Robespierre bana daima dehadan ve ruhtan yoksun hırslı bir adam gibi göründü. Onu daima kendi diktatörlüğünü kurmak uğruna bütün ulusu feda etmeye hazır biri olarak gördüm.
Yine bağlandıkları erkeğin sahte vaatlerine kanan dul kadınları ve genç kızları kollayacak bir kanun daha istiyorum. Bu kanunun sadakatsiz bir erkeği verdiği sözleri tutmaya veyahut servetiyle orantılı bir tazminat ödemeye mecbur etmesini istiyorum diyorum. Yine bu kanunun kadınlara, en azından söz konusu kanunu uygunsuz davranışlarıyla bizzat ihlal edecek ve buna rağmen aynı kanuna başvurma yüzsüzlüğünü gösterecek kadınlara karşı -bu durum kanıtlandığı takdirde- çok sert davranmasını istiyorum.
Kadınlar, daha en başından, "insan ve yurttaş hakları" deyiminin kendilerini kapsamadığının farkına vardılar. Olympe de Gouges işte bu yüzden 1791'de "Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi"ni ilan etti ve o nedenle, "kadın cinsine yakışmayacak biçimde politika yapmaya kalkıştığı için" devrimci mahkeme tarafından giyotine gönderildi.
Doğanın yarattığı bütün hayvanlarda, bitkilerde ve minerallerde olduğu gibi, insanoğlunun rengi de farklı farklı. Niçin gündüz geceyle, güneş ayla, yıldızlar gökyüzüyle rekabete girişmiyor? Her şeyde çeşitlilik mevcut ve doğanın güzelliği de işte burada gizli.