ᴋɪşɪsᴇʟ ɴᴏᴛʟᴀʀıᴍ / ɪ̇ɴᴄᴇʟᴇᴍᴇ; Jale Sancak'ın Uyanan Güzel kitabı maalesef benim için beklentimin oldukça altında kaldı. En büyük sebebi ise yazarın anlatım dili oldu. Kitabın şiirsel bir anlatımı var ancak ben bu tarzı sevmediğimi okurken fark ettim. Bana akıcı gelmekten çok yavaş ve sıkıcı geldiği için hikâyeye odaklanmakta zorlandım. Karakterler ve olaylar ilgimi çekecek kadar güçlü olmadığı için kitabı şu an okumaya devam etmeyi düşünmüyorum. Tamamen yarım bırakmak istemediğimden bir süre ara vereceğim. Belki ilerleyen zamanlarda ara ara birkaç sayfa okuyarak sadece bitirmiş olmak için tamamlarım. Bu kitapla benim aramda bir uyum oluşmadı. Şiirsel ve ağır ilerleyen anlatımları seven okurların beğenebileceği bir eser olabilir ancak benim okuma zevkime hitap etmedi. Puanım: 3/10
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 202653 okunma
Ölümle Yaşam Arasında Bir Yerde
8/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:18
Dil süslü değil, ağır metaforlar ya da karmaşık cümle yapıları yok, cümleler kısa ve akıcı. O yüzden bir süredir kitap okumamış birini yormadan içine çekebilir. Yoğun karakterli, edebi dili ağır romanların ardından zihni dinlendiren ama koparmayan bir geçiş kitabı da olabilir. Tarih bilgisi yüklemeden okuyucuya İç savaş dönemi, Yeni rejim kolektifleştirme, kıtlık yılları, Kültür Devrimi dönemini yaşatıyor. Neredeyse 30-40 yıllık bir YAŞAMA tanık oluyoruz. Yaşam ama nasıl? İnsan sevdiği herkesi teker teker kaybederken, umutla yıkım arasında savrulurken, her şeye rağmen sabah uyanıp yaşamaya devam ederek... Kitabın en sarsıcı yanı da bu: Anlattığı şey aslında ölüm değil, insanın tükenmeyen yaşama gücü. Savaşın içindeyken, kıtlığın ve açlığın tam ortasındayken, hem de nasıl bir açlık. Tüm bunlara rağmen kitap, umudun tamamen yok olmadığını ve insanın yaşamaya ne kadar inatla devam edebildiğini gösteriyor.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·178 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:28
Küresel siyatette neoliberal politikaların egemen olduğu günümüzde sosyal devletin geri planda kalıp hemen herşeyin özelleştiği zamanlarda paranın özelleşmemesini düşünmemek olmazdı. Friedrich Agust Von Hayek "Paranın Özelleşmemesini" yazmaya karar verdiğinde küresleşmenin ve liberalizmin bu boyuta ulaşacağını hayal bile etmemişti belki de. Zira tüm gerçekler bir zamanların hayelleri değil miydi? Oysa. Hükümetler devletçi politikalardan ne kadar uzakta dursalar da, egemenliklerinin bir sembolü olarak gördükleri parayı kendi tekellerinden bir türlü bırakmamaktadırlar. Bence kripto paralar "Paranın Özelleştirilmesi" ütopyasının ilk kıvılcımları olabilir.Bu durumun nereye evrilebileceğini kitabın yazarı dahil günümüzde kimsenin doğru tahmin edebildiğini düşünüyorum. Kitap bu kapsamda meraklısının önüne geniş bir hayal dünyası armağan ediyor.
İnceleme
Paranın ÖzelleştirilmesiFriedrich August Hayek · alBaraka Yayınları · 20228 okunma
8/10
·102 syf.··
2026 25. kitabı
Kısacık bir şey olsa bile bitince insanın içini bir sıkıntıdır basıyor. Kocaman bir roman bitirmiş kadar yorgunluk çöküyor. Hikâye, küçük bir çocuğun gözünden önünde gerçekleşen kocaman bir trajediyi anlatıyor. Toplumun baskısı, töreler ve insanların dedikoduları bir çocuğun hayatını nasıl şekillendiriyor, nasıl karartıyor. Hasan adında bir çocuk ve etrafında, ona bir şey yaptırmaya çalışan bütün bir köy var. Daha fazla söylemeyeceğim çünkü bu kitabın gücü tam da o "olacak mı, olmayacak mı" gerilimi sürekli hissettirmesinde. Okur başından itibaren olacakları sezer. Yaşar Kemal'in babası da, romandaki gibi, küçük yaştayken bir cinayete kurban gitmiş. Ve yazar bu hikayeyi Kozan hapishanesinde tanıştığı bir çocuktan dinlemiş, yaklaşık otuz yıl sonra romana dönüştürmüş. Bunu bilerek okumak kitaba ayrı bir gerçeklik katıyor. Kırmızı Pazartesi'yi sevenler için bu kitap çok yakın bir akraba. Toplumun ortak suçunu işleyen, herkesin bildiği ama kimsenin önlemediği bir trajedi. Birbirinden çok uzak ve farklı iki toplumda yaşanan bu cinayetler aracılığıyla töreleri, birey üzerindeki toplum baskısını ve kötülüğü sorgulamışlar. Hasan'ın annesini öldürmesiyle, Vicario kardeşlerin Santiago Nasar'ı öldürmesi — ikisi de aslında bireysel bir cinayet değil, toplumun ortak kararı. Cinayet silahını Hasan tutmuş olabilir, ama tetiği gerçekten çeken o mudur? Aynı soruyu Kırmızı Pazartesi'de de soruyorsunuz: Santiago'yu Vicario kardeşler mi öldürdü, yoksa susan bütün kasaba mı?
