Şehzade katili olmazsaydı ne olurdu ?
Şehzade katli Osmanlı’nın hanedan içi istikrarını sağlamak için uyguladığı sert ama etkili bir yöntemdi. Eğer bu sistem hiç uygulanmasaydı veya daha yumuşak bir yöntem seçilseydi, Osmanlı’nın kaderi önemli ölçüde değişebilirdi. İşte olası senaryolar: 1. İç Savaşlar ve Taht Kavgaları Artardı Şehzadelerin öldürülmemesi, sürekli olarak taht için yarışan rakip prensler yaratırdı. Bu durum, özellikle güçlü bir padişahın ölümü sonrası sık sık iç savaşların çıkmasına neden olabilirdi. Bu tür taht mücadeleleri Osmanlı’yı içeriden zayıflatır ve parçalanmaya sürükleyebilirdi. 2. Merkezi Otorite Daha Zayıf Olabilirdi Güçlü bir merkezi otorite yerine, hanedan içindeki farklı şehzadeler veya aileler arasında iktidar mücadeleleri yaşanır, devletin karar alma mekanizmaları zayıflayabilirdi. Osmanlı, Timur İmparatorluğu veya Safevîler gibi hanedan içi kargaşalarla çöküş sürecine erken girebilirdi. 3. Kardeşler Arasında Bölünmeler Olabilirdi Osmanlı, Avrupa’daki hanedan bölünmeleri gibi parçalanabilirdi. Örneğin, Roma İmparatorluğu’nun Doğu ve Batı Roma olarak ayrılması gibi, Osmanlı da Batı ve Doğu Osmanlı olarak ikiye ayrılabilirdi. 4. “Ekber ve Erşed” Sistemi Daha Erken Getirilebilirdi Şehzade katli yerine, en büyük ve en olgun olanın başa geçmesini sağlayan “Ekber ve Erşed” sistemi (I. Ahmet döneminde getirildi) daha erken uygulanabilirdi. Bu, taht mücadelelerini azaltabilirdi ama yine de etkili olmazsa taht kavgaları devam edebilirdi. 5. Osmanlı Daha Demokratik Bir Monarşiye Evrilebilirdi Şehzadelerin hayatta kalması, bazılarını güçlü eyalet yönetimleri veya meclis benzeri sistemler kurmaya yönlendirebilirdi. Ancak bu, Osmanlı’da merkezi otoritenin zayıflaması ve hanedan içi siyasi rekabetin artması anlamına gelirdi. 6. Avrupalı Devletler Osmanlı İçindeki Çatışmalardan
Tarih-Araştırma
dünyayi perde arkasindan yönettigi iddia edilen ve gözümüzün gördügü her yere subliminal mesajlar ekleyen illuminati gerçekten var mi? yoksa bu da birilerinin ilgi çekip para kazanmak için sömürdügü bir komplo teorisi mi? o hâlde baslayalim ve efsanevi illuminati örgütünün bilinen tarihine bir göz atalim. komplo teorilerinde sikça kargumiza çikan bu örgütün yapisina deginelim ve hakkin-da akan iddialarin kritigini yapalim. tabii isin bu kismi biraz karsik. çünkü günümüzde alakal alakasiz birçok orgüt, grup ve çesitli olaylar illuminati hikâyeleri bashgi altnda birbirine girmis vaziyette. birbirinden ayiklamast aor bir bilgi kaosu ile kars: karsyaynz. ama bir yandan da son derece ilginç ve irdelenmeye deger bir mevzu oldugu da su götürmez bir gerçek. illuminati ilk defa 1776 yrlinda, bugünkü almanyann bavyera eyaletindeki bir üniversitede ortaya çikti. bavye-radaki ingolstadt üniversitesinde kilise hukuku dersleri veren prof. adam weishaupt, o dönemlerde bir aydinlan-ma yasamaktaydi. ona göre insanligin devami ve ilerle-yisi için daha fazla özgürlesmesi gerekiyordu. fakat kilise bunun önünde çok büyük bir engeldi. ve bunun üzerin adam weishaupt, çevresindeki diger entelektüel dostla-riyla da bu fikirleri paylasti ve tasarisi ciddi anlamda kar-silik buldu. ona göre bu hareket entelektüel bir hareket olmak zorundayd1. elit sinif tarafindan dizayn edilmeliy-di. ilk safhada halktan bu harekete destek bulmak çok da mümkün görünmüyordu. önce elitler organize olmalydi; daha sonra halk isin içine dâhil edilmeliydi. bu yüzden o ve çevresindeki diger akademisyen arkadaslariyla hareketin tasarlanmasi üzerine görüsmelere basladi. ne var ki güçlü bir örgüt kurabilmenin yolu hâlihazirdaki güclü bir örgüte katilmaktan geçiyordu. adam weishaupt da öyle yapti ve kisa bir süre sonra
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
dünyayi perde arkasindan yönettigi iddia edilen ve gözümüzün gördügü her yere subliminal mesajlar ekleyen illuminati gerçekten var mi? yoksa bu da birilerinin ilgi çekip para kazanmak için sömürdügü bir komplo teorisi mi? o hâlde baslayalim ve efsanevi illuminati örgütünün bilinen tarihine bir göz atalim. komplo teorilerinde sikça kargumiza çikan bu örgütün yapisina deginelim ve hakkin-da akan iddialarin kritigini yapalim. tabii isin bu kismi biraz karsik. çünkü günümüzde alakal alakasiz birçok orgüt, grup ve çesitli olaylar illuminati hikâyeleri bashgi altnda birbirine girmis vaziyette. birbirinden ayiklamast aor bir bilgi kaosu ile kars: karsyaynz. ama bir yandan da son derece ilginç ve irdelenmeye deger bir mevzu oldugu da su götürmez bir gerçek. ayhan tarakci illuminati ilk defa 1776 yrlinda, bugünkü almanyann bavyera eyaletindeki bir üniversitede ortaya çikti. bavye-radaki ingolstadt üniversitesinde kilise hukuku dersleri veren prof. adam weishaupt, o dönemlerde bir aydinlan-ma yasamaktaydi. ona göre insanligin devami ve ilerle-yisi için daha fazla özgürlesmesi gerekiyordu. fakat kilise bunun önünde çok büyük bir engeldi. ve bunun üzerin adam weishaupt, çevresindeki diger entelektüel dostla-riyla da bu fikirleri paylasti ve tasarisi ciddi anlamda kar-silik buldu. ona göre bu hareket entelektüel bir hareket olmak zorundayd1. elit sinif tarafindan dizayn edilmeliy-di. ilk safhada halktan bu harekete destek bulmak çok da mümkün görünmüyordu. önce elitler organize olmalydi; daha sonra halk isin içine dâhil edilmeliydi. bu yüzden o ve çevresindeki diger akademisyen arkadaslariyla hareketin tasarlanmasi üzerine görüsmelere basladi. ne var ki güçlü bir örgüt kurabilmenin yolu hâlihazirdaki güclü bir örgüte katilmaktan geçiyordu. adam weishaupt da öyle yapti ve kisa bir
Önerme, Totoloji, Antikahraman
_Önerme (Görüş, düşünce, fikir)_ _Mantıkta, doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir ifadelere denir. En az iki terimden oluşan, içinde en az bir yargı ve bir doğruluk değeri taşıyan cümlelerdir. Soru ve emir tümceleri önerme olamaz çünkü bir soru ve emir doğruluk ifade etmez. öznel ve din konusu da önermelerin dışındadır. Önermeler bir yargı bildirmelidir. _Önerme Türleri_ _1- Nitelik bakımından: Olumlu ve Olumsuz. _2- Nicelik bakımından: Tümel, Tekil ve Tikel. Tümel: Konu hakkında her şeyi kapsayan; “her insan canlıdır” Tekil Tek bir kişiyi veya parçayı ilgilendiren. Onur akıllıdır. Tikel : Bazılarıyla ilgili. Bazı öğrenciler çalışkandır. _Her nesne ve olay tekildir. Bundan ötürü tüm öbür nesne ve olaylardan ayrılır. Ama her tekil nesne ve olay, aynı zamanda, öbür nesne ve olaylarla ortak yanlar da taşır. Bu ortak yanlar, bir grup nesne ve olaya özgüyse tikel, tüm nesne ve olaylara özgüyse tümeldir. Demek ki bir tür özellikleriyle tekil olan, başka bir tür özellikleriyle tikel, ve daha başka özellikleriyle de tümeldir. Demek ki tekil, belli koşullarda tikel ve tümel durumuna dönüşebilir. _3- Yapıları bakımından: Basit(Kategorik) ve Bileşik(şartlı) Tek yargı bildiren önermeye basit; birden fazla yargı bildiren ve bağlaçlarla bağlanan önermelere, bileşik önerme denir. Karmaşık önermeler : Bazı durumlarda özne ve yüklem açıklamalı verilmiştir. Bunlara, karmaşık önermeler de denir. Karmaşık önermeler, basit önermeler içerisinde değerlendirilirler. Mesela “Uzay, fethedilmiştir.” basit bir önermedir. “Tarih boyunca insanların ilgisini çeken uzay, meraklı insanlar tarafından fethedilmiştir.” cümlesi de basit bir önermedir; fakat aynı zamanda karmaşık önermedir de _4- Kiplik bakımından: Yalın, Zorunlu ve Mümlün _Kiplik, bir yargı üzerine verilen yargıdır. Kipli önermeler tek
Hayat
_Atatürk_ İktisat, ingiliz'in çekilmesi, Lenin, Şapka...
