10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:12
Jack London benim ortaokul aşkımdı. Dolayısıyla onunla çok özdeşleştirdiğim Martin de . Ama yaşım ilerleyip tekrar okuyunca bakıyorum da aslında iki karakter ortak noktaları olsa da aslında düşünce olarak birbirine zıt karakterler. Yine de Martine olan sevgim ve hayranlığım aynı ortaokul yıllarımdaki gibi. Dünyada aradığını bulamadığın, hayata tutunamadığın için çok üzgünüm Martin. ( Sanırım bu kitabı okumayanlar için bir hayal kırıklığı olmaz. Okumayanlar bile kitabın sonunda Martine ne olduğunu biliyor.) Ne yazsa okurum dediğim bir yazar olduğu için tarafsız olamam Jack London hakkında ama mutlaka okuyun, keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:40
“Gitti ammâ ki neylesin bî-çâre Âteş-i dille cân ü dil pâre” Şeyh Galib’in henüz 26 yaşındayken, “Nâbî’nin Hayrâbâd’ından daha iyisi yazılamaz” iddiasına meydan okuyarak 6 ay gibi kısa bir sürede kaleme aldığı Hüsn ü Aşk, Türk edebiyatının sadece en parlak mesnevilerinden biri değil, aynı zamanda tasavvufi ve alegorik bir şaheser Kitap, aynı kabilede doğan, birbirlerine aşık olan Hüsn (Güzellik) ile Aşk’ın hikayesini anlatır. Ancak bu sıradan bir kavuşma hikayesi değildir. Kabile büyükleri, Aşk’ın Hüsn’e kavuşabilmesi için onu Kalp Diyarı’na (Diyâr-ı Kalb) gönderir ve oradan Kimya’yı getirmesini şart koşar. Aşk’ın çıktığı bu yolculuk, aslında insanın kendi içine, nefsine ve hakikate yaptığı yolculuğun (seyr-i sülûk) ta kendisidir. Yol boyunca karşılaştığı engeller, devler ve cadılar insanın dünyevi hırslarını ve nefsin oyunlarını temsil ederken; ona rehberlik eden Suhan (Söz/Akıl) ise mürşid-i kâmili simgeliyor. Aşk o kadar acı çekip, o kadar yol yürüdükten sonra anlıyor ki: Aradığı Hüsn, aslında kendisinden başkası değilmiş. Yol da kendisiymiş, yolcu da, o uğruna canını dişine taktığı sevgili de... Bizim de hayatta peşinden koştuğumuz, “O olmadan asla mutlu olamam” dediğimiz şeyler (başarılar, sevgiler, unvanlar) aslında günün sonunda dönüp dolaşıp kendi içimizde tamamlamamız gereken eksiklikler değil mi? Aşk’ın geçtiği o zorlu yollar, aslında bizim kendi nefsimizle, egomuzla verdiğimiz mücadeleymiş meğer. Hikayenin sonunda Aşk’ın anladığı o büyük sır, edebiyat tarihinin en ters köşe ve en sarsıcı finallerinden biridir: Aşk, aslında Hüsn’ün ta kendisidir. Yol da yolcu da aranan da aslında tek bir kaynaktan ibaret Hüsn ü Aşk, aceleyle okunup bitirilecek bir kitap değil; her beytin üzerine dakikalarca düşünülecek bir tefekkür yolculuğu. Klasik edebiyatımızın bu
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,682 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hassas kalpliler okumasın…
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 17:33
Keşke bu kitap hiç yazılmasaydı ve ben de hiç okumasaydım..! Kitabı bitireli haftalar oldu ama yorumunu bile yapamadım daha. İçim paramparça, tarifsiz bir hüzün bıraktı bende. Bir grup psikiyatrist ve psikolog, fareler üzerinde bir deney yapar. Zekayı yapay olarak yükseltmeye çalışırlar. Algernon isimli bir deney faresinde deney başarılı olur ve zekası normal seviyenin çok üstüne çıkar. E madem öyle bunu neden insanlarda denemiyoruz diyerek Charlie’yi denek olarak seçerler. Charlie, zihinsel engelliler sınıfındaki en azimli adamdır. Fakat bilim insanları, fareler üzerindeki deneyin tüm çalışmalarını henüz tamamlamamıştır. Farenin zekası fazlasıyla yükselmiştir ancak zaman içinde nasıl bir değişim göstereceği henüz bilinmemektedir. Bu süreyi beklemeden Charlie’yi ameliyata alırlar. “Not: Lütfen eğer vaktiniz olursa Algernon’un arka bahçedeki mezarına birkaç çiçek koyun olurmu.” “Dışarıda hava soğumaya başladı ama ben Algernon’un mezarına hala çiçek koyuyorum. Bayan Mooney bir farenin mezarına çiçek koymak aptallık diyor ama ona Algernon’un özel bir fare olduğunu söyledim.” “Kendimi anlamazsam bütün bir insan olamam…” “Gündüzleri - düşündüm, okudum ve yazdım; ve geceleri de - kendimi aradım.” “Önemli olan şey, ne olursa olsun yukarıya doğru koşmaya devam etmekti.” “Sadece yalnız bırak beni… Ben kendim değilim. Paramparça oluyorum ve seni burada istemiyorum.” “Hayata neden hep bir pencereden baktığımı bir anlasam…” “İşte, tam böyle sevmiştik birbirimizi, gece sessiz bir gündüze dönüşene kadar.” “Bana neler oldu? Neden dünyada bu kadar yalnızım ben?” “Benim ışığımın senin karanlığından daha iyi olduğunu kim iddia edebilir?”
