Allah’ı tanıdığı için hiçbir dogma ve hiyerarşi tanımayan İslam, bir diktatöryaya dönüşemez ve her türlü engizisyon ve dinî/manevi terörü imkansız kılar.
Genel olarak bir Müslüman, bir fert olarak var olamaz. Yaşamak ve hayatını bir Müslüman olarak idame ettirmek istiyorsa bir çevre, cemiyet ve düzen yaratması gerekmektedir. Dünyayı değiştirmek zorundadır. Aksi halde kendisi değişime tabi olacaktır.
İlahiyatçılık giderek bilime kapalı ve mistisizme açık hale gelmiştir. Böylece ilahiyatçılık, bu kitaba, İslami bilime ve büsbütün yabancı olan birçok mantığa mugayir şeyin ve hatta apaçık hurafe olan şeylerin girişine izin vermiştir.