Puan vermedi·720 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 09:40
Selamlar, tam olarak 6 gündür elimde süründürüyorum seni hatta sabahlara kadar gözlerimi kanatırcasına okuyorum yine de 720 sayfasın ve küçük puntolusun diye bitmiyorsun .. Hakkını vermek gerek normal basım olsaydın 1.000 sayfayı da geçerdin eminim.. Şimdi öncelik bu bir tanıtım değil, övme postu hiç değil (gereksiz yere övmem ki zaten)az biraz konusundan bahsedecek sonrada kendimce eleştirimi yapacağım. Çok seveni varsa ve şu an bu yorumu okuyorsa sessizce çekilebilir.. Helin Aktan Koza tarafında 17 yaşında ekibe alınmış eğitilmiş üyelerden sadece birisi.. Ekip kim? Ne iş yaparlar detaylar hakkında hiç bir şey yakalayamadım.. Onun yeni görevi Sokak Nöbetçilerinin arasına ajan olarak sızmak ve ekibin elinde tutsak olduğunu düşündükleri Koza’yı bulmak? Helin, Koza ile de hiç karşılamamış bu arada.. Neyse Sokak nöbetçileri çocuklukları travmalarla dolu 5 kişi. Ekibin lideri ve beyni olan Yankı, sessiz ama bacaklarıyla hız katan Lal, gücü ve saflığı ile her zaman koruyucu Bartu. Ve grubun en renkli iki üyesi ikizler; Işık ve Mutlu! Sokak Nöbetçilerini bir araya getiren Önder Sarca’nın sırrı ise: O, diğerlerinin aksine bu ekibi bir aile olarak yetiştirmişti ve ailenin içerisine dışarıdan birisimim girebilmesi o kadar kolay değildi… Bu macera da Helin’i gerçekler, travmalar, ihanetler, aşk da bekliyordu tabi.. Şimdi gelelim kitap hakkındaki genel fikirlerime.. Edebi metin adına hiçbir şey yok. Net. Olayların akışı öyle bir ilerliyor ki bir gün görevde kolundan vurulan Helin, ertesi gün kalbinden vurulabiliyor (zehir ile?) ve yine ertesi gün lunaparka gidiyorlar.. Benim bu akışta zaman kavramım yok oldu resmen. Süper süper güçlü kızımız daha iyileşmesi tamamlanmadan kendi ekibi tarafından dövülüyor! What dedin gülüm? Tamam! Fantastik bir evrende tüm bunlar gerçekleşse her
Sokak NöbetçileriAslı Arslan · İndigo Kitap · 202116bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 20:58
Bana kalırsa bir okulun tarihini okumakla beraber ülkemizin son üç yüzyılınada ışık tutan bir çok entelektüel bilgiye sahip olmamıza yardım edecek iyi bir kaynak okuması kolay ve akıcı emin olun size çok şey katacaktır beklentinin üstünde bir kitap oldu İyi okumalar..
Robert KolejÖnder Kaya · Kronik Kitap · 017 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ralph, Domuzcuk ve Simon Anısına:")
10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2024 55. kitabı
Her şey çocukların adaya düşmesi ile başladı. Beraber adadan kurtulma yolları vs. derken güzel gidiyordu taa ki Jack her şeyin içine edene kadar. Topluluğa baş kaldırıp yeni bir kabile kuran Jack adada bir düşmanlık ateşi de yakmıştı. Domuzcuğun bilgili oluşunu, Ralph'in önder oluşunu ve bilimsellikten ayrılmayan Simon'u çekemedi derken allem etti kallem etti Domuzcuk ve Simon'un hayatına son verdi. Ah ahh... Hayat da böyle değil mi? Ne zaman "Tamam, oldu, işler yolunda." desek bir yerden patlak veriyor bu düzen. Seni dibe çekmeye çalışanlar da cabası. Sağduyulu çocukları göz göre göre yiyip bitirdiler yaaa. Aynı bizim iyiliğimizi çekemeyen akbabalar gibi.(Siz anladınız!) Bu kitap Mercan Adası çocuklarına benzetilse de insanın ne kadar vahşi olduğunu gözler önüne seriyordu. "İsterim ve alırım." hesabı vardı. (Hayır, efendim. Her istediğini yapamazsın. Bir kanun ve nizam var. Issız bir adada olsan bile.) Jack'i asla affetmeyeceğim asla. İyi bir domuz avcısı olabilir. Amaaaan neyine be. Domuzcuk ve Simon'u öldürdü o vahşi. (İyice darlanıyorum.) Favori iki kahramanım Ralph ve Domuzcuk oldu. Karakterinden ödün vermeden umut edip akıllıca adımlar attılar. Gelelim adamım Simon'a... Simonnn bu kadar acı bir ölümle gitmemeliydin. Kahrolası Jack!!! Simon çocukların gece uyurken sesinden ve gölgesinden ürkütüğü yaratığı keşfe çıktı. Aslında aradığı bir yaratık da değildi. Golding öyle güzel bir gerçek hayal kurgusu yapmıştı ki. O yaratık insanların korkusunu temsil ediyordu. İnsanın içinde yarattığı bir zindan vardı ve o zindan da çıkmak pek mümkün değildi. Zaten bunu başaranlar hayatı iyi bir noktaya da getiriyordu. Kitabın sonunda Azra Erhat'ın incelemesi her şeyi en ince detayına kadar anlatıyordu. Ben bu incelemede biraz olsun kitabın bende bıraktığı duygusal izden
