. . .
Mutlu değilsin artık.
Hiç gülmüyorsun diyorlar.
Eski bir kürtaj hikayesi diyorum...

"İçimdeki çocuğu aldılar"

Önder Deniz ÇAVUŞLAR

ozakiabi, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yemek Sorunu
Bütün belediyeler ve kurumlar, yalnız ramazan ayında aylarında değil, her zaman sokakta açların olduğunu bilmelidirler.

Önder Abay

OT Dergi Sayı: 06, KolektifOT Dergi Sayı: 06, Kolektif
*falah *, bir alıntı ekledi.
Dün 02:31 · Kitabı okuyor · Beğendi

Onlar :" Ey Rabbimiz! Bize göz aydınlığı olacak eşler ve nesiller bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder eyle !derler!
(Furkan süresi / 74. Ayet )

Özlenen Gencin Örnek Ahlakı, Mehmet Yaşar Kandemir (Sayfa 173 - Tahlil yayınları)Özlenen Gencin Örnek Ahlakı, Mehmet Yaşar Kandemir (Sayfa 173 - Tahlil yayınları)

Kullandığımız yabancı kökenli sözcüklerin Türkçe karşılıkları
*Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe kitabından alınmıştır.
Üniversite->evrenkent
Kabine->bakanlar kurulu
Parlamenter->milletvekili
Media->basın-yayın
Sosyal->toplumsal
Legal->yasal
Problem->mesele
Metot->yöntem
Minimum->en az
Maksimum->en çok
Alternatif->seçenek
Aktivite->etkinlik
Kaos->karmaşa
Koloni->sömürge
Koordinasyon->eşgüdüm
Komisyon, komite->kurul, yar kurul
Kongre->kurultay
Direktör->yönetmen
Organizasyon->teşkilat, örgüt
Turizm->gezim
Otel->konukevi
Fuel oil->yakıt yağ
İdeoloji->ülkülem
Biyoloji->dirilbilim
Yazılım->çizeylem
Donanım->katı ortam
Transistör->geçirgeç
Teknoloji->teknik-bilim
Multimedia->çok ortamlı
Montaj->kurgu
İnternet->örütbağ
Fakülte->bölümce
İstatistik->sayıtım
Termodinamik->ısıldevingenlik
Enerji->erke
Ambulans->cankurtaran
Trend->gidiş, gidişat
Erozyon->toprak aşınması, kayması
Parlamento->meclis
Dizayn->tasarım
Fastfood->tezyemek
Servis->hizmet
Filtre->süzgeç
Mobil->gezgin
Brifing->bilgilendirme
Miting->toplanım
Radikal->aşırı
Politika->siyaset
Kaliteli->nitelikli, vasıflı
Center->merkez
Market->bakkal, çarşı, pazar
Star->yıldız
Süper->ülken, üstün, koca, yüce
Şanlı->bahtlı, bahtı açık
Sprey->püskürteç, püskürtmeli
Deterjan->arıtmaç
Petrol->taşyağ, neft, neftyağ
Sabotaj->baltalama
Transfer->aktarma
Defans->savunma
Enternasyonel->uluslararası
Detay->ayrıntılı teferruat
Pozisyon->durum, konum
Reyting->sıralama
Catering->ikram
Final->son sınav
Lider->önder
Alternatif->seçenek
İllegal->yasadışı...

Buse Öğütlü, bir alıntı ekledi.
20 May 01:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Özgür insanlar savaş çıkaramazlar ama savaş çıkmışsa, yenilseler bile savaşa devam ederler. İlle de önder peşinden giden sürü zihniyetli halklar bunu başaramazlar. Bu yüzden küçük çatışmaları sürü zihniyetli halklar, savaşları da özgür insanlar kazanır.

Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 117)Ay Batarken, John Steinbeck (Sayfa 117)
engin, bir alıntı ekledi.
19 May 23:37 · Kitabı okumayı düşünüyor

Hastaneleri gezip yaralılarla ilgilendiğini söylemiştik Sultan' ın. Savaş
sırasında bir gün bacağını kaybetmiş bir askerin halinden çok müteessir
olan Padişah, bu gaziye acısını unutturmak istemiş. Marangozluk da
elinden geldiği için gazinin yürürken işine yarayacak bir baston yapmış ve kendi eliyle getirip ona hediye etmiş. Rivayete göre bu güzel davranış
yıllar yılı istanbul mahallelerinde bir efsane gibi söylenmiş durmuş.
Nitekim 1894'de vuku bulan büyük istanbul depreminde nasıl bir gönüllü
önder olarak toplumun önüne geçtiğini ve halkın yaralarının sarılması için
bizzat kendi cebinden yardımlar yaptığını, halka "Yanınızdayım!" mesajı
vermek için çırpındığını binlerce belge üzerinden görme şansımız var.

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa ArmağanAbdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa Armağan

Doğum Günün Kutlu Olsun Atam!
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
“Bugün benim doğum günümdür” diyecek kadar önemsediği tarihi gündür 19 Mayıs. Bugün sahip olduğumuz herşeyin dönüm noktası. Bizlere düşen görev; Bu kutlu güne sahip çıkmaktadır.

19 Mayıs 1919
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı hepimize kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadeleyi başlatan Samsun'a ayak bastığı bu özel günün gençlere bayram olarak armağan edilmesinde ve bu günleri yaşamamızda emeği geçen başta Ulu Önder olmak üzere onun silah arkadaşları, gazilerimizi ve şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.

Milli Bayramlarımızdan Korkan İnsanlık Düşmanları
Türkiye Cumhuriyetinin Millî Bayramları, bu ülkede yaşayan herkesin gerçek insan onuruna kavuşmasının merhalelerini hatırlatan önemli günlerin ve o günlerde cereyan etmiş olan olayların milletçe tekrar hatırlama ve tekrar o günlerde cereyan eden olaylara sevinme vesileleridir. Ama her şeyden önce bu bayramlar ve onların kutlanması bizlerin insan haysiyetine kavuşmamızın kutlanmasıdır. O bayramları kutlamak istemeyenler, onlara cephe alanlar insanlık düşmanı olmalıdırlar. Bu düşüncelerimi açıklayayım:

23 Nisan Çocuk Bayramı: Bu bayramda kutlanan 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıdır. Bu olayla Türkiye’de yaşayan insanlar kendi kaderlerini kendi ellerine almaya karar verdiklerini dünyaya duyurmuşlar ve bu kararlılıklarını fiile geçirecek olan en mühim organı teşkil etmiş olduklarını tüm âleme ilân etmişlerdir. O yüce mecliste her etnik kökenden Türkiye insanı vardır ve bu insanlar kendilerini liderliği ile bir arada tutup selâmete çıkaracağına inandıkları Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçmişlerdir. Daha sonra milletin ilk kez kendini bulduğu, kendi kendine karar vermeye başladığı bu gün çocuk bayramı ilân edilerek tüm çocuklara aynı konuda ilham olunması kararlaştırılmıştır. Bu bayramı istememek, ona gölge düşürmeye çalışmak çocuk düşmanlığıdır. (Bu bayramı gölgelemek için İslam Peygamberi Muhammed’in doğduğu haftayı temel alan bir kutlu doğum haftası icat edildiği söylenmektedir. Nisan’ın ortasına yerleştirilmeye çalışılan bu haftanın zamanlamasındaki ciddî yanlışlık bu söylentileri ne yazık ki destekler görünmektedir. İslâm Peygamberi muhtemelen 570 miladi senesinin Mart sonunda dünyaya gelmiştir, zira Rebiülevvel’de olduğu iddia edilen doğumunun o sene Rebiülevvel’in baharın başına, yani bahar ekinoksu olan 21 Mart’ı izleyen haftaya müsâdif olduğuna eldeki tarihler işaret etmektedirler. Ancak bu tarihleme tüm Avrasya’da Nevruz ve diğer isimler altında kutlanan Ekinoks Bayramı’na rast gelmesi için yakıştırılmış bir tarih de olabilir. Muhammed’in doğumunun tarihini yazan ve daha sonraki İslam tarihçilerinin kullandığı İbn İshak’ın Resûlallah’ın Hayatı adlı eseri ne yazık ki kayıptır. Gerçi bu eser bile Hicretten 150 sene sonraya aittir. Yani İbn İshak eserini yazarken, peygamberi kişisel olarak tanımış kimse artık hayatta değildi.)

