İki Kelam

Beton şehirler
Arabaların motor, egzoz, korna sesleri bu cehennemi griliğin, mekanikliğini artırıyor, insanı boğuyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hoşunuza gitmese hiç de gerçek sanma yolunu seçmeyecek, inanıp gitmeyecektiniz. Tam da bu sebeple işte, yalan hoşumuza gittiği ölçüde gerçektir.
Edebiyat
Babanın ölümü
Çıplak güneşin altında hiç bir başımıza kalmamıştık. Hep koca bir ağacın üzerimize renklerini düşürmesiyle renklenmiş, sunduğu gölgeliği kendi serinliğimiz sanmıştık.
Edebiyat
Belki de kendini örtmek, yok etmek, başka biri olmak için giyiniyor, boyanıyor, soyunuyordu. Gerçekte kimdi?
Nasır amca da biliyordu kuşkusuz artık kimsenin yün ve pamuklu yorgan yaptırmadığını, hepimizin elyaf yorganın yalancı sıcaklığına sarındığımızı...