"- Sen alacaksın ha! Ne aptal insanlar bunlar!
Ah Tanrım! Odadakilere döndü: Aptallar! Hepiniz aptalsınız!
Onun nasıl bir yürek taşıdığını, onun nasıl bir kız olduğunu bilmiyorsunuz daha! O para çalacak ha! Üstündeki son gömleğini satar, kendisi yalınayak, çırılçıplak kalır da ihtiyacı olanlara verir, böyle bir kızdır Sonya!
Çocuklarım açlıktan ölmesinler diye vesikalı oldu, bizim için kendini sattı!.."
"- Sen alacaksın ha! Ne aptal insanlar bunlar!
Ah Tanrım! Odadakilere döndü: Aptallar! Hepiniz aptalsınız!
Onun nasıl bir yürek taşıdığını, onun nasıl bir kız olduğunu bilmiyorsunuz daha! O para çalacak ha! Üstündeki son gömleğini satar, kendisi yalınayak, çırılçıplak kalır da ihtiyacı olanlara verir, böyle bir kızdır Sonya!
Çocuklarım açlıktan ölmesinler diye vesikalı oldu, bizim için kendini sattı!.."
Sonya yaradılıştan ürkek bir kızdı, kendisine başka bütün insanlardan çok daha kolay kötülük yapılabileceğini, aşağılamak, gönlünü kırmak gibi şeylerinse, herkesin hemen hiçbir ceza görmeden kolayca yapabileceği şeyler olduğunu öteden beri bilirdi.
“Martin şu lafları ettiğinde hala onun kollarının arasındaydı: “Bir daha masanızı rahatsız etmeyeceğim sevgilim. Benden hoşlanmıyorlar; itiraz ettikleri varlığımı gözlerine sokmam yanlış olur. Üstelik benim de onlara aynı ölçüde itirazım var. Aman! Midemi bulandırıyorlar.
𝑯𝒂𝒍𝒃𝒖𝒌𝒊 𝒅𝒖̈𝒔̧𝒖̈𝒏𝒔𝒆𝒏𝒆, 𝒃𝒊𝒓 𝒛𝒂𝒎𝒂𝒏𝒍𝒂𝒓 𝒃𝒖̈𝒕𝒖̈𝒏 𝒎𝒂𝒔𝒖𝒎𝒊𝒚𝒆𝒕𝒊𝒎𝒍𝒆 𝒚𝒖̈𝒌𝒔𝒆𝒌 𝒎𝒂𝒌𝒂𝒎𝒍𝒂𝒓𝒅𝒂 𝒐𝒕𝒖𝒓𝒂𝒏, 𝒈𝒖̈𝒛𝒆𝒍 𝒆𝒗𝒍𝒆𝒓𝒅𝒆 𝒚𝒂𝒔̧𝒂𝒚𝒂𝒏, 𝒃𝒂𝒏𝒌𝒂 𝒉𝒆𝒔𝒂𝒃ı 𝒐𝒍𝒂𝒏 𝒆𝒈̆𝒊𝒕𝒊𝒎𝒍𝒊 𝒊𝒏𝒔𝒂𝒏𝒍𝒂𝒓ı𝒏 𝒏𝒆 𝒌𝒂𝒅𝒂𝒓 𝒅𝒆𝒈̆𝒆𝒓𝒍𝒊 𝒐𝒍𝒅𝒖𝒌𝒍𝒂𝒓ı𝒏𝒂 𝒊𝒏𝒂𝒏ı𝒓𝒅ı𝒎.”