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı: 19 Mayıs 1919, genç bir Osmanlı generalinin Samsun'a ayak basarak Osmanlı’yı Orta Anadolu’ya hapsetmek isteyen müttefiklere karşı bir direniş ve ayaklanma hareketini başlattığı tarihtir. O zaman onun çevresindekiler de Balkan ve 1. Dünya Savaşı’nda pişmiş, bu felâketlerin acılarını kalplerinde en derin şekilde hissetmiş genç insanlardı. Onlar, kararlı, bilgili ve akıllı bir grup gencin neler yapabileceğini dünyaya gösterdiler. Bu nedenle o bayram daha sonra gençlik ve spor bayramı ilân edilerek gençlere o kararlılık, o bilgi ve o akıl hatırlatılmak istenmiştir. Bayramın aynı zamanda spor bayramı olması gençliğin sağlığına vurgu yapmak içindir. Bu bayramı gençlik ve spor bayramı yapanlar bunu “sağlıklı akıl sağlıklı vücutta bulunur” düşüncesine dayanarak yapmışlardır. Bu bayramdan çekinenler, gençlerden çekinen, gençleri bastırmak isteyen karanlık kafalar olabilir ancak.

30 Ağustos Zafer Bayramı: Bu gün 23 Nisan’da kendi kendine karar vermek istediğini dünyaya duyuran, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan ve ondan sonra bir araya gelen gençlerin rüyası olan kendilerini zincirlemek isteyenlerin zincirlerinin ve kafalarının kırıldığı mutlu bir tarihtir. Bu mutlu ânı millete tattıran onun genç çocuklarından oluşan ordumuzdur. Onun için 30 Ağustos milletin ordusunu kutladığı, kurtarıcısını ve koruyucusunu tekrar tekrar bağrına bastığı tarihtir. 30 Ağustosa düşman olan, hürriyet ve şahsiyet arayan insanların bu isteklerine kavuşmalarını istemeyen insan müsveddeleri olabilir ancak.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ise, 30 Ağustos’ta artık hürriyetine, şahsiyetine, haysiyetine kavuşmuş olan bir insanlar topluluğunun bundan böyle kimsenin kulu olmayacaklarını, kendi kendilerini yöneteceklerini dünyaya ilân ettikleri tarihtir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu bu günü bayram addetmeyen, Türkiye’deki insanları sadece kulluğa, şahsiyetsizliğe ve haysiyetsizliğe lâyık gören bir insanlık düşmanı olabilir.

10 Kasım ise bir bayram değil, bir yas ve düşünce günüdür. O gün, Türkiye’de yaşayan insanlara yukarıda saydığım özgürlüğü, saygınlığı ve insan olarak yücelme şansını veren insanların kendilerine lider ve önder olarak seçtikleri, bütün dünyanın hayranlıkla kutsadığı o büyük insanın insanlığa veda ettiği kara gündür. O günü düşünerek üzülmeyene ise insanlık' sevgisinden, insana saygıdan hiç nasibini almamış bir zavallı olarak bakılabilir ancak. Türkiye Cumhuriyeti’nin millî bayramları insanlık şölenleridir. Bunu böyle görmemek için insanın gerçekten gaflet, dalâlet veya insanlığa karşı bir hıyanet içinde olması gerekir.

Prof.Dr.A.M.Celal Şengör, Aptalı Tanımak, KA Kitap, V.Baskı, İstanbul, 2015, s.192-194.