_İzmir İktisat Kongresi Açış Söylevi -1923_ _Ekonomi demek, her şey demektir. Yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne gerekse onların tamamı demektir. Efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve düşmesi sebeplerini ararken birçok siyasî, askerî, sosyal nedenler bulmakta ve saymaktadır. Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselmesiyle, düşmesiyle ilgili ve ilişkili olan milletin ekonomisidir. Gerçekten Türk tarihi araştırılırsa bütün yükselme ve düşme sebeplerinin bir iktisat meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır. Başarılı olmak için çok çalışmak gerektiğini bilmeliyiz. Memleketimiz ziraat memleketidir. Bu yüzden halkımızın çoğunluğu çiftçidir, çobandır. Bundan dolayı en büyük kuvveti, kudreti bu alanda gösterebiliriz ve bu alanda önemli yarış meydanlarına atılabiliriz. Bence yeni devletimizin, yeni hükümetimizin bütün ilkeleri, bütün programları iktisat programından çıkmalıdır. Çünkü demin dediğim gibi her şey bunun içinde yerleşmiştir. Bugün var olan fabrikalarımızda ve daha çok olmasını umduğumuz fabrikalarımızda kendi işçimiz çalışmalıdır. Rahat ve mutlu olarak çalışmalıdırlar ve bütün bu saydığımız sınıflar aynı zamanda zengin olmalıdır ve hayatın gerçek lezzetini tadabilmelidir ki, çalışmak için kudret ve kuvvet bulabilsinler. Efendiler, görülüyor ki, bu kadar kesin ve yüksek bir askerî zaferden sonra bile bizi barışa kavuşmaktan engelleyen nedenler, doğrudan doğruya ekonomik nedenlerdir. İktisadî düşüncelerdir. Çünkü bu devlet, bu millet iktisadî hâkimiyetini sağlarsa o kadar kuvvetli temel üzerinde yerleşmiş ve yükselmeye başlamış olacaktır ve artık bunu yerinden kımıldatamazlar. İşte düşmanlarımızın, gerçek düşmanlarımızın, bir türlü rıza göstermedikleri budur. _Arkadaşlar, kılıç ile fetih yapanlar, sabanla fetih yapanlara
Soldaki bütün devletler sağdaki minnacık kara toprağına karşı birleşmiş savaşıyorlar. ABD’nin savaş gemisi Akdeniz’e ulaştı. İngiltereninkiler yolda. Fransa hazırlık yapıyor. Almanya konuşmaya başladı. ABD yarın olası protestolar için izindeki tüm polis ve güvenlik güçlerini göreve geri çağırdı. Fransa Filistin yanlısı gösteri yapanların tutuklanacağını açıkladı. İsrail sivil Yahudilere silah dağıtıyor. Belli ki bildikleri başka şeyler var. Çok büyük bir saldırıya hazırlanıyor olmalılar. ABD bunun bir din savaşı olduğunu zaten söylemişti. Yeni bir Haçlı savaşı ile karşı karşıyayız. Olay bu sefer çok farklı. Cihad, ben de dahil olmak üzere her Müslümanın üzerine farzdır. Ona göre gözünüzü gönlünüzü aklınızı açık tutun.