“İfadelendirilemeyen hislerinin sebeplerini hangi tür anlaşılmaz gerekçelere atfederse etsin, gerçeği inkar eden, varoluşu da inkar etmiş demektir. O andan sonra artık onu güden hisler, insan hayatının tüm değerlerinden nefret etmektir; o değerleri yok eden her kötülüğe de özlem duymaktır. Acı çekmeyi seyretmek mest eder onu. Yoksulluğu, boyun eğmeyi, korkuyu seyretmek de öyle. Bunlar ona bir zafer duygusu verir. Bunları, rasyonel gerçeği alt etmiş olmasının kanıtları sayar.”