Çünkü insan ölmüyor, yıldırım düşmüş bir ağaç gibi devredilmiyor, yaşadığı acı dolu anları atlatabiliyor ve kalbi gene çarpmaya, nabzı atmaya devam ediyor.
Hayatlarında hiçbir hareketlilik olmayan insanlar, başkalarının yaşamındaki hararetli karışıklıklar sayesinde, tıpkı tiyatroya ya da konsere gitmiş gibi, heyecanlarını harekete geçirmek ister.