Denize bakan bir taraçanın alıp başını gitmesine benziyor, ansız duran tüm ölümler. Senin adın, benim her şeyi usuluna verişimin adıydı, üzgün bir şekilde boynuna dolanan kırmızı bir fular; nereden baksan sarıdır. Acı sarıdır, hüzün sarı, sonbahar sari. Elinde eskiyen kitaplara düşürdüğün başın hiçbir zaman kalkmadığından beri, unutuyorsun kapıda duran sislere kapıyı açmayı, artık hiçbir sokak, geçmişsin sanmıyor seni. Ellerim hangi eli tutmaya kalksa soğuyor, yitik bir anda başlıyor uykusuz bir kalbe karşı. Yarılanmış bir sigarayı alıp bir fotoğrafta söndürüyorsun, yere düşen tüm yaprakları topluyor gözlerim. Ve ben anlamımı yitiriyorum..