Eda Ölmez

Eda Ölmez
@olmezedaa
Almanca Öğretmeni
Lisans
M.Kemalpaşa/ Bursa
14 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·203 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 13:29
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu Beyaz Zambaklar Ülkesinde. Her öğretmenin mutlaka okuması gereken bir eser dendiğinde sıkıcı bir eser olacağını düşünmüş ve okumayı da geciktirmiştim. Ancak başladıktan sonra aktı gitti. Nasıl bittiğini anlayamadım bile. Dili sade ve oldukça akıcı bir içeriğe sahip. Her cümlesi bir ders niteliğinde diyebilirim. Mustafa Kemal'in bu kitaba bu kadar önem vermesinin sebebi ancak okuyunca anlaşılabilir.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Olympia Yayınları · 2020124,6bin okunma
Reklam
8/10
·312 syf.··
2020 14. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2020 13:08
Favori bilim-kurgu kitabımı sanırım buldum. Tek bir hikayeye ya da tek bir ana karaktere sığınmamış kitap. Bir sürü hikaye ve bir sürü karakter anlatılmış. Bir ana karakter üzerine kurulmamış, onun ütopik serüvenlerini anlatmamış. Kısa kısa bir sürü hikaye işlenmiş. Hikayelerin ortak noktası insanoğlu-kötü karakterimiz. “İnsanın içindeki insan olmayanı görmeyi yeğlerim.” diyor Mars Yıllıklarında Bradbury. Bize bizi anlatıyor bu kitapta. İçimizdeki acımasızlığı yüzümüze çarpıyor; insanoğlu budur, bundan öteye de gidemez diyor. İnsanoğlu olarak nereye gidersek gidelim içimizde bizimle beraber hırslarımızı, açgözlülüğümüzü de götürüyoruz. Bu da beraberinde yıkımı ve yok olmayı getiriyor. Bilimde, sanatta ilerledikçe daha iyi bir hayat yaşamak daha iyi insanlar olmak mümkünken biz ne yapıyoruz?  Birbirimizi ve nihayetinde de kendimizi yok ediyoruz.
Mars YıllıklarıRay Bradbury · İthaki Yayınları · 20202,194 okunma
9/10
·256 syf.··
2020 13. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2020 11:10
Ilk defa sadece adına bakarak bir kitap aldım. "Ikarus" enn sevdiğim mitolojik karakter. Güneşe aşık olup ona doğru kanat çırpan İkarus. Güneşten sahte kanatlarındaki balmumu eriyip denize çakılan İkarus... Yazar kendini İkarus'la özdeşleştirmiş bu hikayede. Bir anlam arayışına çıkmış ve satır aralarına da korkuları, cinselliği, faşizmi, anarşizmi, sömürgeciliği, insanın kutsal diye addettiği bir çok kavramı sığdırmış. "Senin kafandaki her şey güzelce düzenlenmiş bir karmaşa..." diyor Nerval, yazarımıza. Hayata dair fikirlerimiz, onu algılayışımız, ona anlam yükleme arayışımız bundan öteye gidemiyor işte. Güzelce düzenlenmiş bir karmaşa... Sahra'ya kendini bulmaya gidiyor yazar. Amacı oradan Tibet'e geçip anlamı bulmak. Ancak engellerle karşılaşıyor ve geçemiyor. Ve çölde savrulmaya başlıyor. Anlamı burada bulmaya çabalıyor. Sonunda ise acı gerçekle yüzyüze kalıyor. Aslında hayatın bir anlamı yok. Sadece yaşamak var. Kutsal olan ne varsa saçma, anlam içimizde. İçimizdeki tek anlam yaşamak. Yaşam içimizde. Ölene dek içimizde var olacak ve bizimle birlikte yok olacak.
İkarusAxel Jensen · Dedalus Kitap · 201946 okunma
7/10
·104 syf.··
2020 3. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2020 08:31
Dönüşümü incelemek aslında biraz zor. Çünkü bende bıraktığı etki biraz kademeli olarak ilerledi. İlk başta kitabı pek sevemedim. "Böcek metaforu" ne dahiyane(?) bir fikir bu böyle diye yorumladım. Bu fikrimi savunduğum süre zarfında da kitaptan çok sıkıldım. Bir zorunluluk olarak kitabı okumayı sürdürdüm. Ancak başta küçümsediğim bu metafor üzerine düşünmeye başlayıp günlük hayatımızdan örnekler bulmaya başladıkça kitabın beni içine çektiğini hissettim. Ve sonuç olarak zar zor birkaç sayfasını okuduğum kitabın nasıl bir anda bitiverdiğini anlayamadım. Şimdi üzerinden bir aydan fazla geçmişken hala bu metafor üzerine kafa yorduğumu görüyorum. Gregor'un böceğe dönüşmüş halde bile işe gitmeyi düşündüğü günleri çok da yabancı gelmiyor şahsıma. İçinde hala ailesi için yararlı olmanın yollarını arayan bu zavallı ruhun ailesi tarafından bir utanç kaynağına dönüşmesi, kilitli kapılar ardına saklanması ise kalbimi kırıyor. Başta her şeyiyle ilgilenen kız kardeşi için bile zamanla bir yük haline gelmesi bana kendimi sorgulatıyor. Kardeşimiz, annemiz, babamız, eşimiz yahut sevgilimiz kim olursa olsun sevdiğimiz kişilere işlevini yitirmiş ya da bozulmuş eşya muamelesi yapabilir miyiz gerçekten? İnsanoğlu olarak gaddarlık bu kadar genlerimize işlemiş midir? Eğlenirken, gezerken, tozarken, sevişirken, yerken, içerken veya öpüşürken sevdiğimiz o güzel adam ya da kadın yatağa düştüğünde içimizden ölse de kurtulsak diyecek akabinde de ölünce kırlarda piknik yapacak kadar kötü insanlar mıyız? Bu bağlamda Kafka içimdeki küçük Pollyanna'yı Karadeniz'in ters akıntılarına sürüklemiş gibi hissediyorum.
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2022267,7bin okunma
9/10
·163 syf.··
2020 5. kitabı
Öylesine basit ve sıradan görünen ama içinde böylesi fırtınalar kopmuş Herr Raif'in hikayesini 2.ye okudum. Zamanında farketmediğim nice duygular nice anlamlar buldum kitapta. Raif'in hikayesiyle o kadar çok sarmalanıyorsunuz ki adeta onunla ağlayıp, onunla gülüyor, onunla hüznün kollarında geziniyorsunuz. Satır aralarına bunca anlam sığdırmak... Hem ruhunuzu çalkantılara sürükleyen hem de büyük bir keyif veren güzel bir eser.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376bin okunma