Ömer avşar

Ömer avşar
Eczacı
İSTANBUL
İSTANBUL
24 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı

Ömer avşar

, bir kitap okudu
4/10
·624 syf.·
2025 153. kitabı
Stephen King
8.2/10 · 2.187 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Imperium Superbiae - Kibrin İmparatorluğu
İnsanlar, açıkça büyük zihnin etkilerini en hoş buldukları ve bunun karşısında kıskançlık duymak istemedikleri yerde dehadan söz ediyorlar sadece. Birini “tanrısal” ilan etmek, “burada rekabet etmemize gerek yok” demektir. Sonra, bitmiş ve tamamlanmış ne varsa hayranlıkla bakılır ona; oluşum halindeki her şey küçümsenir. Friedrich Nietzsche Hakikatte ise birine değer vermek de, diğerini küçümsemek de aklın bir çocukluğudur sadece. Friedrich Nietzsche Geçmişte yaşamış figürleri dahi olarak görüp, günümüzdeki dehaları küçümsememiz bundan mı kaynaklanıyor? Geçmiş, geçmiştir; artık o insanlarla rekabet etmemize gerek yoktur. Bu yüzden onları “tanrısal” ilan edebiliriz. Fakat bir yerlerde bizim gibi insanların çılgınca buluşlar yapıyor olması ve onlarla rekabet edemiyor oluşumuz, kibrimiz bu dehaları takdir etmemize engel oluyor olabilir mi? Ya da yine Nietzsche’nin dediği gibi: “Böyle bir şeyi yapabilmenin son derece mucizevi olduğuna, çok ender bir rastlantı olduğuna ya da daha dindar duygulara sahipsek, yukarıdan gelen bir lütuf olduğuna ikna ederiz kendimizi.”
Dehaya Tapmak Kibirden midir ?
Deha ancak bizden çok uzakta yer alan bir mucize olarak düşünüldüğünde incitmez (kıskançlık nedir bilmeyen Goethe bile, Shakespeare'i en yüksekteki yıl­dızı olarak tanımlamıştı; bu noktada şu dize anımsanabilir: "Yıldızlar özlenmez") Kendimiz için iyi düşündüğümüz halde, Rafael’in bir tablosunun taslağını ya da bir Shakespeare oyunundaki gibi bir sahneyi yapabileceğimize ihtimal veremediğimiz için, böyle bir şeyi yapabilmenin son derece mucizevi olduğuna, çok ender bir rastlantı olduğuna ya da daha dindar duygulara sahipsek, yukarıdan gelen bir lütuf olduğuna ikna ederiz kendimizi. Böylece kibrimiz, kendini beğenmişliğimiz dehaya tapınmayı teşvik eder.
"Bir felsefenin, bir dinin kutsamaları ve mutluluk vermeleri de onların hakikiliğinin kanıtı değildir: nasıl ki bir delinin, kendi sabit fikrinden aldığı mutluluk, bu fikrin akla uygunluğunun bir kanıtı değilse.
"Sanat, bulanık düşüncenin tülünü yaşamın üze­rine gererek, yaşamın görüntüsünü katlanılır kılar."