Ey Benito Musolini! Ey gayet yüce,
İtalyanlar başvekili muhterem dûçe!
İşittim ki yelkenleri edip de fora
Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora.
Buyursunlar... Bizim için savaş düğündür;
Din Arabın, hukuk sizin, harp Türklüğündür.
Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa
Türk eri de öyle gider kanlı savaşa.
...
Çelik zırhlı kartalları göklere saldır,
Fakat zafer sizin için söz ve masaldır.
Dirilerek başınıza geçse de Sezar
Yine olur Anadolu size bir mezar!
...
Söyle karagömlekliler etmesin keder;
Ölüm-dirim savaşımız bir gün mukadder!
Gerçi bugün eskisinden daha çok diksin,
Fakat yine biz Osmanlı, sen Venediksin!
...
Görmüyorsan gönlümüzün içini körsün,
Kılıçlarımız kınlarından çıkmayagörsün.
Top sesleri, bomba sesi bize saz gelir!
17'ye karşı 44 milyon az gelir!
...
Irkınızı hiçe saydı Hazreti Fatih.
Biraz daha yaşasaydı Hazreti Fatih
Ne Venedik kalacaktı, ne Floransa.
Hoş geldiniz diyecekti bize Fransa!
Haydi, hamle kafirindir, ilk önce sen gel!
Ecel ile zaman bize olmadan engel!
İster düşün... Kendini ister hayale kaptır.
Uzar, uzar çünkü hiç sonu yoktur yolların.
Bakarsın aldanmışsın, gördüğün bir seraptır,
Sevimli bir hayale açılırken kolların
Hüseyin Nihal ATSIZ üstadı az da olsa tanıyabileceğiniz, askerlik serüveninden sonra yaşadıklarına değindiği psikoloji türünde bir eser. Akıcı bir eser değildi fakat sıkıcı da denemezdi. :)