okuyandeli

okuyandeli
@okuyandeli_
FANTASTİK KLASİKLER
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 18:00
Kitap, evliliği biten Golden Walter'ın aşık olduğu ama kendisini sevmeyen eski karısından ve anılarından uzaklaşmak niyetiyle babasına ait gemiye atlayarak belirsiz bir deniz yolculuğuna çıkmasıyla başlıyor ve bu yolculuk Dünyanın Ötesindeki Orman'a dek uzanıyor. Genç adamın orada yaşadığı garip maceralar geçmişini unutturuyor ama bu kez de yeni bir aşk ve aşkı için doğaüstü güçlerle savaşması gerekiyor. Böyle sürüp giden kurgu beklenmedik -ve açıkçası anlamadığım- bir şekilde Walter'ın kral olmasıyla son buluyor. Nedenini anlamasam da bu sözle teselli buluyorum: "Hayalinizdeki dünyanın gerçeğe döndüğü anın ta kendisi." Sanırım kimilerinin hayalindeki dünya böyleydi ya da sadece yazarın:) Kitabın sade ve yormayan bir anlatımı var. Öyle ki kurgu da hiç yormadan, hiç merak uyandırmadan sürüp gidiyor. Fantastik kurgudan çok masal türüne daha yakın fakat 1800'lü yıllarda yazıldığı düşünülürse yazarın masalsı öğelerden henüz çok ayrılamamış olması normal karşılanabilir. Bir de kitabın arka kapağında da belirtildiği gibi Tolkien'e biraz bile esin kaynağı olabilmişse iyi ki William Morris o gün için yadırganmış olduğunu düşündüğüm böyle cesur bir kurguyu kaleme almış diyorum. Benim gibi fantastik severleri tatmin etmeyecek olsa da türün gelişimini görmek açısından okumaları gerektiğini düşünüyorum. Başka bir kitapta görüşmek üzere Sevgiyle kalın
Dünyanın Ötesindeki OrmanWilliam Morris · İthaki Yayınları · 2019497 okunma
Reklam
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 00:22
DİKENLİKLER PRENSİ Harika bir kitap! Üçlemenin ilk kitabı olan Dikenlikler Prensi özellikle ortaçağ temalı fantastikleri sevenler için mutlaka okunması gerekenlerden. Yazarın kaygısız ve keyifli anlatımı sizi hemen içine çekiyor ama en güzeli de bu defa başrolümüz bir kötü hem de öyle kötülüklerine bahane bulabileceğiniz cinsten değil ki zaten yazar bunun için size hiç fırsat vermiyor. Kötü ama yine de seviyorsunuz işte. Prens Honorous Jorg Ancrath, dokuz yaşındayken saklandığı dikenliklerin arasından annesi ve erkek kardeşinin öldürülmesine şahit olan ve o günden sonra intikam ateşiyle kendini bilemiş bir çocuk. On üçüne geldiğinde gözü dönmüş katillerden oluşan çetesiyle birlikte ülkesine dönüyor ama ne dönüş. Kan su gibi akıyor. Bu vahşetler Prens Jorg için hedefine giderken oynadığı basit oyunlar ama babasının sarayına vardığında yeni bir ihanetle karşılaşıyor. Karanlık büyüler, buz gibi karakterler, intikam ateşi... "Sevginin sizi hüsrana uğrattığı yerde sizi ancak nefret diri tutar." Soluksuz okudum. Sizin de seveceğinize eminim
Dikenlikler PrensiMark Lawrence · Pegasus Yayınları · 2015277 okunma
Hayal kırıklığı
7/10
·252 syf.··
2020 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2020 01:30
AKŞAM YILDIZI İskender Pala'yı ilk olarak Katre-i Matem kitabıyla tanımıştım. Hayran kaldığım bir kurgu ve anlatımdı ki sonrasında Od, Şah Sultan ve Efsane'de de hep aynı hayranlıkla okumaya devam ettim. Ancak Akşam Yıldızı'nı bu kitapların yanına bir türlü koyamadım malesef. Kanımca yazarın -ki hatta arkeologların bile- tarihi hakkında henüz pek de kesin yargılara ulaşamadığı Göbeklitepe konusunda temkinli bir kurgu oluşturma çabası neredeyse her cümlede göze çarpıyor. Sanki Göbeklitepe'nin popülerliği devam ederken rüzgarı yakalamaya çalışılmış, üstüne çok düşünülmeden zorlama bir hikaye yazılmış gibi hissettim. Yalnızca ilk bölümde buzul çağı benzeri bir kaosun anlatılması ve zorunlu göç hoşuma gitti. Bana göre kurgunun en güzel kısmıydı. Diğer bölümlerde ha şimdi olaylar başlayacak, şimdi kopup gideceğiz diye bekleyerek sonu buldum:( Yine de İskender Pala'dan okuyacağınız ilk kitap Akşam Yıldızı olacaksa edebi anlamda sizleri tatmin edeceğini düşünüyorum fakat benim gibi hayranları için hayal kırıklığı yaratan bir roman olduğunu söylemek pek de abartı olmaz. instagram.com/p/CG0c-TjphQX/?...
