"Aşık Veysel'in sesi titreyerek okuduğu şiiri."
Derdim türlü türlü, yoktur ilacım Hiçbir türlü bulamadım dermanı Bir dost bulup dem sürmekti amacım Gam gasavet çevreledi her yanı Kalemi kırılsın bunu yazanın Söyler söyler derdi bitmez ozanın Çağır bağır emir onun söz onun Yazan katip böyle yazmış fermanı Bir bahtı karayım gülmedi yüzüm Neşeli görünür kan ağlar özüm Kış misali geçti baharım yazım Kaldırmadı başımdaki dumanı Dünya dedikleri bir büyük handır Veysel durmaz ağlar bunca zamandır Az yaşa, çok yaşa sonu verandır Bir gün göçüm çeker ömür kervanı...
Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. Öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir "ben"e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde...Bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların. Kim kimi ne kadar anlayabilir Ömür hanım? Şükrü Erbaş
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kapıyı kapatmak zorunda kalmışsın ama pencere kenarında ömür harcamışsın...
Yazıp Aşkı Küle Söyledin Beni
Divan durdum kaşın gözün üstüne Yolunda harabe eyledin beni Al lalem mor lalem sözün üstüne Durup durup ele söyledin beni Her günü felekten dert diye çaldım Figan ateşinde dumanda kaldım Gönlümden gönlüne haberler saldım Vurup vurup tele söyledin beni Kor olan yüreğim azap yelinde Kaç mendil ıslandı gözüm selinde Baykuşlar ötüyor viran ilinde Nice ketum dile söyledin beni Batın değil zahir sevdam senindi Kalbimde hicranın sanma ki dindi Ömür takvimimde vakit ikindi Yazıp aşkı küle söyledin beni Filiz Çelik
"Yıllar mı hızlandı yoksa Ne çabuk geçiyor upuzun günler geceler..."
Belki bir ömür sonra Belki de Ahirette kavuşur insan sevdiklerine.. 🍁
Edebiyat