Puan vermedi·319 syf.··
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:41
Derinden etkileyen bir kitap.. saat 03.09 arkada leyla the band çalıyor. “Gitme kaybedince daha çok seveceksin”. Felix gitti, kaybetti ve daha çok sevdi.. Çocukluğunda sevgisiz büyüyen Felix, Henriette’e bir merhemmiş gibi bağlandı. Henriette’nin aşkı kutsaldı onun için. Kayıp bir ruhtu o.. Henriette ise acılara göğüs germiş, inançlı, sadık bir kadındı. İnandığı değerlere olan sadakati, Felix’i uzaktan sevmesine ve onu bir dostu, evladı gibi görmesine sebep oldu. Tek isteği Felix’in kendini geliştirmesi ve aralarındaki aşka sadık kalmasıydı. Felix eğitimi ve işleri için Paris’e döndüğünde oyunu bozdu. Ruhsal aşka tatmini ona yetmedi. Tensel hazların tatminine yenik düştü. Arabella ile tensel bir bağ kurdu. Bunları duyan Henriette kederinden hastalandı ve çok geçmeden bu acıya yenilerek öldü. O vakitten sonra Felix pişmanlığı ve aşkı en acı hali ile yaşadı ve bunun zehrinden kurtulamadı. Acı dediğimiz şey bazı insanları olgunlaştırırken, bazı insanları hatalarla dolu birine dönüştürüyor. Henriette acıyla harmanlanmış, kendi doğrularını en net hali ile benimsemiş güçlü bir kadınken, Felix acılarla kaybetmiş kendini. Kendine uzak olan, herkese uzak olur.. Acılar, bahane edilmediğinde saygı duyulası olur.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Değişmeyen iktidar ve din ilişkisi
Puan vermedi
Teulé 1518 de Strasbourg'da yaşanan "dans vebası" olarak geçen sıra dışı bir olayı edebiyatın malzemesine dönüştürür. Teulé, bu olağanüstü olayın ardında yatan toplumsal, ekonomik ve psikolojik koşulları araştırırken, aynı zamanda Orta Çağ sonu Avrupa'sının iktidar ilişkilerini, dini kurumlarını ve insanın felaket karşısındaki kırılganlığını da sert bir biçimde sorgular. Roman, Troffea Hatun'un bebeğini nehre attıktan sonra sebepsiz görünen bir dansa başlamasıyla açılır. Bu sahne, eserin bütününe yayılacak olan çürümenin ve umutsuzluğun ilk işaretidir. Açlık nedeniyle sütü kesilmiş bir annenin çocuğunu ölüme göndermesi, bireysel bir trajediden çok daha fazlasını temsil eder: Toplumsal düzen artık yaşamı koruyamaz hâle gelmiştir. Dans, bu noktadan sonra bir eğlence biçimi değil, varoluşsal bir çığlık hâline gelir. Romanda sorulan "Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?" sorusu, aslında bütün anlatının merkezinde yer alır. Teulé, dans salgınını açıklamaya çalışan farklı otoriteleri karşı karşıya getirir. Din insanları olayı şeytanın veya azizlerin gazabının sonucu olarak yorumlarken, hekimler fiziksel ve psikolojik nedenler ararlar. Belediye yöneticileri ise çözüm üretmek yerine kendi iktidarlarını koruma telaşı içindedir. Bu çatışma, akıl ile dogma arasındaki tarihsel mücadeleyi görünür kılar. Özellikle belediyenin cerrahı Hieronymus Brunschweig'ın dansı yoksulluk, korku ve toplumsal baskının sonucu olarak açıklaması, romanın en güçlü yorumlarından biridir. Ona göre insanlar, dayanılmaz gerçeklikten kaçmak için dans etmektedir. Böylece Teulé, dans salgınını mistik bir olay olmaktan çıkarıp toplumsal bir semptom olarak yorumlar. Romanın en sert eleştiri okları ise Kiliseye yöneltilmiştir. Halk açlık ve sefalet içinde kıvranırken piskoposların zenginlik içinde
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
İskoç kaçamağı kitap yorumu Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle iskoç kaçamağı hakkında yorum yapmaya geldim.Öncelikle konusundan bahsedeyim.Bonnie,üç işinden kovulduktan sonra ve en yakın arkadaşı Dokota,kız arkadaşından ayrıldıktan sonra bir macera yaşarlar.Dokota,bir iş başvurusu görür.İskoçya'da..Önce gitmek istemez,orada ne yapacaklarını bilemeyeceklerini,kendini bulması gerektiğini söyleyen Bonnie,Dokota'nın ısrarı ile başvuruyu yaparlar.İskoçya'ya gittiklerinde ne bulacaklarından emin değillerdi ama kesinlikle huysuz bir İskoç bulmayı beklemiyordu Bonnie.Dokota ise yeni bir kız arkadaş bulmayı beklemiyordu.Öncelikle bazı zamanlarda kızsam da Bonnie ve Dokota arasındaki arkadaşlık çok güzeldi.Birbirlerine kızsalarda her zaman beraber savaştılar.Sonra bir de Rowan var.Hayatımda okuduğum en tatlı karakterlerden birisi.Evet,bazı zamanlarda kendisine kızdığım zamanlar oldu ama gerçekten iyi bir bahanesi vardı hemde çok iyi..Ama ona aşkının peşinden gitmesi için destek veren babası ile barışması ve Bonnie'ye aşık olması çok güzeldi.Muhteşem bir kasabaydı.Komikti,eğlenceliydi bir o kadar da tatlıydı.Her zaman gitmek isteyebileceğimiz bir yerdi.İskoçya'ya gitme isteği yarattı bende. :) Her nasılsa Dokota ve Isla arasındaki ilişkiyi de sevdim ayrıca.Evet,Dokota çok özgüvensiz birisi ama o da eski kız arkadaşından kaynaklanan birşey olduğu için birşey de diyemiyorum.Hepimiz bazen bazı insanlar yüzünden özgüvensiz olabiliyoruz.Smut sahneleri fena değildi ama daha iyi olabilirdi.Romantizm kısmı da geliştirebilirdi ama bence komedi kısmı gerçekten güzeldi.Bazı yerlerde kahkaha attığımı söyleyebilirim.Kısacası güzeldi ama romantizm yönü bir tık daha desteklenebilirdi bu yüzden puanım 10 üzerinden 8.Eğer romantik komedi kitaplarını seviyor ve İskoçya eteklerine