İnceleme
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma
Travması Olanlar Okumasın ya da Okusun
10/10
·272 syf.··
2026 34. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:36
Çocukluğunuza inelim… Bir insan kendisinin psikoloğu olabilir mi? En incindiği yaşına, otuz yedi yıl öncesine gidip, sekiz yaşındaki kendisine “merak etme, her şey düzelecek, üzülme” diyebilir mi? Kendi kendisinin teselli edeni olabilir mi? Hangimiz kendi çocukluğumuza sarılıp onu teselli etmedik ki? Ve yalnızlık duygusu… terk edilme korkusu… Tüm bağımız annemizle başlar, bir kordon ile bağlanırız ona sonra dünyaya gelir sütünü içerek hayatta kalırız… Annemiz bizim güvendiğimiz yegane varlık… Ya bir gün bizi küçücük yaşımızda terk etme duygusuyla baş başa bırakırsa… Kaç yaşına gelirseniz gelin, hangi travmalarınızın üstünü örtüp unutmaya çalışırsanız çalışın bir gün hiç beklemediğiniz bir yerden o size kendini gösterecektir ve ona “beni rahat bırak, seni pislik” deme gücünü kendimizde görebilme dileğiyle… Keyifli okumalar…
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,056 okunma
9/10
·528 syf.··
2026 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:20
Ayperi Ak, bir okulda ücretli sosyal bilgiler öğretmenidir. Yıllar önce üniversite için Trabzon'dan ayrılmış ve İstanbul'a gelmiştir. Okul bitince de yurt arkadaşları ile eve çıkmıştır. Ve sakin bir hayatı vardır. Ancak birgün okuldan çıkıp minibüs durağına gittiğinde bir adam ona sarkıntılık yapmış ve Ayperi'nin küçükken yaşadığı travmalar gün yüzüne çıkmıştır. Ayperi nefes alabilmek için sahile gitmiş ve orada yanına gelen adam ile hayatı tamamen değişmiştir. Tanımadığı adama geçmişindeki en büyük acıları anlatmış ve oradan ayrılmıştır. Aradan zaman geçmiş ve arkadaşlarıyla karakolluk olduğu bir günde ise o adamı yeniden görmüştür. Ömer Seyirhan, başalı ve gözü kara bir polistir. Narkotik şubesinde başkomiser olarak görev yapmaktadır. Ve aylar önce karşılaştığı kadını karşısında yeniden görmeyi beklemiyordur. Ayperi'yi gördüğünde ise önüne geçemediği bir merak duygusu onu sarmaktadır. Ve Ömer her ne olursa olsun Ayperi'yi daha yakından tanımaya kararlıdır. Hatta Ayperi'ye rağmen... Yazardan daha önce okuma yapmıştım kalemini biliyordum ama bu kitapla beraber kalemi daha da bağımlılık yapmış olabilir.Hem hüznü hem de mutlulu bir arada verebilen nadir yazarlardan.Ayperi'nin geçmişi, yaşamak ve susmak zorunda kaldıkları beni paramparça ederken, sakarlıkları ve çılgın arkadaş ortamı da kahkahalara boğdu.Özellikle de Melike...Kitaptaki favorim haline geldi.Ömer ise benim için bambaşkaydı.Al oturt karşına seyret bu adamı.Hem sabrı hem de çok güzel sevmesiyle gönlümde ayrı bir taht kurdu.Ayrıca Ayperi ne yaparsa yapsın her şeyini kabul edişi ile eridim bittim.Ayperi'nin inadı ufaktan kırılmaya başlamıştı ama son olanlardan sonra işler nasıl ilerleyecek merak ediyorum.Ayrıca Şeyma ve Muharrem'de aklım kaldı.Tabi Melike ve Yavuz cephesinde de olaylar karışacak gibi
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026501 okunma