• Bir ırkın başbuğu, bir devletin kurucusu ve daha sayması günler sürecek kelimeler...

    Ulu önder Atatürk’e yapılan hakaret Irak’taki bir Türk’e de yapılmış sayılmaktadır.

    O Atatürk ki onun sayesinde yaşıyor, onun sayesinde Türkçe konuşuyoruz.

    Erşat Salihi - ارشد الصالحي
    Irak Türkmen Cephesi Başkanı
    Kerkük Milletvekili
  • Şüphelerimizi bastırıp sürüyü takip ederiz çünkü kendimizi, o zamana kadar su yüzüne çıkmamış, kabul edilmesi zor hakikatleri bulup çıkartan bir önder olarak göremeyiz.
  • Ancak, yalnızca başkalarının düşmanca tavırları değildir bizi mevcut düzeni sorgulamaktan alıkoyan. Şüphe duyma yeteneğimiz içimize yerleşmiş bir inanç tarafından da baltalanabilir; toplum tarafından kabul gören davranış biçimlerinin sağlam bir temele dayandığına inanırız. Bu sağlam temeli kendimiz göremesek de böyle bir temel mutlaka vardır çünkü çok uzun zamandır çok sayıda insan bu temel üzerine kurulmuş olan düzene uygun davranmaktadır. Toplumun baştan beri korkunç bir hata yapıyor olması, üstelik bu hatayı bir tek bizim fark etmiş olmamız imkansız gibi gelir bize. Şüphelerimizi bastırıp sürüyü takip ederiz çünkü kendimizi, o zamana kadar su yüzüne çıkmamış, kabul edilmesi zor hakikatleri bulup çıkaran bir önder olarak göremeyiz.
  • "Eğitim bir insanın diktatör olmasına değil, önder olmasına yarar."
  • Riyazü's-Salihin en önemli eserlerinden biri olan bu kitap, islam eserleri arasında en iyisi olup kütüphanemizde bulunması gerekiyor. Ağır bir dile sahip olmasına karşılık, kendimize bir alim-i önder alacaksak bu eser bu iş için biçilmiş bir kaftan.
  • Sigmund Freud'a Mektup
    Çok sevgili Bay Freud,
    Gerçeği bulma özlemi sizde başka bütün özlemleri nasıl bastırıyor, şaşılacak şey. Savaş ve yok etme güdülerinin insan ruhunda sevgi ve yaşama gücü ile nasıl içice girmiş olduğunu su götürmez bir açıklıkla ortaya koyuyorsunuz. Ama, inandırıcı açıklamalarınızdan bir de şu büyük amaca ulaşma özlemi çıkıyor ortaya: insanın iç ve dış bütün savaşlardan kurtulması. Bu büyük özlemde, çağlarının ve uluslarının üstüne çıkan, düşünce ve ahlâk alanında birer yol gösterici olarak saygı gören bütün büyük insanlar birleşir. İsa'dan Goethe'den Kant'a kadar hepsinde bu kurtuluş özlemi vardır. Her ne kadar insanlar arasındaki ilişkileri düzenleme istekleri pek gerçekleşmiş değilse de, yalnız bu türlü insanların bütün dünyaca birer önder sayılmış olmaları anlamlı bir gerçek değil mi?
    Şuna inanıyorum ki, çalışmalarıyla yol göstericilik yapan üstün insanlar dar bir alanda da olsa aynı ülküyü büyük ölçüde paylaşmaktadırlar. Ne var ki, politik gelişim üzerinde pek etkileri olmuyor. Ulusların kaderini çizen bu alan hemen hemen kaçınılmazcasına dizginsiz ve sorumsuz politika adamlarına bırakılmış görünüyor.
    Politik önderler ve yönetimler yerlerini ya zorbalığa, ya da yığınların oyuna borçludurlar. Ulusların düşünce ve ahlâkça yüksek bölüklerinin temsilcisi sayılamazlar. Ama, seçkin aydınlar, bugün halkların tarihi üzerinde doğrudan doğruya hiç bir etkide bulunamıyorlar; oraya buraya dağılmış bulunmaları günün sorunlarının çözümlenmesine doğrudan doğruya katılmalarına engel oluyor. Yaptıkları ve yarattıklarıyla yetilerini ve iyi niyetlerini göstermiş olanların kendiliklerinden bir araya gelmesi, dünyaya bir değişiklik getiremez mi dersiniz? Üyeleri birbirleriyle sürekli düşünce alışverişi içinde bulunacak olan bu uluslararası birleşme, tutumlarını basında ortaya koyarak, imzalarının sorumluluğunu yüklenerek, politik sorunların çözümü üzerinde önemli ve uyarıcı bir etki sağlayabilir. Bilim akademilerinde de rastlanan insan yaradılışının eksikliklerinden doğan sakıncalar burada da görülecektir şüphesiz. Ama, yine de öyle bir çabaya girişmek yerinde olmaz mı? Doğrusu ben, böyle bir işe girişmeyi büyük bir ödev sayıyorum. Böyle bir yüksek aydın topluluğu kurulunca, sistemli olarak, dinsel kurumları da savaşa karşı harekete geçirmeye çalışmalıdır. İyi niyetleri bugün acı bir boyun eğme ile felce uğrayan bir kişiye içten destek olurdu. Düşünce ürünleriyle yüksek bir saygınlığa ulaşmış olan kişilerin kurduğu böylesi bir topluluk, Milletler Cemiyeti'nin güçleri için değerli bir dayanak olabilir.
    Bu düşüncelerimi, dünyada herkesten çok size sunuyorum, çünkü, siz isteklere herkesten daha az kapılırsınız ve sizin yargınız ciddiliği en ağır basan bir sorumluluk duygusuna dayanmaktadır.