Tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak. Tam böyleydi durum. İnsanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altından çekilip gidiyordu.
Bu eser Tolstoy un ustalığını bir kere daha gösteriyor. O kadar siradan bir olayı öyle bir gerçekçi anlatmış ki Ivan İlyic ben oldum. O zavallilik halini o acılarin çaresizliğin ve yalnizligin hepsini ben hissettim.
Kısa bir kitap ama buna rağmen gayet etkileyici. Ivan ilyic'in ölüm dösegine düşmesini ve orada geçirdiği zamanı anlatıyor. Bu zamana kadar yaptığı hatalarıni, para hırsını, ailesinin onu onemsememesini ve onun için uzulduklerini yüzlerinde goremeyisini düşünüyor. Sadece değer verildiğini hissetmek vaziyetinin ne kadar beter olduğunu onların da görmesini istiyor. Ve bunları göremeyince her geçen gün kahroluyor. Tolstoyun anlatışı sayesinde ben de birebir şahit oluyorum bunlara.
Aslında hayatimizdaki en değerli varlık sağlık. Para hırsı mal ve mevki uğruna kendimizi paralarken bunu fark etmek oldukça güç. Ancak iş işten geçince anlıyor insan bunu. Empati kurmak ise herkeste olması gereken bir özellik. Karşımızdaki insanın çektiği acıyi bizim de hissetmek ona göre davranmak hepmizin bir gün öleceğini bilmek gerekir. İvanin da içerideki odada eglenen ailesi için içinden dediği gibi " Vur patlasın çal oynasın. Oysa onlar da ölecek. Umurlarinda değil." İşte Ivan en çok buna üzülüyor.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma