Bir şirketin yaptığı pislikler oradan binlerce insan ekmek parası kazanıyor diye yenilip yutuluyor. Kapitalizm böyle bir belâdır.
Allah'ım rızkın senden geldiğine iman ettir bizi. Senden gayrısının rızık dağıttığı gafletinden uyandır bizi. Rızık endişesi ve garantisi arasında nerede durmamız gerekiyorsa orada tut bizi. Verdiğin rızkı idrak edecek kadar irfan sahibi kıl bizi.
Bize merhamet et. Bizi bağışla.
Toplumda -özelikle 2000 kuşağına dair- her kesimin yaptığı ve kabul ettiği bir genelleme var: Dinsizleşme
Yine herkesin kabul ettiği bir "kötüye gitme" hatta "kötüden betere gitme" diye bir durum söz konusu.
Yıllarca İslâm'ı kötüleyenler bu duruma ne diyorlar acaba? İslam kötü bir şey, dinsizlik daha güzel bir şeyse eğer Türkiye'nin dinsizleşerek daha iyi yerlere gelmesi gerekmiyor muydu? Sonuçta iyilerin arttığı, uyanmış, akla, bilime, sanata daha çok önem veren bir toplumun kaçınılmaz olarak ülkeyi daha iyi hâle getirmesi gerekir. Bilimsel konuşmak gerekirse bir bardak çamurlu suya ne kadar duru su eklerseniz rengi o kadar açılır.
Oysa bizde tam tersi oluyor su daha çok kararıyor. Bu durum eklenen suyun (dinsizleşme) içinde bulunduğumuz sudan daha çamurlu olduğunu gösteriyor.
(Bu durum kendimizi dinsizlerle mukayese etme gibi bir hataya sürüklememeli. Bu bizi daha iyi bir insan-toplum haline getirmez. İslâm, iyilikte yarışın diyor. Dolayısıyla iyilerle yarışın. İyi milletlerle, iyi ümmetlerle...)
Dün akşam iş çıkışı kurumdan bir abi alel acele bir yere yetişmeye çalışıyordu.
Migros açılışı varmış meğer.
Geçen yıl bizim arka sokakta tek odalı kadın kuaförü açılışına Ardahan Belediye başkanı gelip kurdele kesmişti.
2 ay önce belediye başkanı aracın camını indirip bana el sallamıştı.
Burada her şey iç içe. Dedi kodu severler bu şehirde hiçbir şey kaçırmaz.
Ama karıyla kışla derdi olmayan için güzel şehir.
Denizi gördüm düşlerimde
uykumda ondan güldüm baba
düşlerim bir içim su gibi
su içinde suya daldım baba
deryalardan halliceymiş gözlerim
şairler böyle dedi
bir de sen,
âh sen, dediniz Ahsen, gül de
Gülce yakışsın yüzüne...
hayret ettiniz hayretime
denizi görmek,
diz çökmekti bence
her yer mi mavi
yoksa gözlerim mi
çikolatalar mı tatlı
yoksa ellerim mi
ayırt edemedim bu keşmekeşi
hayret ettim güldüm,
mavi yakıştı yüzüme
gözlerimden baktınız denize.
|yakuphan