Devrim sırasında kimi feminist hareketler de olmuştur. 1789'da Olympe de Gouges, "İnsan Hakları Bildirgesi'nin simetriği olan bir “Kadın Hakları Bildirgesi" önermiştir; bu metinde tüm erkek ayrıcalıklarının ortadan kaldırılmasını talep eder.
Sayfa 146 - Koç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
Fransa Fransız Devrimi sırasında "Erkek ve Yurttaş Hakları Bildirgesi" adlı anayasasını yürürlüğe soktu. "Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik" anayasanın esas ilkeleriydi.
Ne yazık ki bu yeni haklar kadınlar için geçerli değildi.
Yazar ve feminist Olympe de Gouges bunun üzerine çok öfkelendi ve 1791'de alternatif bir anayasa yazdı.
"Kadının darağacına çıkma hakkı varsa, kürsüye çıkma hakkı da vardır!"
Ne yazık ki bu ünlü sözleri kendini doğrulayan bir kehanetti:
Olympe devrimin liderlerine muhalefet ettiği için giyotine mahkum edildi ve idam edildi.
Ey cana yakın halk, artık fazla yaşlısın, uçurumun kenarında durmadığın takdirde saltanatın sona erecek. Hiçbir zaman ajitatörlerin etrafını sarıp sarmaladığı
kanlı fırtınaların ortasında muhafaza etmeyi
başardığın o azametli sükunetinde olduğun
kadar büyük ve yüce olmadın. Sana aynı tuzakları kurabileceklerini unutma. Şayet aynı sükuneti ve aynı saygın teyakkuzu muhafaza edebilirsen, Paris'i, bütün Fransa'yı ve cumhuriyetçi hükümeti kurtarırsın.
Yüreğimi vatana, dürüstlüğümü insanlara
(buna ihtiyaçları var) bırakıyorum. Ruhumu
kadınlara bırakıyorum ki bu önemsiz bir bağış değil. Yaratıcı dehamı tiyatro yazarlarına -onlara faydası dokunacaktır- bilhassa tiyatro mantığımı meşhur Chesnier'ye bırakıyorum. Çıkar gütmeyişimi muhterislere, felsefemi mazlumlara, aklımı fanatiklere, dinimi ateistlere, saf neşemi geçkin kadınlara ve dürüst bir servetten elimde kalan bütün naçiz artıkları -eğer benden sonra hayatta kalırsa doğal varisime, oğluma bırakıyorum.
Ah! Eğer hala vakit varsa, ey yolunu şaşırmış insanlar (zira sadece aklını kaybetmiş olanlara seslenebiliyorum), nefretinizi ve intikamınızı dizginleyin! Kendilerini yabancı güçlere satmış, ellerinde meşale ve kılıçla cumhuriyetçilik vaazları veren bu aşağılık insanlar bizi esaretlerin en korkuncuna
sürüklüyorlar. Bir gün gelecek onların cezası
işledikleri suçlara denk olacak. O halde, yolunu şaşırmış yurttaşlar, bedbaht vatanınızın gelecekteki yıkımının farkına varmak, dört bir yandan bu şehre doğru akan yıkıcı selleri durdurmak size düşüyor.