İnsan ne kadar da gelip geçici. Kendi varlığı, en çok iz bıraktığını, anılarında ve ruhlarında derin sevgiler bıraktığını sandığı sevdiklerinde bile hızla silinip gider.
Bir acıyla karşılaştım bugün, uğunuyorum
Sanki erini savaşta yitirmiş, kucağında bebeğiyle kalan bir gazi anne gibi, hayatla boğuşuyorum
Üzerine her an basılacak, yağmur görmemiş ekin gibi titriyorum
Doğruluyorum bir vakit, çevreme bakıyorum
Bu çağda doğan yaşıtlarımla karşılaşıyorum,
Kaçıyorum...
Midemde acının tepinmeleri, göğsümde kırgınlığın titremeleri
Yaz günü güneş altında galiba ben üşüyorum
İhaneti tadıyorum, ağlamak mı istiyorum?
Ağlayamıyorum, alışıyorum...
Yaşıyorum / tekrar dirileceğim güne kadar ölmeyi savunuyorum...
Mazlum Şah
Hem beni takipten çıkıp hem de ısrarla özelden mesaj atan birine sordum:
“Sen küçükken menenjit geçirdin mi?”
“Nasıl bildin?” dedi.
Dedim ki:
“Bilmiyorum… içime doğdu." dedim.
Ee hissedişim güçlü.Gereksiz ısrarı önce tarıyor, sonra tanıyı koyuyorum.