Yol güzelse yürüyorum işte biraz, çay sıcaksa içiyorum, kitap sararsa saatlerce okuyorum, ne aşka kapalıyım ne yalnızlığa küsüm hatta biraz benimsemiş ve dahi içselleştirmiş bile olabilirim, ufak şeylerden mutluluk çıkarabilen minimalist yanıma sarılıp yaşamaya çalışıyorum...🪽🦋
Ben de artık kitap okumayı neredeyse bıraktım, film de izlemiyorum eskisi gibi...
Sırf okumuş olmak için okumak içimden gelmiyor. Gerçi listemde birçok kitap ve onlarca film birikti. Ama görünüşe göre aynı iştiyak ve tutkuyla sarılamayacağım. Çünkü kaçan heveslerin geri geldiği pek görülmüş şey değil...
Zaten uzmanlık alanı olmaksızın fazlaca kitap okunmasını doğru da bulmuyorum.
Çok fazla kitap okuyarak büyük değişim ve aydınlanmalar yaşanacağı o kadar fazla iddia edildi ki, birçok nitelikli insan gerçeklerden koparak, duygusal ve zihinsel olarak telef oldu...
Gerçi ben okumuyorum dediğimde de mecburen birçok şey okuyorum, izlemiyorum dediğimde de birçok film izliyorum. Ama eskisi gibi bir tutkuyla ve özenli bir seçkiyle yapamıyorum artık.
Bir zamanlar hayata onlarla bağlandığım tutkularımı teker teker kaybediyorum...
Bir doymuşluk mu yoksa bıkmışlık mı emin değilim. Sorumluluk duygumla hayata tutunuyor, geriye kalan şeyleri umursayamıyorum...
Azim ve çaba da maddi bir motivasyon gibi geliyor bana. Maddi şeylerin motive edemeyeceği bir noktaya gelince azim, çaba, başarı gibi şeyler anlamını yitiriyor. Neyi niçin başaracağına dair içsel bir motivasyon bulmak imkansızlaşıyor...