Devlet adamı olmak istedi ama yasa onu, cinsiyetine yakışan erdemleri unuttuğundan dolayı cezalandırdı.
1789 yılında yayınlanan insan hakları bildirgesinde insan kavramına kadınlar dahil edilmediği için tabiri caizse ataerkil düzene karşı bir savaş başlatan kadın filozof.
Erkeklerin egemen olduğu bir dönemde ve kuralların erkeklerin ne istediği ve erkekler için dikte edildiği bir dünyada, bir kadın rahatsız olduğunda veya düzene karşı geldiğinde, genellikle takma adlara ve pek de tamamlayıcı olmayan diğer sıfatlara maruz kalır; kadınları daha iyi tahakküm altına alıp sınırlamayı ve susturmayı amaçlayan eski bir yöntem; aslına bakarsanız bu daha çok küçük oyuncuların işi ama cinsiyetçi bir dünyada daha fazla ne yapılabilir ki yani, vizyon meselesi tabii orası ayrı konu fakat dönemin kalitesi de ortada. Olympe de Gouges, kadının beyanıdır, günümüzde resmen hayalet ve az bilinen bir beyan olmasına rağmen. Deli, sapkın, hezeyanlı, ahlaksız veya ucube; "erkeksi" ayrıcalıklara karşı mücadele eden bir kadın olan Olympe'ya zamanının erkeklerinin taktığı lakap. Yaşandı, yaşanıyor. Henüz tam anlamıyla bittiğini söyleyemeyiz, özellikle Türkiye de yaşıyor isek. Fakat şu da bir gerçek ki, artık oyunun kuralları değişti.
Şimdi Olympe de Gouges davası hakkında olan araştırmalarımı aktaracağım.
Öncelikle adı, soyadı, yaşı, mesleği, doğum yeri ve ikametgahı sorgulandı. Adının Marie Olympe de Gouges olduğunu, otuz sekiz yaşında, edebiyatçı olduğunu, Montauban'ın yerlisi olduğunu, Paris, rue du Harlay, Pont-Neuf Bölümü'nde yaşadığını söyledi.
Katip, içeriği aşağıda yer alan suçlama eylemini okudu.
Antoine-Quentin Fouquier-Tinville, Devrim Mahkemesi'ndeki savcı, vb.
Polis yöneticilerinin, Louvet ve Baudrais'in imzası geçen 25 Temmuz tarihli emriyle, Aubry'nin dul eşi Marie Olympe