Yokluğun birilerinin varlığına tesir etmesi gerekir. Etmiyorsa, kimse için önemli olmamışsın, kimsenin hayatında boşluğu hissedilecek bir yer dolduramamışsın demektir bu. Uçsuz bucaksız bir yalnızlığın orta yerinde yaşamışsın demektir.
Bir şeylerin başlaması hep başka bir şeylerin bitmesine denk düşer. Biri bir diğerine dönüşüp size ekleniverir. O zaman geride bıraktığınızı sandığınız her şeyi farkında olmadan yanınıza katarak, peşiniz sıra sürüklenerek yolunuza devam edersiniz. Bunun için yıllar geçtikçe yürümek biraz daha zorlaşır. Ardınızda sürüklenen gürültücü teneke parçalarını göremezsiniz. Kafanızın içinde uğuldamakta olan sesin nereden geldiğini öğrenmek için doktor kapıları aşındırdığınız bile olur. Size bazen arkanıza dönüp bırakmanızı söylerler. İşte tüm bu peşinizdeki kalabalıktan dolayı kararlarınız ve değişimleriniz geçmişinizden bağımsız değildir. En önemsiz kararınızda bile artık hatırlamadığınız küçücük bir anının, geçmişe ait minicik bir hatıranın rolu olabilir. Ama bu durumun sizi ve yaşadıklarınızı karmaşıklaştırdığını ya da önemli kıldığını sanmayın sakın. Çünkübbu herkesin başına gelir. Yani, bir kişi, mesela ben, ancak herhangi başka biri kadar özel ve kıymetli olabilirim. Aynada gördüğüm zavallı, bana her şeyin nasıl başladığını soruyor. Cevap verebilmek için önce nelerin bittiğini hatırlamalıyım.
Benim de en fazla diğerlerininki kadar karmaşık bir hayatım oldu. En fazla o kadar acıklı, en fazla o kadar neşeli. Herkesin tek bir hayat yaşamak şansı elde ettiği ve kendi sıradan hayatını biricikleştirmek derdine düştüğü, buna inanmaya ihtiyaç duyduğu bir dünyada, bu ilkel arzumu öldürmeyi az çok becerdiğime inanıyorum. Artık kendimi önemsemeye, öyle ya da böyle bir şekilde dünyanın merkezine koymaya çalışmıyorum. Bu tür bir çabanın sadece beni ilgilendiren, kimsenin farkına bile varmadığı ve dolayısıyla amacına ters düşen saçma sapan bir ruh hali olduğunu fark ettim belki de. Başıma taş düşmedi, müthiş bir hakikate uyanmama vesile olacak efsunlu bir düş de görmedim. Bir olay yaşayıp da hayatının seyrini değiştirmeye karar verenlerden değilim ben. Bu bile kendini ve yaşadıklarını gereğinden fazla ciddiye almak değil midir?