9/10
·517 syf.··
2024 18. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 00:00
Martin Eden, aslında o klasik "çok çalıştı, inandı ve sonunda başardı" anlatan kişisel gelişim zırvalarından biri değildir. Aksine, "Cehalet mutluluktur, fazla okursan kafayı yersin" diyen, zirveye tırmanıp manzaranın aslında koca bir çöplük olduğunu fark eden bir adamın trajikomik uyanış hikayesidir. Aşk Uğruna Başlayan "İnekleme" Evresi ve Burjuva Balonu Olaylar tamamen Martin'in Ruth adında, porselen gibi kırılgan, zengin ve kültürlü "sandığı" bir kıza tutulmasıyla başlar. Martin tam bir denizci, kaba saba bir adam. Sırf kıza yaranmak, onun o "yüce ve elit" dünyasına girebilmek için yemiyor, içmiyor, uyumuyor; sabahlara kadar felsefe, sosyoloji, edebiyat ne varsa yutuyor. Ruth'u ve onun sınıfını Olimpos Dağındaki tanrılar sanıyor. Fakat Martin'in beyni açıldıkça, okuduklarını sindirdikçe bir gün o acı gerçekle yüzleşiyor: "Lan ben bu insanları gözümde ne büyütmüşüm!" Taptığı o burjuva takımı aslında kendi fikirleri olmayan, papağan gibi ezberledikleri ahlak kurallarını tekrarlayan, sıkıcı ve sığ tipler çıkıyor. Nietzsche'le Kafayı Sıyırmak Martin okudukça evrim teorisine ve Nietzsche'ye fena takar. İçindeki "Üstinsan" uyanır. "Ben güçlüyüm, en dipten geldim ve kendi irademle hepinizi ezip geçeceğim!" triplerine girer. Kendi zekasına ve potansiyeline o kadar inanır ki, herkesi (cahil bulduğu işçi sınıfını da, ikiyüzlü bulduğu zenginleri de) hakir görmeye başlar. Kimseye ihtiyacı olmadığını sanır. Ama Jack London burada arka planda bıyık altından güler ve bize şunu fısıldar: "Aşırı bireycilik ve kibir adamı işte böyle zehirler." Martin o kadar tek başına bir kavgaya girer ki, sonunda onu hayata bağlayacak tek bir dostu, inancı ya da dayanağı kalmaz. Şöhret Gelince Ortaya Çıkan Sahte Akrabalar Kitabın en büyük şakası ve Martin'in nihilizme çakıldığı yer son
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Puan vermedi
"Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var" dedi. "Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?" "Ölüme gidilmez. Ölüm sana gelir."
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·216 syf.··
2026 61. kitabı
Kendini kaybolmuş mu hissediyorsun? Yaşamak için hiçbir sebebin kalmadı mı? Varoluşunu sıkça sorguluyor musun? Çevrendeki herkes sana deli muamelesi mi yapıyor? O zaman Veronica Ölmek İstiyor kitabını oku, yarın bambaşka bir hayatın kapısını aralayacaksın...
1000Kitap
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,6bin okunma
8/10
·262 syf.··
2026 29. kitabı
Merhaba, sizlere yeni bir kitap önerisi ile geldim. @memphisyayinevi çıkan, Hatice DIRMIKCI kaleminden, #savaşçığırtkanı kitabını okudum. Öncelikle kitap fantastik türünde ve 259 sayfa. Kitap seri şekilde ilerleyecek ve serinin ilk kitabı. Türk geleneklerinden ve eski törelerden esintiler barındıran bir kitaptı. İçerik olarak kam şaman tarzı şeyler bize Türk kültüründen tanıdık yazarda bunları kitabında kullanmış. Farklı bir atmosfer katmış. Bir kadının tüm erkeklere karşı güçlü duruşunu okumakta ayrıca keyif verdi. Kitabın ayrıca fantastik olmasının dışında verdiği mesajlarda vardı. Yazar kadın karakterin güçlü duruşu, güvenin önemi, sevginin sadece kan bağı ile olmayacağı gibi konulara da önem vermiş. Kitabın genel anlamda sevdim. Kitabın sonu aslında tamamlanmış intikam alınmış gibi bitti ama devam edeceği için nasıl olacağını çok merak ettim. Olayların gidişatını çok merak ettim. İkinci kitabın çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Sizlerde fantastik türde okumalar yapmayı seviyorsanız tavsiyemdir. Kiana, Ece’sinin istediklerini yapmalı ve aynı zamanda kardeşi Kiaran için Kral Michal’in isteklerini yapması gerekir. Michal elinde kardeşini tutarak, onun savaş alanlarında gezip yardım etmesini sağlamaktadır. Kiana ise söylediklerini yapmakta ama kendine fırsat kollamaktadır. Cadıların Ece’si ona yardım edeceğini ve dediklerine uyarsa, kardeşinin zarar görmeyeceğini düşünmektedir. Fakat düşman olarak gördüğün her zaman düşman değildir, dostun ise her zaman dost olmadığı gibi. Kiana’nın Kamlar tarafından alınması ile işler değişir. Üstelik onu korumakla görevli Aghon ise bir kamdır. Kamlar ve cadılar birlikte hareket etmese de iki tarafında çıkarları aynıdır. Kiana’nın Ece’si Kraliçesi ise ilk onu gözden çıkarır. Kardeşi ile kan bağı olan Kiana, kardeşinin ölüm emri ile
