Sana yazıyorum ya, deniz benden önce başlıyor beklemeye. Siyah bir uykudan binlerce rüya kıpkırmızı uyanıyor. Sonra akşamlara dek köpük, sis, uğultu... Uzaklıktan büyük resimler çiziyor kumlara su. Senden yana düşüyor dağın gölgesi. Mum çiçekleri gözlerinden salıyor kokusunu. Yollar iyi haberler gibi uzuyor kısalıyor. Senin yerine cümleler kuruyorum kendime. Sonra aralayıp her bir harfini, yaşlı bir hevesle sevinçler okuyorum. Bir hayal karınca kirpiklerinin sabahına yürüyor. Zaman avuçlarının içinde. Açıyorum, insan olmanın sonsuzluğu; kapıyorum, ölüm dünya olup geliyor üstüme. Sana yazıyorum ya, içimde umutsuz bir güzellik. Her şeye yeniden inanıyorum. Ben bir ay pervanesiyim. Kanatlarım dünya, sözlerim sevgi. Kendime masallar anlatıyorum. Şükrü Erbaş
Bergman resitali
Kimseyi üzmemeye gidilen yolda aynaları üzmek Ufak rastlantılarla karşılaşılan insan Kırık aynada yansıyan yüzümü gördüm Üzülmüş, hüzünlenmiş, suratıma yağmur damlacıkları bırakmış Elimi çektim beni kırmaya çalışan güçlü personalardan Arketipleri kılıçtan daha keskin en cüretkar hokkabazlardan Serbest çağrışımlarla adam olmayacak minder muhabbetinden Hem elimi hem aklımı kendi içime çektim Kuvvetli yalnızlığıma sığındığım gecelerde En güçlü kelimelerle savaş açabilirim Yeryüzündeki en cüretkar çıplak krala Kral ne savaştan ne sanattan anlar Kötü düello, boş tabancayla karşılaşılan kötü düello Koskoca kralların arketipleri nasıl boş oluyordu? Bir türlü anlamıyorum Şimdilik içimde yetiştirdiğim yetim çocuklara masallar okuyorum Fuat Adıgüzel
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kitap okuma hevesim varken ertelemiyorum okuyabildiğim kadar okuyorum okuma hevesi heyecanı insana her zaman gelmiyor.
1000Kitap
Bir sorum olacak;
Mutluluk kitabını okuyorum filmi de varmış güzel mi acaba?
Her Kitabın Ardından Neden Susuyorum?
İlginç bir döngünün içindeyim. Bir süre çok yoğun okuyorum. Kitapların altını çiziyor, notlar alıyor, üzerine düşünüyor, hatta incelemelerini yazarken tekrar tekrar yaşıyorum. Sonra sıra yeni kitaba geldiğinde elim gitmiyor. Bunun okuma tembelliği olduğunu düşünmüyorum. Daha çok zihnin, okuduklarını sindirmek için frene basması gibi. Belki de bazı kitaplar yalnızca okunmuyor; insanın içinde yaşamaya devam ediyor. Şimdi Stanisław Lem'in Aden'i masamda duruyor. Başlamak istiyorum ama zihnim hâlâ Atwood'un Gilead'ında dolaşıyor. Sizde de yoğun okuma dönemlerinden sonra böyle uzun duraklamalar oluyor mu, yoksa bir kitabı bitirir bitirmez yenisine geçebiliyor musunuz?
Duygu ve Düşünce
bu sıralar neler okuyorum
öncelikle dil belası ve sonrasında depresyon hakkında bir kitap bitirmeyi planlıyorum, bol şans bana✨ iyi okumalar size de.
1000Kitap