7/10
·264 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
Kusursuzca Kusurlu serisinin üçüncü kitabı Saklı Gerçekler’i de bitirdim. Bu seriye başlarken normalde okumaya alışık olduğum türden çok uzak bir yere girdiğimi düşünüyordum. İlk kitapta biraz şaşırdım, ikinci kitapta serinin havasına alışmaya başladım. Üçüncü kitapta ise artık Neva Altaj’dan ne beklemem gerektiğini daha iyi biliyordum: hızlı akan, karanlık atmosferli, romantik gerilimi yüksek, mafyatik drama. Saklı Gerçekler, Angelina ve Sergei’nin hikayesi. Sergei’yi önceki kitaplardan beri merak ediyordum. Serinin içinde daha dengesiz, daha karanlık ve daha dikkat çeken bir enerjisi vardı. Bu kitapta da karakter olarak ilgimi çekti. Özellikle geçmişinden taşıdığı ağırlık, öfke patlamaları ve kontrolünü kaybetme hali kitabın en dikkat çekici taraflarından biriydi bence. Ama tam da bu yüzden beklentim daha yüksekti. Sergei karakteri daha güçlü işlenebilirdi. Onun neden böyle biri olduğunu, geçmişinin onu nasıl bu hale getirdiğini, içindeki o karanlığın nereden beslendiğini daha detaylı okumak isterdim. Kitap bu kapıyı aralıyor ama benim istediğim kadar içeri girmiyor. Bence karakterin potansiyeli vardı, sadece biraz hızlı geçilmiş gibi hissettirdi. Angelina tarafında da benzer bir eksiklik yaşadım. Onun içinde bulunduğu durum, korkuları ve hayatta kalma çabası hikayenin önemli bir parçası ama karakter olarak beni tamamen yakalayamadı. Sergei gibi yoğun bir karakterin karşısında daha güçlü, daha akılda kalıcı bir kadın karakter okumak isterdim. Bu yüzden ikilinin arasındaki çekimi yer yer hissetsem de duygusal bağ tarafı beni tam olarak ikna etmedi. Kitabın akıcılığına laf edemem. Neva Altaj’ın bu seride en iyi yaptığı şeylerden biri bu zaten. Sayfalar hızlı ilerliyor, olaylar bekletmeden akıyor ve kitap kendini okutuyor. Fakat bu kitapta bazı şeylerin fazla hızlı
Saklı GerçeklerNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20251,891 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 5. kitabı
Yani okurken hep ne oldugunu anladıgımı sandım, senaryoları düşündüm tek tek vs ama en son da gerçeği okuyunca şaşkınlıktan tüylerim diken diken oldu. "yookkkkkk artıkkkk neeeeee"dedim. 12 saatten daha kısa sürede okudum ve braz fazla geldi korku miktarı bu yüzden.ara vererek okumam daha iyi olabilirdi. o kadar karmaşık bir kurgu ve olay örgüsü ki.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·400 syf.··
2026 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 00:00
2026 yılının ilk kitabı Kırlangıç Çığlığı oldu. Bu zamana kadar polisiye, dedektiflik ya da gizem içeren birçok kitap okudum ama Ahmet Ümit okurken bende gerçekten başka bir şey oluyor. Kendimi resmen kitabın içine gömüyorum. Sanki dışarıdaki dünya biraz susuyor, ben de Nevzat’ın peşine takılıp olayların içinde dolaşmaya başlıyorum. Kırlangıç Çığlığı da benim için böyle bir kitaptı. Okuması çok akıcıydı ama konusu itibarıyla insanın içine oturan bir tarafı vardı. Zaten Ahmet Ümit’in en sevdiğim tarafı da bu sanırım. Sadece “katil kim?” diye okutmakla kalmıyor, arka planda insanı rahatsız eden meseleleri de önüne koyuyor. Başkomiser Nevzat’ı o sakinliği, olaylara bakışı, ekibiyle olan hali bana hep tanıdık geliyor. Kitap ilerledikçe merak duygusu artıyor ama bir yandan da anlatılan şeylerin ağırlığı daha çok hissediliyor. Bazı yerlerde hızlı hızlı okumak istedim, bazı yerlerde de konu gerçekten içimi sıktı. Çocuklar, adalet, vicdan, suç ve insanların görmezden gelmeyi seçtiği şeyler… Kitapta bunlar polisiye olayın içinde güzel işlenmişti. Yalnız bazı bölümlerde verilmek istenen mesaj biraz fazla açık anlatılmış gibi geldi bana. Belki biraz daha okura bırakılsa daha etkileyici olabilirdi. Bu yüzden tam puan vermedim. Yine de severek okudum. Ahmet Ümit’in kalemini sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. Hafif bir polisiye bekleyenlere biraz ağır gelebilir ama polisiye içinde toplumsal meseleler okumayı sevenler için güzel bir kitap. Puanım: 8.5/10
