📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakat Şeyh-i müşfik, kendisini okuyanlara izhar-ı nazar-i re'fetle: "Bârî Teala'ya şerik olduğunu farz edenlere ehemmiyet vermeyiniz, onlara Allah'ın birliğini isbat için delil getirmeye kalkışmayınız! Zira müşrik olan sizinle beraber Hâlik Teala'nın vücudunu tasdik ediyor, fakat sizden fazla olarak, bir de şerik-i Bârî olduğunu iddia eyliyor. O halde şu dava-yı bâtılını isbat etmek ona düşer" buyuruyorlar. Ne ince bir muhakeme!
"Paranla satın aldığın esirlerine hüsn-i muamele eyle. Zira bunlar senin kardeşlerindir. Onların hakkında nasıl muamele edeceğini görmek için [63] Allah onları sana teslim etti. Sen de Allah'ın bir kulusun. Binaenaleyh, Hak Teâlâ hazretlerinin kendi hakkında nasıl iyi muamele etmesini istiyorsan sen de köle, cariye ve hizmetçilerine öyle muamele etmelisin ki, fazl u merhamet-i ilâhiyeye muhtac olduğun günde o suretle mazhar-ı mükâfat olursun".
Kâğıdın nedretine, tıbâ'atın henüz icad edilmemiş olmasına rağmen, o asırlarda her ilim üzerine yazılmış olan kitapların kesretine, nefasetine, tenevvu'una hakikaten taaccüb olunur. Hele, vesait-i nakliyenin henüz ata ve deveye münhasır olduğu bir zamanda, meselâ Buhara'da yazılmış bir kitabın pek az bir vakit içinde Endülüs'e kadar gitmesi ve bunun gibi Mağrib'de telif edilmiş kitapların İran ve Türkistan'a kadar elden ele geçerek intişar eylemesi, o zamandaki Müslüman maarifperverliğine ve bütün akvâm-ı İslâmiye arasındaki harsî tesanüde en bariz bir delildir.