Edebiyat
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202519 okunma
Puan vermedi·119 syf.··
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:27
“Kendine gel Türk, kendine gel Türk!” Olay batılı eğitim görmüş ama kimliğinin farkında olan aydın, şuurlu bilinçli bir Tatar Türk kızının ve ticaretle uğraşan ağabeyinin bir Osmanlı Türkü esir subay Mehmet Tolun Bey ile tanışması üzerine atılan fikri ve milli bir yolculuğun niyetiyle başlar. Bu sürece Bilal adını verdikleri Kont Zichy Bela adlı Türklüğünün bilincinde olan Macar Türkü bir subay da eşlik eder. Ve binbir plan, düzen ve nizam içerisinde hazırlandıkları fikri yolculuğa konulurlar. Bu yolculuk onların atalarına, milletlerine karşı bir vazifedir. Bu vazifenin geç teşekkül etmesine karşı hayıflanma ve kızgınlık, mahcubiyet ve kıskançlık vardır. Hayıflanma, kızgınlık, mahcubiyet atlarına karşıdır. Kıskançlık ise atalarının onlara bıraktığı ölümsüzlük anıtını bir Türk değil de Türk olmayanlar tarafından bulunması, incelenmesi ve işlenmesidir. Bu işlenmeye hiç güven duymamaktadırlar. Düşmanın onlara ölümsüzlüklerine dair panzehiri elleriyle sunacaklarını düşünmemektedirler. Dönemin şartları Türkler için ölüm kalım mücadelesinin verildiği elzem bir dönemdir. Cihan devletleri cihanşümul Türkleri tarihte hiç var olmamış gibi kazımak isterken köklerinin derinliğine kanıt Orhun Yazıtlarını onların lehinde çözümleyecek değillerdi. Bu, dört genç kimlik arayışlarında bu yazıtlarla hemhal olmanın heyecanına kapılarak çoşkuya gelseler de hem fikri bir Turan seyahati yapmamış Türklere kızarken hem Türklüğün ölümsüzlük anıtlarını ortaya çıkaracakları ve cihanın önüne serecekleri için kıvanç ve gurur duygularıyla bürünüyorlardı. Özellikle Mehmet Tolun Bey, bu yaptığının kendi milleti için bir ilk olduğunu ve milletinin gençlerine kapı aralayacağına umut ediyor, böylelikle bilim yolunun önünde uyuşukluğun kalkacağına dair heyecan duyuyordu. Tüm hikayeyi de onun yazmış
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Kapra Yayıncılık · 20212,004 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:25
Doğan Ülkü Dadaşoğlu ​Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Size bu kez sadece bir kitap değil; dilim döndüğünce, kelimelerim yettiğince "yeniden doğmanın" ne demek olduğunu anlatacağım. Sevginin, umudun ve inancın ne kadar değerli olduğunu bu kitapla bir kez daha anladım. Yaşadığımız her an çok kıymetli... Önce kendi hayatınızın kıymetini bilin, kendinizi sevin; sonra da sevdiklerinize sıkıca sarılıp sevginizi hissettirin. ​ Lösemiliydim öyle bir zamanda kapımı çaldı ki... İlk elime aldığımda oturdum ve sadece düşündüm. Çünkü çevremde bu hastalıkla mücadele eden biri var ve beni nelerin beklediğini az çok biliyordum. Ama insan bazen bir umuda tutunmak ister ya; işte tünelin ucundaki o ışık, sanki bu kitaptı. Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımız, doğrularımız ve yanlışlarımız... Hepsi bir bir yüzümüze vurulacaktı belki ama hazırdım. Bu kitap bize ilaç gibi gelecekti, öyle de oldu. En azından ben böyle hissediyorum... ​Lösemi, son zamanlarda adını maalesef çok sık duyduğumuz bir hastalık. "İnsan başına gelmeden anlamıyor" derler ya, ne kadar doğruymuş. İnsan bu süreçlerin içine girince dünya malının hiçbir anlamı olmadığını çok daha iyi anlıyor. Sağlığımız yerinde olduktan sonra her şeyin bir çözümü var. Bu zorlu yolculuk hem hasta hem de sevdikleri için çok yıpratıcı; ama insanı yeniden ayağa kaldıracak olan tek şey yine sevdiklerinin desteği... ​Aslında kitap hakkında bir şeyler anlatmaya çalışıyorum ama karşımızdaki bir roman değil ki uzun uzun kurgusunu anlatayım... Tamamen gerçek duygulardan ve yaşanmışlıklardan oluştuğu için insan kelimelerini seçmekte zorlanıyor. Murat’ın yaşadıkları gerçekten çok zor. Düşünsenize, hayatınızda her şey yolundayken birdenbire bu haberi alıyorsunuz. Başlarda kabullenmek elbette çok güç ama çevrenin sevgisi o zorlu yolları katlanabilir kılıyor.
1000Kitap
LösemiliydimDoğan Ülkü Dadaşoğlu · Luna Yayınları · 20246 okunma
Reklam
Reklam