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
10/10
·96 syf.··
2025 22. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 19:00
@seymaonderr #psikologayağınızageldi kitabı, klasik terapi koltuğunu bir kenara bırakıp, doğrudan evimize, hatta zihnimizin en kuytu köşelerine misafir olmaya niyetlenmiş bir eser. Psikolojiye dair sıkıcı akademik anlatımlardan uzak, içten ve samimi bir dille kaleme alınmış. Sanki Şeyma Hanım karşımıza oturmuş, elinde kahvesiyle “Hadi bakalım, şu hayatı biraz konuşalım” diyormuş gibi… Kitap, günlük hayatta hepimizin karşılaştığı içsel çatışmalara, stres kaynaklarına ve insan ilişkilerindeki karmaşıklıklara ışık tutuyor. Ama bunu sıkıcı bir kişisel gelişim kitabı havasında yapmıyor; tam tersine, okuyucuyu terapi sürecine hazırlayan, farkındalık kazandıran ve kendini anlamaya teşvik eden bir rehber gibi yaklaşıyor. Öyle ki, terapiye gitmeyi düşünen ama bir türlü cesaret edemeyenler için harika bir başlangıç kitabı denebilir. Şeyma Önder’in eğitim ve kariyer geçmişine baktığımızda, işinin ehli bir psikolog olduğunu görüyoruz. Kitabında da, deneyimlerinden süzülüp gelen tespitlerle hayatımıza ayna tutuyor. Kimi zaman sert ama dürüst, kimi zaman ise şefkatli bir dost gibi sesleniyor. “Şunu yapmalısın, bunu düşünmelisin” diye dayatmalarla dolu değil; aksine, okuyucuyu kendi cevaplarını bulmaya yönlendiren bir üslubu var. İşin en güzel tarafı ise kitabın akıcılığı. Yani elinize aldığınızda ağır akademik terimlerle boğulmuyorsunuz. Birkaç sayfa okuduktan sonra fark ediyorsunuz ki, aslında günlük hayatta yaşadığınız birçok şeyin bilimsel bir açıklaması varmış ama biz bunları genellikle “Hayat işte, böyle” diyerek geçiştiriyormuşuz. İşte Psikolog Ayağınıza Geldi, tam da bu noktada devreye girerek “Dur bakalım, gerçekten böyle mi?” diye düşündürüyor. Kısaca arkadaşlar, bu kitap psikolojiye meraklı olanlar, terapiye gitmeyi düşünenler veya sadece kendi iç dünyasını daha iyi
Psikolog Ayağınıza GeldiŞeyma Önder · Librum Kitap · 202472 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 23:24
#kendikendinikullanmakılavuzu Şeyma Önder Psikolog Ayağınıza Geldi Sizlere rehber niteliği taşıyan bir kitapla geldim. Bu kez kendi içimizde bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculukta harika şeyler öğreniyoruz. Yazarımız kitabında her noktaya parmak basmış. Her başlık ayrı bir öğreti içeriyordu. Çoğu yerde durdum ve düşündüm. Sonuçlarından memnun kaldım. Aslında bazen dışarıdan kolay gözüken şeyler içimizde çözülemeyen bir enkaz bırakabiliyor. Farkında olsak belki bir çözümü vardır ama bazen öyle sinsince bir yol alıyor ki beynimize yerleşiyor. Bu şekilde olunca dışarıya farklı yansıyor. Özellikle travmaların en büyük nedeni belki de bu çözülemeyen basit sorunların. Bu sorunları nasıl çözümleriz, çözümlemek için nasıl bir yol izlemeliyiz? Bu tarz sorunların cevaplarını burada bulabilirsiniz. Tabi bunlar yetmeyebilir o zaman da kesinlikle bilen kisilerden yardım almalıyız. Yazarımızın kalemini sevdim, bizlerin anlayabileceği sadelikte bir yazı dilini kullanmış. Ayrıca aralardaki çalışmaları çok sevdim. Gerçekten bizlerin en büyük rehberi olma yolunda bir adım atılmış. Umarım sizler de okur ve benimle aynı keyfi ve keşfi yaşarsınız. S ī B E L Vuslat teki
1000Kitap
Psikolog Ayağınıza GeldiŞeyma Önder · Librum Kitap · 202472 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 18:51
SPOILER!! Kitapda eklemek istediğim kısım 104’üncü sayfada bahse konu olan ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh”(20 Nisan 1931 , TBMM) sözünün yanlış anlaşılmış olmasıdır. Atatürk bu sözünün devamında şu sözlerini eklemiştir : “Şüphesiz haklarımıza , onur ve saygınlığımıza saygı gösterildikçe karşılıklı olarak saygıda kusur etmeyeceğiz.” Bu sözünden de anlaşılacağı gibi bir sonraki sayfada (sf. 105) “Barış uğruna kimseyi gücendirmemek zihniyeti hakim olmuş ve bu zihniyet , siyasi sınırlar dışındaki Türklerin ihmalini doğurmuştur.” ifadesinin Atatürk’ün bu sözüne karşı bir anlam ifade etmemektedir.
Türk ÜlküsüHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20234,938 okunma