İskoç KaçamağıMeghan Quinn · Ren Kitap · 2024209 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 101. kitabı
Yani bir serinin tek kötü bir kitabı bile olmaz mı? Eğer seride Lana Myers varsa hayır. Lana geçen kitapta Hadley’le yaptığı anlaşma sayesinde Deanly’e kızıla boyamaya yemin ettiği kasabaya gitme hakkı kazanır. Ama Lana hem kendi planların ilerletip hemde bu yolsuzlukla mücadele eden Logan’ı korumak zorundadır. Bu uğurda yakalanacak olsa bile. SPOILER?!! LOGAN SEN İĞRENÇSİN İĞRENÇ İĞRENÇ İĞRENÇ. Yani adam green flag diyorduk yaptığına bak. Lana’nın geçmişini istemeden olsa öğrenmişti Victoria hakkındakileri öğrenirken buna rağmen onun katil olduğunu anladığında onu kullanıp yatağa bağlayıp gitti iğrenç herif. Erkeklere bir günde küsmedik di mi? Leonard karakterini ve anlattığı örneği çok beğenmedim. Çünkü insanlar ahlaki olarak siyah ya da beyaz değildir gridir. Lisa, Logan’a olan bu davranışları bitmezse Lana kontrolden çıkabilirdi ama sağ olsun Hayden onu koruyup kolluyor. Ve Jake manevi olarak Lana’ya hem abilik yapıyor hem de ona koruyor ya Evans ailesi o kadar kötü şeyler yaşamış ki… Dedektif Johson mı neyse umarım o da ölür bir nokta da ya bağnaz koyunlar. Bu kitabın sonu yüzünden cinnet geçiriyorum sanırım.
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202629 okunma
Puan vermedi·108 syf.··
2026 3. kitabı
sana gitme demeyeceğim ama gitme lavini, adını gizleyeceğim sen de bilme lavinia. bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik... belki bizim kusur bildiklerimiz bizim güzel olmamızı sağlıyorsa. dindarlığınızı tanrıya gösterin, bana insanlığınız lazım. aslında bütün insanları sevebilirdim, sevmeye ilk senden başlamasaydım… gitmek istiyorsa, bırakacaksın gitsin. aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin? kadından meleklik bekliyorsan,ona cennetini sunacaksin. yerin seni çektiği kadar ağırsın kanatların çırpındığı kadar hafif.. kalbinin attığı kadar canlısın gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… sevdiklerin kadar iyisin nefret ettiklerin kadar kötü.. `can yücel` // `güle güle seslerin sessizliği`
Güle Güle - Seslerin SessizliğiCan Yücel · İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,267 okunma
Benim şeytani koruyucum
7/10
·432 syf.··
2026 41. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere severek okuduğum @aurora.ascher.author kaleminden "Hell bent serisi 'nin dördüncü kitabı olan #benimşeytanikoruyucum kitabı ile geldim... Evett serimizin önceki kitaplarını severek okumuştum dördüncü kitabı da aynı şekilde severek ve keyifle okudum. Cehennemden özgürlükleri için kaçan 4 kardeşten birisi olan Raum'un ve melek kızımız Sunshine 'in hikâyesini okuyoruz... Raum'un hikayesini de diğer kardeşler gibi çok merak ediyordum ve sonunda onun hikayesini de okudum tabiki çok sevdim. Tabiki serinin devamınıda merakla bekliyorum. Yazarın kalemi zaten şahane akıcı kendini bir solukta okutuyor. Yazar mizah ve sıcak aile hissini şahane dengelemiş. Kardeşlerin birbirleriyle olan sahneleri kitabı daha eğlenceli yapıyor. Ben hepsini çok sevdim ama Raum favorim oldu, sanki daha korumacı, özellikle hayvanlarla olan bağı ve içindeki yalnızlık hissi ona daha bir derinlik katmış. Son olarak uyarımı da yapıp konusuna geçiyorum. “Benim Şeytani Koruyucum” cehennemden kaçıp insanların arasında yaşamaya çalışan iblis kardeşlerden biri olan Raum’un hikâyesini okuyoruz. Raum geçmişine dair anılarını kaybetmiş, işlediği bir suçtan dolayı hafızası silinmiş bir iblistir. İçindeki karanlık dürtülerle mücadele eden, diğer kardeşlere göre daha sessiz ve yalnız biridir. Dışarıdan korkutucu görünse de aslında zarar vermekten çok korumaya daha eğilim biridir. İtiraf edeyim hafızasının silinmiş olması onu hem daha gizemli hem de kırılgan yapıyor. Sunshine ise cennetin sadık meleklerinden biridir. Geçmişte işlediği bir hata yüzünden rütbesi düşürülmüş bir alt rütbeye verilmiştir. Tabi bu Sunshine için üzücü ve utanç verici bir olaydır. Eski rütbesini geri alması ve geçmişteki hatalarını telafi etmesi için ona bir şans verilir. Bu görevi çalınan ve cehennemde saklanan
1000Kitap
Benim Şeytani KoruyucumAurora Ascher · Parola Yayınları · 202621 okunma