Bir yaş daha eklendi hayatına. Onca yolu ne güzel de yürüdün. İnişleriyle, çıkışlarıyla artık çok daha güçlüsün. Bu yaşın hayatının en görkemli yılını sana getiriyor. Kalbin genişliyor, huzur doluyor yaşamına. Hisset gelen güzel günleri Ömer. Varoluşunu kutla, kimsenin kutlamasını beklemeden. Sen bu dünyayı daha iyi bir yer yapıyorsun. Bu yaşın hayallerinin, aşkın, mucizelerin ve cesaretin yaşı olsun. İyi ki doğdun Ömer. İyi ki olduğun kişisin ve bu halinle çok güzelsin.
“Tıpkı büyükler gibi konuşuyorsun!”
Bu sözler beni biraz utandırmıştı. O ise acımadan sözünü tamamladı:
“Her şeyi birbirine karıştırıyorsun, karmakarışık ediyorsun.”
Deseniz ki, “Kırmızı kiremitli güzel bir ev gördüm. Pencerelerinde saksılar, çatısında kumrular vardı.” Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama, “Yüz bin liralık bir ev gördüm,” deyin, bakın nasıl “Aman ne güzel ev!” diye haykıracaklardır.