Ertelenmiş Hayatlar
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:05
Sevgili okur arkadaşlar, eğer çok hızlı akan bir hikâye arıyorsanız, bu kitap o kitap değil. Okurken çoğu yerde durağan, hatta tekrarlı gelebilir. Ama bu bilinçli bir tercih. Çünkü yazar, okurun da Drogo gibi zamanın içinde sıkışmasını istiyor. Kitap hızlı aksaydı, anlatmak istediğini bu kadar güçlü anlatamazdı. Romanın başlarında ortada büyük bir olay yokmuş gibi görünür. Ne büyük savaşlar vardır ne de peş peşe yaşanan felaketler. Bu yüzden ilk sayfalarda Tatar Çölü’nün bir asker romanı olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa sayfalar ilerledikçe bunun bir asker romanından çok daha başka bir yere gittiğini fark ediyorsunuz. Kitap boyunca Tanrı bakışıyla Drogo’nun hayatını izliyoruz. Belki de asıl mesele burada başlıyor. Çünkü Drogo’nun hayatına dışarıdan bakarken bir noktadan sonra kendi hayatımıza bakmaya başlıyoruz. Belki senin de hayatında büyük trajediler yoktur. Büyük savaşlar, büyük felaketler yaşamıyorsundur. Hatta hayatına yukarıdan bakan biri, çoğu günü birbirine benzeyen sıradan bir hayat gördüğünü düşünebilir. Benim hayatıma baksa da farklı bir manzarayla karşılaşmayacaktır. Ama insan hayatının en sıradan felaketi tam da burada saklıdır. Bir gün yaşayacağım mı diyorsun? Bir gün başlayacağım mı? Bir gün döneceğim mi? Bir gün sıra bana gelecek mi? Peki o bir gün ne zaman gelecek? Hayatın hangi kalesinde nöbet tutuyorsun? Hangi savaşın geleceğine inanıp yıllarını harcıyorsun? Gerçekten beklediğin şey gelecek mi, yoksa beklemek hayatının kendisine mi dönüştü? Yaşıyorum derken yavaş yavaş ölüyor olabilir misin? Alışkanlıklarının güvenli duvarları arasında yıllardır aynı yerde dönüp duruyor olabilir misin? Heyecanlardan, risklerden, değişim ihtimalinden kaçıyor olabilir misin? Bu soruların herhangi birine içinden bile olsa “evet” dediysen, Tatar Çölü sana bir
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 8. kitabı
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı derken!? Kitapta aşka dair sadece kırıntılar bulmayı geç aynı zamanda psikolojimi sağlam tutmak çok zordu. Bir kitaptaki tüm karakterler nasıl her şeyden bu kadar mutsuz ve hoşnutsuz olabilir anlamış değilim. Kötü değildi ancak hayal kırıklığına uğrattı...
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558bin okunma
Reklam
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:50
Ne yaparsan yap ne yaşarsan yaşa pişman öleceksin hewal adlı bu kitabımızda acaba yaşantım şöyle olsaydı böyle olsaydı konusuyla bazı şeylerin farkına vardırmayı amaçlıyor yalan yok okumayı düşünmüyordum bu kitabı hem piyasada fazla abartılmış olarak gösteriliyor olmasından hemde milenyum sonrası yazılmış romanlara karşı olan önyargımdan dolayı ama bu kitabı gayet beğendim ve yargımı kıracak bir devrimci olmuş oldu ama joe gey olmayaydı iyiydi ayrıca bu kitap hayatınızı veya yaşamınızı hor görenlere “abi valla diğer yaşamlarımı da gördüm en makbulü bu inan bana” demenizi sağlayacak bir sav veriyor karşınızdaki sizi deli olarak görmezse bu iyi bir karşılık olabilir başka bir evrende .Özetle konusuyla diliyle ,üslubuyla beğendiğim Herkese tavsiye edebileceğim bir kitaptı iyi okumalar.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,4bin okunma
Iskaladık hayatı
Puan vermedi·84 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:00
Onur Özkoparan Onur Özkoparan’ ın, “Her şeyi bırakıp gitmek istiyorum,” isimli romanı Macit karakteri, ailesi ve mahalle arkadaşları üzerinden tutunamayan bir karakterin yaşamını mercek altına alıyor. Romanı okurken sık sık Hamlet’in o meşhur cümlesini işittim: “Ekonomi, Horatio, Ekonomi!” (Macit’in babası da ölü Danimarka kralı kadar tekinsiz.) Eser, Karnavalesk yapısı ve güvenilmez anlatıcısıyla renkli bir okuma deneyimi sunuyor. Macit’in çelişkili doğası ve kirli dili, sokaklarımızın zenginliğini ve yazarın gözlem gücünü ortaya koyuyor. Bu kadar kalabalık bir hikâyede isimleri akılda tutarken zorlansam da karakterlerin sıkışmışlıkları ve benzer dertleri buna takılmamı engelledi. Okurun yaşadığı kafa karışıklığının yazarın bilinçli seçimi olduğunu düşünüyorum. “Hayatım boyunca gerçekle rüyayı ayırt etmekte zorlandım” diyen Macit mi yoksa yazar mı diye düşündüm. Başıma sık gelen bir şey bu, rüyadan uyandığımda fiziksel bedenime alışmam uzun sürüyor. Rüyanın gerçekliği o kadar yoğun ki dünyanın varlığından ciddi anlamda şüpheye düşüyorum. Macit’in babası ve Hakkı Amca karakterleri aynı kişi mi olabilir mi karışıklığına düştüm mesela. Rüyada her şey mümkün çünkü. Sonra bu yaşlı adamların aslında toplumun ebeveyn temsilleri olduğuna karar verdim. Ve onları sembolik anlamda öldürmeden büyümek mümkün değil… Anne figürü üzerinden gösterilen evliliğe bağlı çaresizlik, her kadını toplumun beklentilerini sorgulamaya davet ediyor. Macit’in kadına bakışı hüzünlü. Sanata yaklaştığı, dikey hayata geçebildiği yer aslında ona şaşırarak baktığım yer. Konuşurken kirli bir dil kullanıyor ama öyle şiirler yazıyor ki “Ne çok küfretti” dediğim karaktere başka gözle bakmaya başlıyorum. Güvenilmez bir karaktere güvenme arzusu doluyor içime. “Leş gibi yalnızlık kokuyordum” kitabın en sevdiğim
Edebiyat & Roman
Her Şeyi Bırakıp Gitmeyi DüşünüyorumOnur Özkoparan · Mahal Edebiyat · 202514 okunma
8/10
·464 syf.··
2026 49. kitabı
Ölen arkadaşının babasına güvenerek intikam yoluna çıkan Kutsal'ın gerçek ve doğuyu ayırt edemediği ve bir yandan da acımasız rus mafyasını yakından tanımaya başlamasından sonra vereceği kararları anlatıyor. Bu yola çıkmadan önce Araz bir canavarken şimdi de her şeyi yapmış olsa da şunu yapmaz evresine geçiyoruz. Bu da kartları yeniden dağıtıyor. Aslında kitabın başından bu kitabın nasıl biteceğini tahmin ediyoruz. Şahsen çoğu detayı tahmin ettim ama Rüya ve Araz'ın tanışıklığını çok merak ediyorum. Bir eleştiri de şu olabilir. Rüya ve Kutsal'ın arkadaşlığıyla ilgili bu intikam motivasyonuna bağlanabileceğimiz anılar okumak isterdim. Bir iki tane küçük şeyler vardı sadece. Zaten sonlara doğru da o kadar da yakın olmadıklarını anlıyoruz çünkü hayatlarında önemli dedikleri kişileri birbirlerinden saklıyorlar. Onun dışında Araz'a bayıldımm. Hiç mafya diye kasıntı biri değil jdjdj İkisinin uyumuna bayıldım. Kızın arkadan çeviriği işleri anlıyor ama sessiz kalıyor ve yine de kıza kapılıyor ihanet onun için affedilmez olsa da. Ki finalde de bu durum bizi mahvediyor. Kutsal'ın kavuştuğu ailesini de bakalım hikayenin yönünü nasıl eskileyecek. Umarım çok ara vermeden ikincisi gelir merak ettiğim çok şey var.
Harzemşah 1: Moroz YasasıAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 202625 okunma
Puan vermedi·
“Bazı insanlar kötülüğü seçmez,kötülüğün içine doğar.İnsan bazen karanlıkta kalır,herkes güneşe çıkamaz” Son sayfasına kadar gizemini koruyan bir polisiye okumak ister misiniz?Hadi buyurun! Sizce.. Adaletin olmadığı/geciktirildiği ya da sağlanamadığı durumlarda kişi kendi adaletini aramalı mı? Ya da.. İntikam,yaralanmış bir ruhun adalet arayışı mı,yoksa adaletin kılığına bürünmüş başka bir haksızlık mıdır?” 20 yaşında gencecik bir kız,Zahide..Evinde ölü bulunur.Eşiyle tartıştıktan sonra evini terk etmiş ve ailesinin evine gitmiştir.Üvey babasının durumu polis ekiplerine bildirmesiyle Zahide’nin kocası sorguya alınır ve nihayetinde tutuklanır.Gerçek bu mudur acaba?Yoksa görünenin altında başka şeyler de var mıdır?Bu olay,daha başka olayların ilk halkası olabilir mi? İstanbul’un karanlık ve tekinsiz sokaklarından Anemas Zindanlarına uzanan cinayetler serisi.. Kurbanlarının bedenlerinde kusursuz simetriyle açılmış kesikler bırakan,tarihe ve sanata göndermeler yapan bir katil.Ve onu bulmak zorunda olan Efsun başkomiser ve cinayet masası ekibi.. Efsun Başkomiser ne kadar uğraşsa da bir şeyler hep eksik kalır.Bulmacanın parçalarını çözdükçe yeni parçalar eklenir.Katilin bıraktığı gizli mesajları ve detayları çözmek imkânsız hale geldiğinde yıllar önce güçlü bir büyüğün oğluna ayrıcalık yapmadığı için görevinden uzaklaştırılan eski cinayet başkomiseri Cenk düşer aklına Efsun’un.Ve birlikte bu olayın dehlizlerine girdikçe olayın basit bir seri katilden farklı olduğunu,her şeyin geçmişle bağlantılı olduğunu fark ederler. Yirmi yıl önce yaşanan bir travma,birini nasıl böyle planlı bir intikam makinesine dönüştürür? Katilin kim olduğunu tahmin etsem de kitabın sonuna kadar hep bir acaba şüphesi benimleydi.Bütüne,adım adım tüm puzzle parçalarını toplayarak ulaşabileceğiniz
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202617 okunma
Reklam
Reklam