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,2bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
YEDİNCİ GÜN İhsan Oktay Anar'ı günümüz Türk yazarları arasında apayrı bir yere koymuşumdur her daim. Yazarı ilk kez okuyanlar için dili biraz ağır gelebilir ama kitaplarında işlediği konular, ara ara sizi güldüren dokunuşları, karakterleri derinlemesine anlatımı ve olay örüntülerindeki sıradışılığı bağımlılık yaratacak cinstendir. Hikaye İtalyan heykeltraş Valeriyani tarafından yapılmış Dersaadet maketi üzerinde uçup oradan oraya konan bir sinekle başlıyor. 1800'lerin sonu: Ulu Hakan Abdülhamit sineği kovalarken yazarımız bize hem dönemi hem de İstanbul'u muhteşem şekilde tasvir ediyor ve siz ne olduğunu bile anlamadan heyecanlı bir kovalamaca başlıyor. Kitap; Baba, Oğul  ve Hayalet adındaki farklı zamanlarda geçen üç bölümden oluşuyor ancak belirli bir zaman sırası gözetilmemiş olan hikayemiz Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar uzanıyor. Birbiriyle bağlantısı olmayan karakterler ve olaylar arasında ilerliyor gibi görünse de sonlara doğru her olay ve kişi puzzle parçaları gibi yerine oturuyor. (En bi sevdiğim:) Kendinizi bazen nefes nefese bir kaçışın ortasında bazen zindanda soluklanırken bulacağınız hatta bir zeplinle geleceğe yolculuk edeceğiniz heyecanlı bir düşe hazırlayın. Şimdi kitabın ilk sayfasını açın ve Yıdız Sarayı'nın hünkar odasında uçan o sineğin kanadına tutunun. instagram.com/p/CGf5FR6pMEr/?...
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,608 okunma
Boğuluyorum!!
9/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2020 20:07
Karakterler ete kemiğe bürünüp boğazıma sarıldı sanki:( Uçurtma avcısından sonra farklı bir beklentim olmamasına karşın yazarın şahsen acımasız bulduğum bu realist anlatımı beni yine yerle bir etti diyebilirim. Evet maalesef coğrafya kaderdir ama en çok da çocuk ve kadınları yok eden, dişleri arasında çiğneyip sindiren lanet bir kader. Kitap doğunun bastırılmış, susturulmuş, eziyet edilen kadınlarını konu alıyor ve elbette yine sistematik olarak cahil bırakılmış, savaş ve iç çatışmalar nedeniyle bir türlü huzur bulmayan Afganistan'ın çorak topraklarında geçiyor. Ayrıntıları anlatacak değilim ama okuyan herkesin benim gibi hislerle kitabı bitirdiğine, bitireceğine eminim. Bir ara o kadar üzüldüm, o kadar hayal kırıklığı yaşadım ki yarım bırakmayı bile düşündüm ancak finale dair hep bir umut vardı içimde. Umduğun gibi bir son muydu derseniz okuyup kendiniz görün derim. Ama mutlaka okuyun!! Halihazırda komşumuz ve dünyanın dört bir yanında devam eden savaşlarda insanların yaşadıkları psikolojik ve fiziksel şiddeti anlamak için bire bir. Temennim tüm dünyada barışın hakim olması ancak kimin sözüydü hatırlamıyorum ama dünya insansız başladı ve insansız son bulacak sözü sürekli aklımda dönüyor. Sanırım insan ırkı yok olana kadar savaşlar hiç bitmeyecek:( instagram.com/p/CGvWMv1ph-H/?...
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Reklam