olivia

Yılmadım, bazen yazmaktan değil, kendimden vaz geçtiğim oldu elbette. Yeryüzünde yaşayamadığım gibi, ölmem de uygun görülmedi. Ateizm ile agnostik algı arasına sıkıştım bilinç aralığından geçerken. Ne inandım ne de inanmamayı marifet saydım. Mezarlık önünden geçerken müziğin sesini kısmak yerine, daha da açtım; ölüler de eğlenebilsin diye, eğer tanrı varsa. Eğer tanrı varsa diye canlıya saygı duymadım; canlı var diye saygı duydum. Eğer canlı varsa.Eğer tanrı varsa diye eşitlikçi, paylaşımcı olmadım; bu doğrudur zaten diye öyle davrandım. Eğer halk varsa. Eğer tanrı varsa diye karşı çıktım haksızlığa, faşizme; ideolojik bir giysi giydiğimden değil.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir şehri arkadaş edinmek için ağlıyoruz bazı gecelerde; yoksa yalnızlık umrumuzda değil.
Sen kendine eş değil, sonu baştan belli macera arıyorsun der mi giden birileri hep.
Bu benim gerçeğim. Durmayıp şarkı söylemek. Durmayıp yalnız kalıyorum. Ufacık, yeşilli adalarda. Yalnız kalmaya savaşıyorum. Kadınlarla. Erkeklerle. Çocuklarla. Tarihlerle, Bilimlerle, Kalabalıkla savaşıyorum.
Umutsuzduk. Umutsuz kalmak iyiydi. İyiydi, dinlendiriyordu. Dönendiriyordu. Kara kara kuyulara kapandık. Korktuk. Çıkmadık.