8/10
·358 syf.··
2025 5. kitabı
“Bu yaralar benim yüzümden oldu. Bırak da iyileşmelerine yardımcı olayım.” “-Her zaman gözünün önünde olamayabilirim. + O zaman ben de gözümün önünde olabileceğin bir köşe bulur, orada dururum.” Selam yıldızlarım! Bugün konusuyla beni kendine çeken ve merak ettiğim “Mavka” kitabıyla geldim. Kitabın yan boyamasına aşık olduğum kesin bilgi Sadece kapak sanki biraz soluk gibi geldi bana. Biraz daha farklı olsa daha çok sevebilirdim muhtemelen. Kitaba başlarken giriş bölümünün beni bu kadar etkileyip merakımı körükleyeceğini düşünmüyordum. Fena bir başlangıç oldu anlayacağınız. Şah’ın görev hırsı ve kendini savunma stili çok iyiydi. Bir kadının (evet bende ismini duyunca erkek demiştim ama kadınmış) sağlam durduğu kitapların hastası olduğum doğrudur. İşe başladığı anda, bu ikiliden alacağım verimin beni heyecanlandıracağını biliyordum. Beni hiç şaşırtmadılar. Aralarındaki o ‘tuhaf’ çekimi okumak ve teknik olarak ilk yakınlaştıkları anı görmek baya iyiydi. Hele de bunun aksiyon dolu bir sahneden sonra gerçekleşmesi tam olmuştu. İkisinin arasında artan etkileşime eklenen aksiyonlar çok eğlenceliydi. Bu olaylar toplamında elde avuçta kalan düğümümüz, en az Şah kadar kötü hissettirdi beni. Ekin, çok çok sevdiğim bir erkek karakter oldu. Çünkü kendisinin buzlar prensinden alevlenme dönemine girmiş ejderhaya dönüşünü okuyoruz. Olayların çoğunu Şah gözünden okusak da arada bir genel bakışla okuduğumuz sahneler vardı. O sahnelerde Ekin’in garip hislerinin daha yeni filizlenmesini görmek ennn sevdiğim şey oldu. Müşteri konusunda, yani ne desem hala emin değilim ama iyi mi kötü mü olduğuna karar veremediğim bir aurası var. Yaptıkları da c David konusunda hep bir soru işareti vardı kafamda. Cevaplarımın netleşmesini tabii ki bekliyordum ama o son… Off ne desem, ne düşünsem de
Kitap Yorumu
MavkaYeşim Nehir · Lolla Yayınları · 202423 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 15:05
"Sakarya Meydan Muharebesi, 1683 yilinda, ikinci Viyana bozgunuyla başlayan, Türk çekilmesini ve toprak kaybını, 238 yil sonra 13 Eylül 1921"de durduran en uzun meydan Öyle bir eserle geldim ki vatansever duygunuz en zirve noktaya ulaşmış bir şekilde bitireceksiniz okumanızı. Ama öncesinde merak ediyorum sizce bulunduğumuz toprakların , atalarımızın değerini biliyor muyuz arkadaşlar? Cevabınız tabii ki canım , her zaman ise bu eseri okuyun sonra tekrar düşünüp cevaplayın. Şimdi gelelim kitaplığınızdaki yerini hemen alması gereken kahramanlık destanın yazıldığı o esere: Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz'u, Mustafa Kemal Atatürk'ün dehasını, üstün savaş kabiliyetini ve Türk milletinin kahramanlığını,fedakarlığını okuyoruz. Bu tarihi dönüm noktasını Nazım Hikmet' in kaleme aldığı Kuvayi Milliye destanındaki dizelerle bitirirken bir kez daha diyorum ne yapsak haklarını ödeyemeyiz büyük önder ve arkadaşlarının. "Sarışın bir kurda benziyordu, Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı Yürüdü uçurumun başına kadar, Eğildi, durdu. Bıraksalar ince uzun bacakları üstünde yaylanarak, Ve karanlıkta akan bir yıldiz gibi kayarak, Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı,"
Edebiyat
Büyük Taarruz - Sarışın KurtNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
ONLARIN PLANI OLSA DA ....
Puan vermedi·480 syf.··
2025 3. kitabı
Dünyanın düzenine kısacası sünetullaha 'ekolojik devrana yaradana kafa tututarcasına müdahele edilişinin anlatılması. Kainat nizamına kendi egosit anlayış ve emellerine göre yol çizmeye çalışan azgın azınlıkların planlarını ve oyunların deşifre etmek için yazılmış bir kitap. Bu konu artık gizlenemez şekilde yürütülmekteder.Çok güçlü oldukları için karşı olanlar ın sesi cılız çıkmakta veya kısılmaktadır.Ama insanlak tarihinde bu gibi "Biz ıslah edicileriz " diyerek kainatın7 fıtratın düzenini BOZMAYA ÇALIŞANLARIN BOZGUNA UĞRAMALARI İLE DOLUDUR. Bu şeytani uğraşların karşısında fıtrattan yana olmalı.Doğal yaşamalı.Ot a , yaprağa , toprağa sahip çıkmalı. Biraz can sıkıc konular.Yer yer tekrarlar ,Düzeni akıcılığı sağlayamamış olsa da sabırla okumalı .Saf kalmamak ve farkında olmak için okunacak bir kitap.
