘milliyetçilik’ kelimesi kullanılarak verilmez. Gelişmiş Batı ülkelerindeki kadar tarih, dil ve edebiyat müfredatı bu iş için yeterlidir. Söz gelişi bir Fransa’nın tarih, dil ve edebiyatını öğrettiği ölçüde Türk tarih, dil ve edebiyatını çocuklarımıza öğretirsek onlar Türk olduklarının bilincine varırlar. Kaba propagandanın gereği yoktur; bilgilendirmek yeterlidir. Böyle bir eğitimimiz olabilseydi bu kitaba belki de gerek kalmazdı.”
Bu satırlarla aslında neden bu kitabın okunması gerektiğini vs kısaca özetlemiş diye düşünüyorum. Kitap Ercilasun hocanın yazmış olduğu makalelerden oluşuyor. Tarihin tozlu raflarından 20. yüzyıla kadar sadece kendi kaynaklarımız değil yabancı kaynaklar da taranarak oluşturulan bu kitap, kıymetli verileri oldukça güçlü bir temele dayandırarak aktarıyor biz okuyuculara. Kitabı okurken herhangi bir öykü ya da roman kitabıymış gibi okumanızı tavsiye etmem. Onun yerine alın bu kitabın yanına bir roman ve çapraz okuma yapın. Hızlı hızlı okuyup geçmektense, yavaş yavaş okuyarak, araştırarak, analiz ederek, düşünerek ruhunuzun derinliklerinde sindirerek okumanızı öneririm ki kendinizi yeniden keşfedin. Zira arka kapağında şöyle der
“Bu küçük kitabı okuyan okuyucular, Türklüklerini adeta yeniden