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,9bin okunma
8/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
𝓜𝓮𝓻𝓱𝓪𝓫𝓪𝓵𝓪𝓻𝓻𝓻𝓻... Nasılsınız canım dostlar... Uzun zamandır buralara çok uğrayamasam da okumaya tüm hızımla devam ediyorum. Peki siz neler okuyorsunuz? Bugün size @inkilapkitabevi ‘nden çıkan kalemine hayran kaldığım @dilekgormezofficial ‘ın #aşkaözürdiletmem kitabının yorumu ile geldim... #kitaphakkındadüşüncelerim Hepimizin geçmişten taşıdığı yaralar vardır. Ancak bazılarımız için yaralar, daha derindir ve yetişkin yaşamımız üzerindeki etkileri daha belirgindir. Eksik büyüyen, özellikle kız çocukları hep başkalarıyla tamamlamaya çalışır kendini. Ada’da eksik yanını Toprak’ta tamamlamak istedi. Ama yalanlar, günahlar, sırlar arasında bir aşk ne kadar tamamlanabilirdi. Ada ve Toprak’ın geçmişi önünde engel olarak dururken bu aşkın sonu ne olacaktı? Uzun zamandır hiç bir kitap beni bu kadar etkilememişti. Son sayfalarında kendimi ağlar halde buldum. Ada’yı o kadar çok sevdim ki onu kız kardeşim gibi sarıp sarmalamak geldi içimden. Ah sen Toprak sevgine sonsuz saygım olabilirdi keşke evli olmasaydın. Tabi birde Fadıl faktörü var kitapta nefret ettiğim. Neden nefret ettiğimi kitabı okuyanlar bilir okumayanlar okuyunca öğrenir. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı bu şahane eseri kesinlikle herkes okumalı diyor şiddetle tavsiye ediyorum... Kitabınız bol keyfiniz daim olsun... Sevgili @dilekgormezofficial sizi çok geç tanıdığım için özür dilerim.Artık fanatik okuyucularınıza bir yenisi eklendi. Kaleminiz hep daim olsun... #alıntılar "Bazı babalar yoktur ve kendilerinden büyüktür yoklukları. Benim babamın varlığı eve sığmıyordu o yüzden yoktu." (Syf: 53)
Aşka Özür DiletmemDilek Görmez · İnkılap Kitapevi · 2022201 okunma
10/10
·378 syf.··
2026 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:00
Nasıl okudum, nasıl bitirdim bilmiyorum. Duygularımı da ifade edemiyorum. Betimlemeler, konunun işleniş şekli, gerçek bir hayat hikayesini gerçekten yaşatarak anlatmak; ancak bu kadar güzel olabilirdi. Kitabın sonunda aklımda kalan sorular oldu. Mesela Tatyana, Bekir gittikten sonra ne yaptı? Ama bu ve diğer sorularımın hepsi cevapsız kaldı. Çünkü bu kitap bir kurgu değil, gerçek bir hikaye. Ve bu hikayeyi sadece yaşayan kişinin bildiği kadarıyla biliyoruz. Kitaptan aldığım en etkileyici ders; hayatın boyunca Allah'tan korkarak, onurla yaşarsan; Rabbim her yerde karşına kapılar açıyor. Senden nefret edenler bile saygı duymaya başlıyor. Ve adın yıllarca kitaplarda anılıyor. "Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır" ayeti kerimesinin sürekli tekrar edilmesi, "yardım etmek için uzandığın el kendi elindir" vurgusunu kitabın sonunda derince hissetmemiz de aldığım derslerden bir kaçı. Özetle; tavsiyemdir. Hem kendime, hem başka okurlara..
Yollar Dönüşe GiderNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20221,342 okunma
6/10
·304 syf.··
2026 22. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:41
Melisa Şentürk'ün yazdığı Bu kitap başkalarının tanımadığı kişilerle konuşmaması gerektiğini örnek bir kitap.... fakat kitap bu kadar uzun sayfalar olmalı mıydı Bence boş boş kağıt harcanmış daha kısa bir kitap olabilirdi bir saat gibi bir sürede kitap bitti 304 sayfalık bir kitap Ama kitabın bazı sayfalarında hiçbir şey yok tamam konusu güzel olabilir ama kitap Bence daha kısa olmalıydı kesinlikle günümüzde kitap fiyatları zaten maliyetli artik bu kitap için bu fiyat cok fazla fikrimce...
KullanıcıMelisa Şentürk · Ephesus Yayınları · 202669 okunma