Küresel TufanAli Osman Önder · Beka Yayınları · 202427 okunma
Puan vermedi·191 syf.··
2025 4. kitabı
Selam herkese, bir kitap incelemesi ile birlikteyiz. size bu gün Atatürk Der ki, kitabından bahsedeceğim bu kitap içerisinde Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü her konu için veya meslekler için dile getirdiği cümleler ile ön planda görmekteyiz, örnek vermek gerekirse " öğretmenlik sporculuk" gibi veya " halk ve köylü" gibi kavramlardan bahsedebilirim. Kitapta fark ettiğim şeylerden biri ise Atamızın asla ama asla umutsuzluğa kapılmaması ve her zaman umutlu ve Halkı ayırmadan hareket ederek sözlerini o şekilde ifade etmesi oldu. Ve bu bizim için en önemli şeylerden biriydi her zaman ve öyle kalacak. Atatürk bir çok kararı sakin ve umutlu bir şekilde aldığını ve halkınında öyle olması gerektiğini düşundüren ifadeler kullanmıştır kitap içerisinde ve meslekler savaşlar ve konular hakkında yaptığı yorumlar açık ve bir o kadar güzeldi diyebilirim kitap her çeşit meslek ve konuyla ilgili sözleri barındırmayı hedeflemiş ve başarılı olmuştu diyebiliriz benim en çok fark ettiğim şeylerden ve beni en çok yaralayan şeylerden biri "Milletim beni nereye gömerse gömsün yeter ki beni unutmasın!" İbaresiydi bu kadar şeye katlanmış ve yorulmuş bir insan nasıl unutulabilirdi ki ve benim yine ama yine en çok dikkatimi çeken şeylerden biri ise Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün son sözünün "Saat kaç" olmasıydı. Diyeceğim şu ki ne olursa olsun bu kitaba biraz şans vererek okumalısınız çünkü geçmişte bir milleti var etmek için elinden gelen her şeyi yapan birinin bir çok konuya değindiği sözleri okumak hiç de zor değil ve bu dediklerimi düşünür ve beğenirseniz okumanızı tavsiye ederim 10/10 bir kitaptı.(Kötü olması imkansız) Hoşçakalın!
Atatürk Der KiAkil Aslan · Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları · 19867 okunma
Ansiklopedik bilgiler fotoğraf ve belgelerle nutuk
Puan vermedi·193 syf.··
2025 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 16:43
Elimdeki bu kitap Atatürk'ün yazmış olduğu eserlerden yararlanarak hazırlanmış okuyacağım her cümlede Atatürk'e aitmiş temel aldığım bu ana kaynak tutmuş nutuk Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş savaşı günlerinde belgelere dayanarak yazıp Türkiye Büyük millet meclisi'nde 36 saat 33 dakikada okuduğu ölmez eserdir bu eser yakın tarihimizin Bir destanıdır daha önemlisi acılar ve yokluklara karşı girdiği savaştan zaferlerle çıkan bir neslin anı anı kitabı adeta tadına doyulmaz sürekli iyice romandır anksiyet açıklamalarla birlikte olay yer ve Kurtuluş savaşı kahramanlarına bulup tarihi ve özgeçmişleriyle ana metinde anladıkça kitabının her sayfasına yeniden baktım unutmayın atamızın Cumhuriyeti bizler olan gençlere emanet ettiği bu kitapta kaynak olan eserlerin nutuk'ta belgelenmiştir ulu önder'in yazdığı yazıları ve sözleri geleceğimize ışık tutacaktır.
İnceleme
Ansiklopedik Bilgiler Fotoğraf ve Belgelerle NutukNazır Şentürk · Bemkoza Yayınları · 20034 okunma
8/10
·376 syf.··
2025 6. kitabı
Sol cenahta sokunabikecek ve sevdiğim bir kaç kişiden birisidir. Kalemi kılıç gibi keskin olmakla beraber bu önder( kâmâl) sevgisi ile de bir taraftan verdiğim birisi. Gardrop solculuğu değil lakin tatlı su solculuğu da diyemeyeceğim ama taassubi bir ideoloji ile sevdasını hiç sevmiyorum. Eser 1974 yılında gazete köşesinde yazdıklarını anlattığı bir devletten ziyade hükümetlere özeleşltirisidir. Keşke bütün sol zihniyette merhum gibi dirayetli olabilse imiş ama beş parmağın beşi bir yerde olmadığı gibi tatlı bir rüyaya kapılıyor insan. Eserde hükümetleri daha çok adalet partisi, milli nizam partisi, milliyetçi hareket partisini, güven partisini hunharca eleştirmiştir. Eleştri demokrasilerde olmazsa olmaz kurallardan biridir düsturundan yola çıkarak hakkaniyet açısından CHP'yi eleştirmemesi çok manidardır. Bir diğer eleştirisi karaktersiz darbeci askerler ve sol basında yer alıp faşist iktidarlara göz kırpan arkadaşlarına sitemi de ilgin ve irdelenmesi gerekiyor. Eserde en çok kızdığım 27 Mayıs darbesini M. Kâmâl'in ideolojisi çerçevesinde gösterip demokrasi şehitlerini gaddarca tekfir etmesidir. Malum demokrasi var memlekette ve bunun gereklerinden birisi beğenmez isen hükümeti sandık ile devirirsin. Türkiye'de bu faşist ve sapık askeri düzenin şakşakcıları demokrasiyi bilmedikleri için malum rezil parti ile birlikte yanlarında da basın ve üniversite gençliği ile bu rezilliğe imza atmışlardır. Benim açımdan bu böyledir başkası istediği gibi düşünebilir. Eleştri hakkı, fikir beyan etme demokrasinin kazanımları olarak görülmesi halinde söylediklerim makul ve makbuldür. Son olarak dogmatik açıdan değil özgür irade ve farklı bakış açılarını görmek aöısındam okunması gereken bir eser.
Suçlular ve GüçlülerUğur Mumcu · Tekin Yayınevi · 1995271 okunma