öncelikle eski toprak olduğumu belirtmek isterim. bu şaheseri wattpad’de henüz bir milyon okunması yokken takip ediyordum.
nostalji insana neler yaptırmıyor ki, 23 yaşında alıp yabancı okuyorsunuz işte. zamanında tuhaf bir şevkle okuduğum bu kitaba çok boş bir vaktimde tekrar şans vermek istedim. üçüncü kitabının çıkacağı haberleri de bu kararımı körükledi.
bu incelemeyi kesinlikle ön yargıyla yazmıyorum hatta yukarıdaki tonumdan da anlaşılacağı gibi tumblr ergenlik halimle gerçekten değer verdiğim bir yapıttı. olabildiğince açık fikirliydim, bu kitabın hak ettiğinden çok daha fazla hatta.
2010’lar wattpad’inin ucubeliği & varoşluğu içinde bu kitap ve ediz karakteri 8 boyutlu (wattpad öyle bir izbelikti yani) gibi geliyordu. mevcut yazarların akraba evliliği kurguları arasında yabancı en azından özenilmiş gözüküyordu.
o zamanları baz alarak yazarın da (kendimin de) yaşının küçüklüğüne vermek istiyorum baş karakterlerin MALLIĞI şaka mıdır? her sayfada doğa sünepesinin bir yere varmayan iç çatışmaları, ediz kırosunun anlamsız çıkışlı bad boyluğu bıktıkkkkkk. ediz’in de, doğa’nın da, diğer önemsiz adını bilmediğim yan karakterlerin de nerdeyse her sayfada KADINN DEDİĞİN ADAM DEDİĞİNN tarzı cümleleri ayrıca|>|>>~€|
doğa’nın kafası içinde (çoğu zaman dışarı doğru da) sürekli ediz’le çocukluk travması yarıştırması, bu yarışmayı kaybetmesi & ediz’e acıyıp daha çok aşık olması & ediz’in kalkıp kıza sözlü ve/veya fiziksel tacizde bulunması sonrası doğa’nın ediz’den takribi 3 dakika soğuması döngüsü içinde biz okurlar tutsak kaldık. bu kızın ben çok akıllıyım diye geçinip 100 sayfa boyunca düşünüp taşınıp aldığı kararlardan ediz’in Çimen Yeşili gözlerine dalıp ANINDA vazgeçmesinden bahsetmeyelim bile.
ediz kepazesine gelecek olursak. bir dönemin wattpad altın yıldızı.