Alıntı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Elveda Osman
8/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:34
Belki saatler içerisinde bitirilecek kitabı 15 günde bitirdim var bi sebebi . Kitabı okumama sebep olan ve tarafıma gönderen @SenaBkts hocaya şükranlarımı sunuyorum. (Bu öyküler, Mart 2017-Nisan 2022 tarihleri arasında Kafa dergisinde aralıklarla yayımlanmış olup, hepsi gözden geçirilmiştir. “Düelloya Müelloya Gitmiyorum Osman” bu kitap için özel olarak yazılmıştır. Çizimlerin tamamı yine bu kitap için Aylin Balboa tarafından yapılmıştır.)[kitaptan alıntı] Eser;yazarın kendine özgü duygusal diliyle örülmüş öykülerden oluşan bir derleme. Gündelik hayatın sıradan görünen anlarını derin bir içsel yankıyla anlatıyor; kimi zaman ironik, kimi zaman hüzünlü ama her zaman içten, dili sade ama yoğun. Her cümle, bir iç sesin yankısı gibi. Mizahı da duygusallığı da barındırır. Eser aşağıda yer alan konu başlıklarından müteşekkildir. En çok alıntı eklediğim eser. Ayrılmalıyız Osman. Barışalım mı Osman? Senin canın sağ olsun Osman Ben turada tekliyorum Osman Hiç bilmiyorum Osman Ben artık istemiyorum Osman Yuvarlanıp gidiyorum Osman Yeni bir yıla daha, yine seninle başlamak istemezdim Osman Senden ayrılmaktan bıktım Osman Daha ne olsun Osman! Düelloya müelloya gitmiyorum Osman Aman ne bileyim Osman Bizden büyük hayat var Osman Ateş kala sıcak, fazla uzaklaşmış olamam Osman Oturdum, geçmesini bekliyorum Osman Gülelim gitsin Osman Biz biliyoruz da mı yaşıyoruz Osman? Tadilattayız Osman İyi ki doğdum be Osman! Astalavista Osman Tüm Osman'lara Selam Olsun.
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 2. kitabı
·
2993 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Mart ayını Yabancı Yayınları nın #gokyuzunetutunurken kitabıyla kapattım. Sayfa düzeni olarak şiir gibi yazılmış kitap. Genç bir kız ailesi hakkında ki sırları öğreniyor ve peşi sıra ihaneti, kabullenmeyi, affetmeyi, yeniden güvenmeyi de acı bir şekilde öğrenmesi gerekiyor. Farklı bir tarzda yazılmasına rağmen duygusunu gayet güzel aktarmış. İlk sayfalarda yazımından dolayı gözlerim illede kafiye aradı, ama normal okumaya başlayınca çok çabuk içine aldı ve hızla ilerledi sayfalar. Bir kaç alıntı paylaşmak istiyorum. "Ben yalanlar üstüne kurulmuş bir ailenin parçası olamam; artık her şey gün yüzüne çıktığı için beni aralarına çekebileceklerini sanıyorlar, ama ben çoktan uzaklaştım bile..." "Soğuğun içine atladım sayısız binaların arasından geçip, başka insanların pencerelerinden içeri daldım. Daha sıcak bir hava ararken çatılardan fırlayıp uçarak gökyüzüne tutundum..." "Bir ay: mevsimlerin değişmesi için gereken zaman, yazın yarısından daha az bir süre, bir bebeğin geceyle gündüzü ayırt etmeyi öğrenmesi için gereken zaman. Hayatımın dağılması bundan daha az bir zaman aldı..." 31.03.2018
Gökyüzüne TutunurkenCordelia Jensen · Yabancı Yayınları · 2017215 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 05:23
Serinin ikinci kitabı olan canavarlarda hüzünlüdür, bana garip bir şekilde insanın olduğu ve olabileceği kavramlarını çok net hatırlattı. Luzuia ve Luxuria ikisinin ruhlarının bir olması luzuia'nın potansiyeline rağmen, luxuria gibi olamam korkusu ve kendini sürekli sabote etmesi ,insanın en büyük düşmanının yine insanın kendisi olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor. Nagihan gökçe kabal özellikle kadın haklarına ,eserlerinde çok fazla yer vermesiyle gönlümde taht kuruyor . Bir çok kadının cadılıkla itham edilip yakıldığı Orta Çağ'a inanılmaz göndermelerde bulunmuş. Bu insanlık Tarihi'nin en cahil ve iğrenç trajedisine gönderme yaparken aynı zamanda Luxuria'nın manolya'yı yakılmaktan kurtarması sonucu uğradığı ihanetle bizlere bazen bazı şeylere edilen müdahale nin nelere mâl olabileceğini hatırlatmıştır. Lorenzo karakterini oluştururken büyük bir sabır gösterdiğine eminim :) çünkü Lorenzo ismini okudukça sinir sistemim çöktü . Aşk konusunda yorum yapmak istemiyorum çünkü artık insan olarak bir şeyler hissedebildiğimi bile bilemiyorum sidra o yüzden yok... İnanılmaz bir emek ve kurgu var kesinlikle okunmaya değer bir eserdir. Özellikle kadın arkadaşlarım için öneriyorum. Kendi hikayesini yazmaya çalışan her kadın için...
Canavarlar da HüzünlüdürN. G. Kabal · Dex Yayınları · 2025400 okunma