...insanoğlunun düşünüp bulduğu oyunlar arasında, rastlantının her türlü despotluğuna karşı koyan ve zafer kupalarını yalnızca akla ya da daha çok tinsel yeteneğin belirli bir biçimine veren tek oyun.
Sabit fikirli, kafasını tek bir düşünceye takmış her türlü insan, yaşamım boyunca beni çekmiştir, çünkü bir insan kendini ne kadar sınırlarsa, öte yandan sonsuza o kadar yakın olur; işte böyle görünüşte dünyadan kopuk yaşayanlar, özel yapıları içinde karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar.
İstanbul'da kısa bir gezintiye çıkıyoruz bu öykülerle. Ama taşlı dikenli bir gezinti. Okurken yüzünüzde hafif karamsar bir tebessüm oluşuyor. Direnişin neden direniş olduğunu, hayatın içinde karmaşaya nasıl müdahil olduğunu anlıyorsunuz. Kafanızda soru işaretleri bırakıyor bir şeyleri sorgulamanız için. Kitaplarla kalın.
Yıllarca gıkını çıkarmadan çalışıp didinir, herkesi sırtında taşır da kimsenin saygısını kazanamazsın. Ama bir gün sırtındakileri indirdiğinde aniden farkına varırlar. Öfkeleri, nefretleri, sana var olduğunu anlatır. Yok olmaya kalktığında bir zamanlar var olduğunu anlarlar.