i.

i.
@onerdenlerden
sonumu bildiğim hâlde kararımla bütünleştim ;
ölüm gelecek ve bana senin gözlerinle bakacak.
7/10
·448 syf.·
2026 20. kitabı
evimi arkada bırakmışken, başka bir memlekete giderken arabada okudum son kısımları. İşin aslı beni etkiledi. Sadece çarpık ilişkiler biraz sinirlendirdi. Benim için ucundan da travma tetikletici etkisi vardı. Ama, tam hayatın içinden bir kitaptı. Yani herhangi bir lise grubunun o kaosu, herhangi kadının yaşayabileceği "yalnızlık" hissini, (o Muratın Allah belasını versin) veya herhangi bir ilk aşkı, bir ömrü beraber geçirme hayallerini... sanki gerçekten gerçek gibiydi. iyisiyle kötüsüyle sanki gerçekten yaşanmış bir hikâyeyi okuyor gibiydim. Ve son bölümler beni biraz hırpaladı açıkçası. Benim de sınav döneminden geçerken okuyor olmam sebebiyle şu an arabada cama yaslanıp hayatı sorgulamaya gidiyorum...
Ölüler KonuşamazDilara Keskin · İndigo Kitap · 20258bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·110 syf.·
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Bu ayı kendimce 'Aytmatov ayı' ilan ettim. Bu nasıl akıcılık, bu nasıl üslup, bu nasıl kalem... okurken siz fark etmeden akıyor öykü, hemen içine çekiyor. Hatta daha fazla okumak isterdim. Spoiler vermeyeceğim ve hatta hikayemizin konusundan da bahsetmeyeceğim, ama kesinlikle okunmalı. Cengiz Aytmatov'un, eseri ithaf ettiği Vladimir Sangi'ye söylediği sözle bitireyim incelemeyi. "Bunu yalnızca ben yazabilirdim." gerçekten, yalnızca Aytmatov böyle yazabilirdi bu hikayeyi.
Deniz Kıyısında Koşan Ala KöpekCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20185,8bin okunma
10/10
·413 syf.·
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Öyle güzel, öyle güzeldi ki... Aytmatov'un kalemini öyle özlemişim ki, hem bir çırpıda okumak hem de bu ân olabildiğince yavaş sürsün istedim. Bozkırı, o coğrafyayı, karakterini öyle güzel betimlemiş ki... hepsi; bütün Sarı-Özek toprakları, bozkırın yaşanmaz havası, trenlerin gidip gelmesi gözümün önünde film sahnesi gibi geçti sanki. Sanki o yılbaşı günü Abutalip'in mutluluğuna birebir şahit olmuş gibiydim. Ama... SPOİLER Kurguları okuma sırasını yine karıştırıp önce (baya önce) Cengiz Han'a Küsen Bulut'u okuduğumdan Abutalip'in sonunu biliyordum. Böyle olunca okuması daha dayanılmaz oldu. Mutlu anları bile hep melankoli içinde okudum. Yeri geldi Yedigey'e kızdım, yeri geldi Zarife'nin, o bambaşka hayata duyduğu özlemin aynısını hissettim, yeri geldi Ukubala'nın hakkının yendiğine kanaat getirdim. Tabii bunu böylesi hissedebilmem yazarın yeteneğidir. Cengiz Aytmatov benim için betimleme, karakterlerini gerçekçi yazabilme, yaşayabilme işinin nirvanasıdır.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2026 7. kitabı
İşin aslı, okurken objektifliğimi tamamen kaybettiğim bir kitap oldu. Aslında başlangıçta öyle beğenmiştim ki, her kelimenin röntgenini çıkarıyordum resmen ama sonra, özellikle 'kadın' hakkında olan bölüm-ler-i okuduktan sonra, kelimeleri anlamaktan ziyade eleştirel yaklaşmaya başladım. En küçük kelimeye karşı bile karşıt düşünceler üretmeye başladım. Nietzsche'nin görüşlerini yer yer çok haklı bulmakla beraber yer yer okurken çok kınadığım yerler de oldu. Bu keyifli bir deneyimdi diyemeyeceğim maalesef.
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Asa Kitabevi Yayınları · 200047,6bin okunma
Hasta la victoria siempre!
8/10
·624 syf.·
2026 6. kitabı
Tekte bütün seriyi değerlendireceğim. Keşke daha önce, 5 6 yıl önce okusaydım dediğim bir seri oldu benim için. Kurgu çok güzeldi, fantastik kısmı sardı ve beni rsden çıkardı. Ama bazılarımızı yeniden rsye de itebilir. Özellikle ilk kitap tam bir giriş kitabı özelliği taşıyordu. Kurguya ısınamadım, evreni anlayamadım (soğuk, avcı ve ortaya çıkan başka türler) ve bu beni kurgudan itti. Ama ikinci kitapla (özellikle arena sahnesi) yeniden bağladı. Bir defa başladığım kitabı bırakamam, ne olursa olsun sonunu görmek isterim ve bu özelliğim ilk defa işe yaradı sanırım. Tabii yine evrende boşluklar, ya da benim anlayamadığım kısımlar vardı. Ve sevmediğim şey ise çok fazla betimleme yapılması. Üçüncü kitapta bu o kadar fazla boyuta ulaştı ki, sayfalar gözümde büyüdü ama her bölüm sonunda diğer bölüme geçme isteğimin önüne de geçemedi. Dördüncü kitapta ise, Maya'nın karakter gelişimini okumak benim için en güzeliydi. Sahip olduğu bütün gücü sonunda kontrol altına alabilmesi, sanki elimde büyümüş gibi hissettirdi. Ama yine sevemediğim kısım karakterimizin Doruk takıntısı. Bir noktada gözden çıkmalıydı (bence) ve Maya için bunca zarar vermişken güzellenmeye çalışılmamalıydı. Ama bütün bunlara rağmen beğendiğim bir seri oldu. Kabal'ın kalemini çok beğendim. Özellikle son söz...
Gecenin Hikayesi - AmelyaN. G. Kabal · Martı Yayınları · 20231,067 okunma